<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kastamonu Merkez Halaçlı Köyü-Kastamonu Köyleri-Kastamonu Tanıtım Sitesi</title>
	<atom:link href="http://halaclikoyu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://halaclikoyu.com</link>
	<description>Kastamonu Halaçlı Köyü Websitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 07:27:03 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>(; VARMI KÖYÜMÜZ GİBİSİ ;)</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/varmi-koyumuz-gibisi/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/varmi-koyumuz-gibisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 07:25:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gizemli Kız</dc:creator>
				<category><![CDATA[Halaçli Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Halaçli Köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=1781</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/varmi-koyumuz-gibisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arkadaşlık</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/arkadaslik/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/arkadaslik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 08:25:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Numan Ayanoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=1724</guid>
		<description><![CDATA[Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkanı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış… Yük taşımış, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1725" title="terzi" src="http://halaclikoyu.com/resimler/terzi.jpg" alt="terzi" width="300" height="266" />Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkanı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış… Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini…<br />
Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam,<br />
“Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer” diye söylenmiş.<br />
Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş. Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar,<br />
“Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, ona nasıl yardım etsem acaba?” diye düşünmeye başlamış.<br />
Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş. Yaşlı işadam, terzinin yanına yaklaşıp,<br />
“Ne o evlat, bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim” deyince,<br />
“Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş” diye yanıt vermiş terzi.<br />
Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş.<br />
“Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?” diye soran yaşlı adam,<br />
“Ben terziyim” yanıtını alınca<br />
“Benimle gel, hayat hikayeni yolda anlatırsın” diyerek arabaya bindirmiş bizim terziyi.<br />
Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş. Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkan açmasına yetecek kadar para vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş. Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı işadamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş. Küçük dükkan önce kocaman bir modaevine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık “ünlü işadamı” diye anılır olmuş.<br />
Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekm iş ve uçağa yetişmesine az bir zaman varmış. Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmasını sağlamış. Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş. Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış, bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş.<br />
Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış. Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkan kalmış. Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata yaptığını sormak için. Son derece kırgın olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama, anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş.<br />
Ve başlamış anlatmaya:<br />
“Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş.<br />
Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona<br />
“Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın” demiş.<br />
Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış. Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmemeyi, onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış.<br />
Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını zor kurtarmış. İşte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış. Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu. Keşke güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini koparmasaydın…”<br />
Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir sözü yokmuş…<br />
Dostluk iplerinizi koparmamanız dileğiyle…….</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/arkadaslik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarlığı Açılmıştır&#8230;</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/kose-yazarligi-acilmistir/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/kose-yazarligi-acilmistir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 11:22:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Numan Ayanoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=1708</guid>
		<description><![CDATA[Köşe Yazarlığı Açılmıştır&#8230;Yetenekli kendine güvenen herkes başvurabilir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Köşe Yazarlığı Açılmıştır&#8230;Yetenekli kendine güvenen herkes başvurabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/kose-yazarligi-acilmistir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Tasarıma Dair Notlar</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/yeni-tasarima-dair-notlar/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/yeni-tasarima-dair-notlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 23:45:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geography Teacher]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=1687</guid>
		<description><![CDATA[Bu ilk yazımı yazarken oldukça onurlandım,inşallah silmez Numan abi sonradan:)&#8230;Halaçlı Köyü web sitesinin  tasarımcısı olarak sitemizde bizzat yaptığım bazı değişiklikleri dile getirmek istiyorum&#8230;
1-Siteye devrim niteliğinde bir özellik katarak anasayfadaki tüm yazılar özelleştirildi.(Gösterim/Gizleme)
2-Web sitesine bir haber sitesini andırırcasına sınırsız sayıda köşe yazarı bloğu eklendi.
3-Kayan yorum özelliği getirilerek görsellik sağlandı.
4-Standart yazı fontu eklenerek siteye has bir görüntü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu ilk yazımı yazarken oldukça onurlandım,inşallah silmez Numan abi sonradan:)&#8230;Halaçlı Köyü web sitesinin  tasarımcısı olarak sitemizde bizzat yaptığım bazı değişiklikleri dile getirmek istiyorum&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1-Siteye devrim niteliğinde bir özellik katarak anasayfadaki tüm yazılar özelleştirildi.(Gösterim/Gizleme)</p>
<p style="text-align: justify;">2-Web sitesine bir haber sitesini andırırcasına sınırsız sayıda köşe yazarı bloğu eklendi.</p>
<p style="text-align: justify;">3-Kayan yorum özelliği getirilerek görsellik sağlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">4-Standart yazı fontu eklenerek siteye has bir görüntü kazandırıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">5-Sitedeki gereksiz bir takım bloklar kaldırıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">6-İnebolu.net&#8217; ten, kayan haber sistemi blok şeklinde eklendi.</p>
<p style="text-align: justify;">7-Web sitesi %95 oranında Türkçeleştirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">8-Referans bağlantılar biçiminde diğer web sitelerinde bağlantı verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">9-Siz kullancıların göz zevkine uygun yeni bir tasarım uygulandı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">10-Kenar yazısı şeklinde özel bir yazı bloğu eklendi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong><span style="text-decoration: underline;">Kastamonu Halaçlı Köyü web sitesine olan ilgi ve katkılarınızdan dolayı başta Halaçlı Köyü sakinleri olmak üzere tüm Kastamonu halkına ve katkılarını esirgemeyen yazarlara teşekkür ederim&#8230;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/yeni-tasarima-dair-notlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitime Bakış</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/zeki-karaman/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/zeki-karaman/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 21:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[M.Zeki Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[cografya dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[egitime bakis]]></category>
		<category><![CDATA[halaçlı]]></category>
		<category><![CDATA[Halaçli Köyü]]></category>
		<category><![CDATA[kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[kastamonu köyleri]]></category>
		<category><![CDATA[kastamonu resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[Numan Ayanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[zeki karaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=1670</guid>
		<description><![CDATA[
Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.
Vaktiyle bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip, “Oğlum” der, “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.”
Mürit elinde pırlanta, bir bakkal dükkanına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://halaclikoyu.com/resimler/2009/12/M.zekikaraman.jpg" alt="M.zekikaraman" title="M.zekikaraman" width="142" height="142" class="alignleft size-full wp-image-1711" /><br />
Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vaktiyle bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip, “Oğlum” der, “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.”</p>
<p style="text-align: justify;">Mürit elinde pırlanta, bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar.Bakkal, parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir, sonra, “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Mürit teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider.Oda parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gider.</p>
<p style="text-align: justify;">“Buna ne verirsiniz?” diye sorar.Semerci şöyle bir bakar, “Bu” der, “benim semerlere iyi süs olur. Bundan, kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”</p>
<p style="text-align: justify;">Mürit en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu, mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder: “Buna kaç lira istiyorsun?”</p>
<p style="text-align: justify;">Mürit sorar, “Siz ne veriyorsunuz?”</p>
<p style="text-align: justify;">“Ne istiyorsan veririm.”</p>
<p style="text-align: justify;">Mürit, “Hayır veremem” diye taşı almak için uzanınca, kuyumcu yalvarmaya başlar: &#8220;Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, arsalarımı vereyim.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Mürit, emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyatını öğrenmek istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhinin yanına dönen mürit, büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Şeyh sorar: “Bundan ne anladın?”</p>
<p style="text-align: justify;">Müridin verdiği cevap çok doğrudur: “Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.” Şeyh ilave eder: “İşte oğlum sen de, sana verdiklerimi, bildirdiklerimi ve öğrettiklerimi onun kıymetini bilmeyenlere verme. Eğer bir kimseye mutlaka vermek istiyorsan, önce vereceklerinin kıymetini tanıt, onlara saygıyı öğret, sonra ver.”</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;M.Zeki Karaman&#8221; tarafından sitemize bilgi paylaşımı amacıyla eklenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/zeki-karaman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halaçlı Köyü Videoları</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu-videolari/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu-videolari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 22:50:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Halaçli Köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=1652</guid>
		<description><![CDATA[Web sitemizde yer alan videolar 1990 yılında kurban bayramında çekilmiştir. O günden bu güne bir çok yaşlımız hayatlarını kaybetmiştir. 1990 yılında 8-10 yaşında olan çocuklar şimdi kocaman birer delikanlı olmuşlar. Videoyu izlediğinizde inanıyorumki duyğusal anlar yaşayacaksınız. Belki kendinizi görecek vay be o yıllarda nasılmışım şimdi nasılım diyeceksiniz. Bazı dostlarım hayatta olmayan aile yakınlarını görecek hüzünlenecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Web sitemizde yer alan videolar 1990 yılında kurban bayramında çekilmiştir. O günden bu güne bir çok yaşlımız hayatlarını kaybetmiştir. 1990 yılında 8-10 yaşında olan çocuklar şimdi kocaman birer delikanlı olmuşlar. Videoyu izlediğinizde inanıyorumki duyğusal anlar yaşayacaksınız. Belki kendinizi görecek vay be o yıllarda nasılmışım şimdi nasılım diyeceksiniz. Bazı dostlarım hayatta olmayan aile yakınlarını görecek hüzünlenecek ama burada gördükleri içinde çok mutlu olacaklardır.<br />
Benim elimde 20 yakın değişik tarihlerde çekilmiş 10-12 yıl öncesine ait videolar mevcut.Zamanla burada paylaşacağım. Sizlerinde elinde eski yeni fotoğraf yada video varsa Lütfen köy halkımızla paylaşmak için web sitemize yollayın..</p>
<p>Öncelikle bu videolarda izlediğimiz ve hayatta olmayan tüm büyüklerimize Allah&#8217;dan rahmet diliyorum.<br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="358" height="261" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1458195" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="358" height="261" src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1458195" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="358" height="257" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1458224" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="358" height="257" src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1458224" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object><br />
<a></a></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="358" height="263" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1458218" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="358" height="263" src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1458218" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu-videolari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hesabını verememek&#8230;</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/gizemli-kiz/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/gizemli-kiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 09:40:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gizemli Kız</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gizemli Kiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=1585</guid>
		<description><![CDATA[ 
Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..
DÜNYADAKİ İLK GÜZELLİK ÖMRÜNÜZ OLSUN&#8230;
 
 
 
 
ŞART OLSUN KİLOSU SEKSENE GELDİ / KASTAMONU HİKAYESİ
Taşköprülü  Hafız Ağa, bir Hıdrellez günü(6mayıs) karısı Hafız Ana’yı  karşısına aldı:
-Kız Hafız, geçen Hıdrellezde söz verdiğim kuzuyu bu gün alıyom! dedi.
Hafız Ana, kırkını bitirmiş, etine dolgun, dindar bir kadındı.
- Canım Hafız Ağa bu kuzu işi de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #993366"><strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #993366"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-1740" title="nurcan" src="http://halaclikoyu.com/resimler/nurcan1.jpg" alt="nurcan" width="98" height="98" />Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..<br />
DÜNYADAKİ İLK GÜZELLİK ÖMRÜNÜZ OLSUN&#8230;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #993366"><strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #993366"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #993366"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #993366"> </span></p>
<p>ŞART OLSUN KİLOSU SEKSENE GELDİ / KASTAMONU HİKAYESİ</p>
<p>Taşköprülü  Hafız Ağa, bir Hıdrellez günü(6mayıs) karısı Hafız Ana’yı  karşısına aldı:</p>
<p>-Kız Hafız, geçen Hıdrellezde söz verdiğim kuzuyu bu gün alıyom! dedi.</p>
<p>Hafız Ana, kırkını bitirmiş, etine dolgun, dindar bir kadındı.</p>
<p>- Canım Hafız Ağa bu kuzu işi de bir sakız oldu ağzına senin!</p>
<p>- Yok, şart olsun ki bu akşam alıyom kız!</p>
<p>Gerçekten de Hafız Ağa karısına verdiği sözü ilk defa tutarak Taşköprü’nün kuzu pazarına çıktı. Elleri arkasında bir sürüden öteki sürüye geçerek bir tanesini gözüne kestirmeye çalıştı. Köylüye sordu:</p>
<p>- Ağa kaça bu kuzu?</p>
<p>- Altı  lira Hafız Ağa!</p>
<p>- Eh eşek mi satıyon len? Şimdi eşekler altı lira ediyor</p>
<p>Köylü: Ne diyon sen Ağa ne diyon? Goç bu goç, üzerine binde çaydan geç!</p>
<p>Ulan bu alt tarafı kuzu be! Olacağını söylede alalım şunu!<br />
Hafız Ağa, kuzuya dil döken bir kurt gibi bunları söylüyor, bir taraftan da kuzunun gerçek değerini hesabediyordu. Elleri kıçında sallana sallana biraz ileri doğru yürüdü, çobana(köylüye) doğru dönerek:<br />
Paramız çıkışmıyo Ağa fazla istiyon fazla!<br />
Vakit akşamdı.  Çoban sürüyü tolayıp gitmek istiyordu.</p>
<p>İyi ama Hafız Ağa sen ne veriyon bakalım? Hiç değeri yok mu bu malın?<br />
Ağa, bir üç lira var sana! Akşam akşam Hafız Ağanın helal parasını alıver haydi!<br />
Uzatmayalım. Hafız Ağa, vur aşağı vur yukarı on beş kiloluk bir kuzuyu dört liraya aldı. Boynuzlarında bağlayıp eve çekti geldi.</p>
<p>Kız Hafız aç kapıyı aç!<br />
Hafız Ana akşam namazı abdestini almaya hazırlanıyordu.</p>
<p>Demek alıverdin Ağa öyle mi?<br />
Tabii kız! Sen bir duvar dibine çekiver hele şunu, ben komşulardan yonca getirmeye gidiyorum.<br />
Pek ala kuzu alındı ama, bir de kuzunun kesimi vardı.İşte Hafız Ağa bunu hiç düşünmemişti. Acaba kime kestirse… İlyas’ın kör İsmail ne güne duruyordu. Hafız Ağa’nın elide büyümüştü. Hafız Ağa Taşköprü’de kuzu kestirmek için para verecek değildi ya… Ağa, o akşam karısıyla İsmail’e haber gönderdi. Ertesi sabahta İsmail oğlan elinde kendi bıçağıyla geldi. Kuzunun kanı bahçenin kenarına akıtıldı. Bu iş kaşla göz arasında bitti.</p>
<p>Hafız Ağa  bu sırada etin kilosu için ne kadar ucuza mal olduğunu düşünüyor ve keyifleniyordu.</p>
<p>Fakat şu Hafız Ana’ya da bir bakın hele canım!</p>
<p>Ağa İsmail kuzuyu kesti ya!<br />
Kesti!<br />
Eh eli boş göndermek olmaz!<br />
Ne yapacakmışız yani Hafız Ana! İlyas’ın oğluna bir de para mı verelim yani?<br />
Ama Ağa, para vermesek de yemeğe alıkoyalım. İsmail de seninle yiyiversin.<br />
Kız Hafız, etin kilosu kırkı aşarsa ne yapacağız? Bilseydim böyle olacağını kasaptan hazır et alırdım.<br />
Aman, ayıp olur vallahi Hafız Ağa! Konuya komşuya kuzu eti yollamasak da  olur ama İsmail’i bırakmaz olmaz.<br />
Hafız Ağa  şöyle bir düşündü. İsmail yemeğe kalacak olursa etin kilosu kaça gelir? Fakat Hafız Ana’nın ısrarına dayanamadı.</p>
<p>İsmail oğlum hişşşt! Elini yıka da yukarıya gel!<br />
İsmail’den önce yukarıya çıkıp tepsi başına İsmail’den daha önce kendi fırladı. Yemekte ne var ne yok görecekti. Odaya girer girmez yemek sinisinin az ötesinde, köşeye bırakılmış bir tepsi ‘kıvrım tatlısı’ gözüne ilişti. Hemen tatlıyı sedirin altına sürdü sürmedi ki İsmail kapıdan göründü.</p>
<p>Ooo buyurun! Buyurun! Sıkılma oğlum sıkılma! İsmail burası da senin bir evin sayılır. Çorba nasıl oğlum? Oh! Oh! Oh!&#8230; Hafız Ağa hem bunları söylüyor, hem de börekli çorbaya kaşık sallıyordu.<br />
İsmail, sıkılgan sıkılgan tepsinin bir köşesine ilişmiş, çorbaya iki üç kaşık atmıştı ki çorba bitiverdi. Çorba tası alındı, yerine börek ızgarası(közde pişirilmiş) komdu. Hafız Ağa:</p>
<p>Ye emminin aslanı ya! Allah aşkına ye! Et giren yere dert girmez oğlum!<br />
Hafız Ağa, hem öyle söylüyor, hem de börek ızgarasını atıştırıyordu.</p>
<p>Bu sırada beyaz başörtüsü ile Hafız Ana gözükür. Hafız Ana, kıvrım tepsisini aramaya başlıyor. Hafız Ağa da İlyas’ın kör İsmail’in yediği böreklerle etin kilosunun kaça geldiğini hesaplıyordu. Üstelik Hafız Ana’nın elinde bir paket</p>
<p>Oğlum İsmail! Giderken şu ciğeri de annene götürüver!<br />
Hafız Ağa bunu görünce içi iyiden iyiye eridi. Kendi kendine iyi ki şu kıvrım tepsisini sakladım dedi.</p>
<p>Hafız Ana’nın gözleri bir sağda bir solda dolaşıyor, kıvrım tepsisini arıyordu.</p>
<p>Ağa, ya kıvrım tepsisi nerede?<br />
Hafız Ağa, kaş, göz işaretiyle maksadını anlatamayınca sedirin altını göstermeye mecbur kalır, ağzındaki baklayı çıkarır.</p>
<p>– Kız Hafız! Bırak Allah aşkına, hani ne derler ona, dışarıda etin kilosu kırka,’ŞART OLSUN BİZDE SEKSEN KURUŞA GELDİ.’</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="463" height="337" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1475566" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="463" height="337" src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1475566" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<p>Bazen hep düşünürüm, neden bu hayat bu kadar çilekeş diye.<br />
Neden doğru dürüst bir yaşam yok!<br />
Neden tam bir mutluluk yok.<br />
Oysa yaşam sınırlı..<br />
Er  ya da geç sonu belli.<br />
Ne kadar uzun yaşasanda ne kadar çok hükümdarlık sürsende yine de nafile.<br />
Oysa bu gerçeği insanlık tarihinden bu yana  biliyor.<br />
Biliyor ama yine de aynı tas aynı hamam havası.<br />
O kadar çok gelmiş geçmiş büyük düşünürler, tarihe yön verenler olmuş ama hayata dair bir şeyler boş kalmış sanki.<br />
Yaşantımızın büyük bir alanını olmaması gereken boş işler doldurduğu için mi bu kadar bozuk bu düzen?<br />
Neden kimi zaman insanın elinden hiç bir şey gelmiyor?<br />
Neden kötülük devam ediyor?<br />
Vurgunlar, soygunlar, hırsızlık, üçkağıtçılık, haram para gibi bir çok şey eskiden olduğu gibi devam ediyor.<br />
Neden hileyle gemisini yürütenlere kaptan deniyor?<br />
Neden bazen kötülükte kazanıyor?<br />
Neden iyilikten maraz doğuyor?<br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-1594" style="margin: 3px;" title="mutluluk_resmi" src="http://halaclikoyu.com/resimler/2009/11/mutluluk_resmi1-300x274.jpg" alt="mutluluk_resmi" width="150" height="150" />Oysa o kaptan hakkıyla değil hileyle kazanmış, hak etmemiş kaptan olmayı.<br />
Aşağıdaki öykü insanın önce kendini tartması, kendisiyle hesaplaşmasını çağrışım yaptırdığı için paylaşmak istedim. İster inanın ister inanmayın,  dinsel inançlar bir yana, sadece içinde güzelliğe bir örnek olduğu için paylaşıyorum. Çünkü toplumun temizliği ve düzeni bireyin temizliğinden geçiyor. Ancak temiz bireylerle toplumun mutluluğu sağlanıyor. Kalabalık alanların ortasında tek bir bireyin çıkardığı kötü bir olay bütün insanları etkiliyor.<br />
“Bir şehrin en zengini öldügünde, tellallar sokaklara dökülüp; &#8220;Ey ahali&#8221;, diye bağırmışlar. &#8220;Biliyorsunuz Veli efendi öldü. Bir vasiyeti var. Ahiret hayatına alışabilmek için, kendisine bir günlük yardımcı arıyor. Kim ki, mezardaki ilk gecesini onunla beraber girerse, Veli Efendiye ait servetin yarısı kendisine verilecektir. Ey ahali,duyduk duymadık demeyin.<br />
Tellalların bütün çabasına rağmen kimse bu parlak, fakat korkulu vasiyete kulak vermemiş. Ama sonunda, şehrin en fakir sırt hamallarından birisi çıkmış ortaya. Adamcağız bakmış ki, hayatta zaten sırtındaki küfesinden ve ipinden başka bir şey yok. O halde &#8220;hamal olarak yatıp, ertesi sabah zengin olarak kalkarım&#8221; diyerek razı olmuş. Genişçe bir mezara,iyice kefenlenen zengini ve yanına hamalı yatırmışlar.Az sonra sual melekleri gelmiş &#8220;İkisi de bize emanet&#8221; diye konuşmuşlar.&#8221;Zengin nasıl olsa kalacak, şu hamaldan başlayalım.&#8221;<br />
Sormuşlar,&#8221;Dünyada malın mülkün var mıydı?&#8221;<br />
&#8220;Alay etmeyin&#8221; demiş, hamal. &#8220;Sırtımdaki küfeden ve ipten başka hiç bir şeyim olmadigini siz de bilirsiniz.&#8221;<br />
&#8220;Peki”, diye eklemiş melekler, &#8220;O ipi ne karşılıgında aldın? Sonra küfeyle ne iş gördün de nasıl elde ettin?&#8221;<br />
Anlatmış hamal; &#8220;Beş kişinin malini 10 kuruşa taşıdım. İkisini yedim, sekizini sakladım. Ertesi gün de aynı işleri yaptım. Yemedim içmedim, ucuza taşıdım ve bunları aldım.&#8221;<br />
Melekler, “Çık”, demişler, çık. Olmadı. Hasan Efendiden aldığın para, hak  ettiginden çok düşük. Biz ondan bunun hesabını soracagız. Mehmet Efendiyle de ucuza anlaşmış ve ucuza taşımışsın.&#8221;<br />
“İyi ama”, diye cevaplamış hamal, “Hakettiğim parayı isteseydim, bana taşıttırmazdı. Taşıttırmayınca da aç kalırdım.&#8221;<br />
&#8220;O bizim işimiz&#8221; demiş melekler, &#8220;Nasıl olsa buraya o da gelecek.Biz senin adına ona sorarız.&#8221;<br />
Melekler, hamal`ı sıkıştırmaya devam etmiş.<br />
&#8220;Söyle bakalım, aldıgın paranın kaçını yedin, kaçını sakladın?&#8221;<br />
&#8220;On kuruş aldıysam, yarısını sakladım. İki kuruş aldıysam, bir kuruşunu biriktirdim.&#8221;<br />
&#8220;Çık&#8221; demiş melekler.&#8221;Yine olmadı, hem ucuza taşımışsın, hem de gıdandan kesmişsin.Yani sen, kendi nefsine zülmetmişsin. Nefsine zülmetmek de günahtır, bilmez misin?&#8221;<br />
Hamal ne cevap verecegini düşünüp ecel terleri dökerken, sabah olmuş.<br />
Açılan mezardan yukarıya bir bakmış ki, bütün millet orada. Kadı Efendi ve şehrin mehter takımı da kendisini bekliyor. Bir kıyamet ki sormayın.<br />
&#8220;Kutlu olsun&#8221; demişler.&#8221;Bu gece kimsenin yapamayacağı bir işi başardın ama bak artık zengin oldun.&#8221;<br />
&#8220;Yooo&#8221;, diye bağırmış hamal. &#8220;İstemem , sizin  olsun. Ben, bir iple küfenin hesabını sabaha kadar veremedim, ya o kadar servetim olsaydı, ne yapardım?”(*1)&#8221;<br />
Hesabını veremediğimiz çok şey var mı hayatımızda?<br />
Bize kazanç sagladığını sandığımız ama bir zaman sonra kazancın bize mutsuzluk getirdiğini bilemediğimiz gibi.<br />
Ve son günlerde herkes nasılda bilmiş oldu, değil mi?<br />
Herkes herşeyi biliyor!<br />
Her konuda söyleyecek bir sözü buluyor.<br />
Konuyla uzaktan yakından ilgisi olmayanlar ve eğitimini almamış olanlar bile saatlerce  nutuk atabiliyor.<br />
Gemi çok kalabalık ama herkes kaptan, tayfa yok.<br />
Yalancı kaptanlar bol.<br />
Kaptancılıkla bir gemi ne kadar güvenli yol alabilir?<br />
Yalancı kaptanların kime faydası olabilir?<br />
Ama gelin görün ki zaman zaman o kaptancılıkları dümende görebilsiniz.<br />
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar ne kadar fazlalaşmış.</p>
<p>öyküde anlatılan kurgu bana internet aracılığıyla ulaştığından yazarını bilemediğim için yazamadım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/gizemli-kiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halaçlı Köyünden Haberler</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/halacli-koyunden-haberler/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/halacli-koyunden-haberler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2009 18:58:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Halaçli Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[ 
HALAÇLI KÖYÜ DEĞERLİ BİR EVLADINI DAHA KAYBETTİ.
Salim Mercanoğlu Ağabayimiz Vefat Etmiştir.
Sülek Gil Ailesinden  Salim Mercanoğlu Ağabeyimiz  08 Ocak 2010 Tarihinde Perşembe Gecesi Saat 01.30 Sıralarında Geçirmiş Olduğu Kalp Krizi Neticesinde Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur.
Cenazesi Cuma Günü Öğlen Cuma Namazından Sonra Halaçlı Köyü Kabristanına Defnedilmiştir.
Mercanoğlu Ailesine Allah&#8217;dan sabır Salim Ağabeyimizde Rahmet Diliyoruz.
 
 
ASKKER YOLLUYORUZ: 03-12-2009

Köyümüzde Aralık ayı başında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>HALAÇLI KÖYÜ DEĞERLİ BİR EVLADINI DAHA KAYBETTİ.</strong></p>
<p><strong>Salim Mercanoğlu</strong> Ağabayimiz Vefat Etmiştir.</p>
<p>Sülek Gil Ailesinden  Salim Mercanoğlu Ağabeyimiz  08 Ocak 2010 Tarihinde Perşembe Gecesi Saat 01.30 Sıralarında Geçirmiş Olduğu Kalp Krizi Neticesinde Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur.<br />
Cenazesi Cuma Günü Öğlen Cuma Namazından Sonra Halaçlı Köyü Kabristanına Defnedilmiştir.</p>
<p>Mercanoğlu Ailesine Allah&#8217;dan sabır Salim Ağabeyimizde Rahmet Diliyoruz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>ASKKER YOLLUYORUZ: 03-12-2009</strong></p>
<p><img title="askerlerimiz" src="http://halaclikoyu.com/resimler/2009/04/askerlerimiz1-300x225.jpg" alt="askerlerimiz" width="300" height="225" /></p>
<p>Köyümüzde Aralık ayı başında asker uğurlaması olacak. 89/4 tertip askere gidecek 3 gencimiz bulunuyor.Kurban bayramının ardından aralık ayı başında askere gidecek .</p>
<p>Cem Ayanoğlu : 58.Piyade alayı ulaştırma taburu BURDUR</p>
<p>Ziya Helvacıoğlu: Kütahya</p>
<p>Mehmet Ciba: Manisa 1.piyade tuğay komutanlığı ulaştırma taburu MANİSA</p>
<p><strong>Cem Ayanoğlu Asker Uğurlaması:</strong></p>
<p> <object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="310" height="235" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1302087" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="310" height="235" src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1302087" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<p><a title="video - izlesene o Şimdi asker" href="http://www.izlesene.com/video/unluler-video---izlesene-o-simdi-asker/1302087" target="_blank">video &#8211; izlesene o Şimdi asker</a> | <a title="izlesene" href="http://www.izlesene.com" target="_blank">izlesene.com</a></p>
<p> <br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="311" height="244" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1302114" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="311" height="244" src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1302114" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<p><a title="nostalji  -  cem ayanoglu" href="http://www.izlesene.com/video/nostalji-nostalji-----cem-ayanoglu/1302114" target="_blank">nostalji &#8211; cem ayanoglu</a> | <a title="izlesene" href="http://www.izlesene.com" target="_blank">izlesene.com</a></p>
<p><strong> </strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="309" height="234" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1302133" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="309" height="234" src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1302133" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<p><a title="reklam -   asker uğurlaması" href="http://www.izlesene.com/video/reklamlar-reklam-----asker-ugurlamasi/1302133" target="_blank">reklam &#8211; asker uğurlaması</a> | <a title="izlesene" href="http://www.izlesene.com" target="_blank">izlesene.com</a></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>İsmail Fettahoğlu:</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1520" title="ismail_fettahoglu" src="http://halaclikoyu.com/resimler/2009/04/ismail_fettahoglu1.jpg" alt="ismail_fettahoglu" width="265" height="312" />Üzücü Kaza: Köyümüzün şen şakrak en espirili ağabeyi İsmail Fettahoğlu ağabeyimiz Elma ağacından düşerek bacağını kırmıştır.  Ankara&#8217;ya götürülüp hastahaneye yatırılan İsmail Fattahoğlu ağabeyimizin bacağına amaliyat işlemi uyğulanmış ve bir kaç platin takılmış.Bir haftaya aşkın bir süre Ankara&#8217;da tedavi gören ağabeyimiz dün(14 Ekim) tarihinde taburcu olarak Kastamonudaki evinde istirahate çekilmiştir.Kendisine geçmiş olsun diyor bir daha ağaçlarda gezme ayağını topraktan başka bir yere basma tavsiyesinde bulunuyorum.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span lang="TR"><span style="font-size: x-small;"><span style="font-size: x-small;"><span lang="EN"><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/halacli-koyunden-haberler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HALAÇLI KÖYÜ</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 12:22:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Halaçli Köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=271</guid>
		<description><![CDATA[<img class="size-full wp-image-278 alignleft" title="halacli_1" src="http://halaclikoyu.com/wp-content/uploads/2009/04/halacli_1.jpg" alt="halacli_1" width="473" height="269" />Kastamonu Merkez Halaçlı Köyü Kastamonu ilimiz merkezine 22 km mesafededir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1334" title="halacli_koyu" src="http://halaclikoyu.com/resimler/2009/04/halacli_koyu2-300x225.jpg" alt="halacli_koyu" width="323" height="225" />KASTAMONU HALAÇLI KÖYÜ : Kastamonu Merkez Halaçlı Köyü Kastamonu ilimize bağlı merkez köyler arasında yer almaktadır. Köyümüze ulaşım Kastamonu,Samsun devlet kara yolundan sağlanmaktadır.<br />
70 haneden oluşan köyümüz   Aşağı halaçlı, Yukarı halaçlı, Tekke, Kızboncuk(ötegeçe) köyü diye 4 ayrı parçaya ayrılmıştır.<br />
Kastamonu ilimize 22.km mesafededir. Halaçlı köyüne en yakın ilçe Taşköprü ilçesidir.</p>
<p><span style="color: #008080;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #008080;"> </span></p>
<p><span style="color: #008080;"><strong>Komşu Köyler:</strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></span>Kuşkara Köyü, Hacı Yusuf Köyü, Batak Köyü, Çaycafer Köyü, Kadıoğlu, köyü Çavundur köyü, Gölveren.<br />
Kastamonu şeker fabrikasi&#8217;da köyümüze 2.km mesafede yer almaktadır.</p>
<p>Halaçlı köyü halkı geçimini çiftçilik ve hayvancılıktan sağlamaktadır.Kastamonu ilimizde ilçelerimizde ve şeker fabrikasında çalışan,ticaretle uğraşan,Öğretmenlik,Okul müdürlüğü yapan,devlet memuru olan vatandaşlarımızda bulunmaktadır.<br />
Yaşamlarını İstanbul ve değişik şehirlerde sürdüren ara sıra köye gelip yerlerini eken yaz tatilinş geçiren köyle irtibatını kesmeyen vatandaşlarmızda vardır.<br />
Halaçlı köyünde eğitim düzeyi oldukça yüksektir. Köyümüzde bir çok üniversite mezunu  gençlerimiz bulunmaktadır. Halen çeşitli üniversitelerde eğitim gören gençlerimizde mevcuttur.<br />
Asırlardır aynı köyde yaşayan halkımız genellikle bir birleri ile akrabadır. Köy yardımlaşması imece usulü yapılmaktadır.</p>
<p>Gelenek ve göreneklerine bağlı olan Halaçlı köyü halkı atalarından miras kalan bu kültürü yaşatmaya devam etmektedir. Halaçlı köyü halkı çok misafirperverdir. Köyümüze gelen yabancılar en iyi şekilde ağırlanır kalacak yerleri yoksa köylü kendi evlerinde ağırlar. Köyümüzde düğün,nişan,kına gibi merasimler herzaman birlik ve beraberlik içerisinde yapılır.<br />
Halaçlı köyünde bulunan evlerin geneli kerpiç ve ahşap yapıdır.İki kattan oluşan evler giriş avlusu çardak ve odalardan oluşmaktadır. Köy evlerinin çoğu  bahçe içerisinde kurulmuştur.Son yıllarda modern betonerme binalarda yapılmıştır.</p>
<p>Bahçe avlusunda samanlık,fırın,kuyu,kümes ve ambar bulunmaktadır. Halaçlı köyünde iki adet eski tarihi konak   bulunmaktadır. Bu konakların içerisindeki bazı mobilyalar ve oyma tavan süslemeleri antik değere sahiptir (Ürşen bey konağı-Aloğlu Konağı) halaçlı köyünde bulunan  konaklar arasında yer almaktadır.<br />
<span style="color: #008080;"><strong>Köyümüzde Tarım:</strong></span> Sanayi bitkisi olarak sarımsak ve şeker pancarı üretilmektedir. Bakliyat ve sebze türü ürünlerde mevsimine göre üretilip Kastamonu ve ilçelerde kurulan pazarlarda satılmaktadır.<br />
Halaçlı köyünde her türde meyve ağacı bulunur. Özel olarak tahsis edilmiş meyve bahçeleri yoktur. Ekim alanlarını çevreleyen arazi sınırlarına dikilmiş olan elma agaçlarının sayısı 300-400 dönümlük bir araziyi kaplayacak kadar çoktur. Bu ağaçlardan elde edilen elmaları köylümüz köye gelen tüccarlara satarak bütçelerine katkı sağlar. Köyümüzdeki meyve agaçlarının çoğunluğunu elma ağaçları oluşturmaktadır.Vişne-ceviz-kızılcık-armut-kiraz-şeftali-muşmula-fındık-dut-mürdüme eriği ve değişik türden bir çok erik ağaçlarıda bulunmaktadır.<br />
<span style="color: #008080;"><strong>Köyümüzde Hayvancılık:</strong></span> Halaçlı köyünde hayvancılık ve besicilik ileri düzeydedir.<br />
Çoğu ahırlar (besi yerleri) modern tarzda ve veteriner kontrolündedir.<br />
Her köylünün kendine ait ahırları (besi yerleri) ve bu ahırlarda eti ve sütü için yetiştirdiği mantafon,holstein ve şarole gibi hayvanlar beslemektedir.<br />
Yerli ırklarda mevcuttur fakat yerli ırkların besi kabiliyeti düşüktür.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.panoramio.com/photo/16533680"><span style="color: #3ea1e2; font-family: Arial;">Halaçlı Köyü reklamları ve uydu görüntüleri</span></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KASTAMONU MÜZELERİ</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/muzeler/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/muzeler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 01:51:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kastamonu İlimizi Gezelim]]></category>
		<category><![CDATA[Müzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=237</guid>
		<description><![CDATA[Kastamonu Arkeoloji Müzesi
Planı Mimar Kemalettin Bey tarafından çizilen müze binası ilkin 1910 yılında İttihad ve Terakki Klübü olarak kullanılmış, daha sonra 1921&#8242;de İstiklal Mahkemesi&#8217;nin hizmetine verilmiştir.
1940&#8242;lı yıllara kadar Türk Ocağı, Halk Fırkası, Kastamonu Gençlik Teşkilatı gibi çeşitli kurum ve derneklerce de kullanılan bina, 1945 yılında Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alınıp müzeye dönüştürülmüştür.
Bina 1952 yılında müze [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp"><span style="color: #ff0000;"><strong>Kastamonu Arkeoloji Müzesi</strong></span></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-567" title="100_1918" src="http://halaclikoyu.com/resimler/2009/04/100_1918.jpg" alt="100_1918" width="400" height="300" />Planı Mimar Kemalettin Bey tarafından çizilen müze binası ilkin 1910 yılında İttihad ve Terakki Klübü olarak kullanılmış, daha sonra 1921&#8242;de İstiklal Mahkemesi&#8217;nin hizmetine verilmiştir.</p>
<p>1940&#8242;lı yıllara kadar Türk Ocağı, Halk Fırkası, Kastamonu Gençlik Teşkilatı gibi çeşitli kurum ve derneklerce de kullanılan bina, 1945 yılında Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alınıp müzeye dönüştürülmüştür.<br />
Bina 1952 yılında müze müdürlüğü haline getirilmiştir. Müzede Kastamonu ve civarından bulunan Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli cam, pişmiş toprak eserler, heykeller, mezar stelleri sergilenmektedir. Ayrıca teşhirin bir bölümü Atatürk Salonu olarak düzenlenmiş olup, Atatürk&#8217;ün 1925 yılında Kastamonu gezisinde kullandığı çeşitli eşyalar ve fotoğraflar sergilenmektedir.</p>
<p><strong>Lahit -</strong> Roma lahtinin ön cephesinde iki çelenk, ortasında boğa başı, üstünde savaşçı Dioscur bulunmaktadır. Arka cephesinde iki çelenk Medusa başı, çelenk üstünde aslan ve kartal kabartmaları yer almaktadır.<br />
<strong>Satyr -</strong> Roma Devrine ait mermerden çıplak erkek heykeli olup, kaide üzerinde durmakta, sol omzundan, sağ omzuna doğru sarılı dağarcığı eliyle tutmaktadır.</p>
<p><strong>Kadın Heykelciği-</strong> Helenistik Döneme ait, pişmiş toprak heykelcik tahtına oturmuş vaziyette sağ eliyle saçını tutmaktadır. Başında tacı vardır; sağ elinin altında aslan durmaktadır. Elbise kıvrımları son derece doğal şekillendirilmiştir.</p>
<p><strong>Lahit -</strong> Sert beyaz mermerden, Roma Dönemine aittir, sağlam durumdadır. Kapak ve kutu demir bir mengene ile bir arada tutuluyor. Kapak yüksek bir çatı görünümünde, köşelerinde akroterler vardır. Ön cephede yarım çelenk, çelengin üzerinde bir çiçek, sağda bir yarım çelenk, üzerinde bir baş (Eros olabilir), ortada kitabe bulunmaktadır.</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-564" title="100_1906" src="http://halaclikoyu.com/resimler/2009/04/100_1906.jpg" alt="100_1906" width="400" height="300" />Dikili Taş-</strong> (Mezar Taşı) Ortadan delinmiştir. Soluk kireç taşındandır: Yukarıda kitabe; dikili taşın yüzünde, kitabenin altında objeler ve aletler, yukarı kısımda (soldan sağa) bıçak, tarak, sepet, ayaklı bir kap bulunmaktadır; aşağı kısımda vazo, asma ve üzümler, keser, kanca; en aşağıda ise pırazvana veya kesme aleti yer almaktadır.</p>
<p><strong>Cumhuriyet Caddesi<br />
Tel : (0366) 214 10 70<br />
Faks : (0366) 214 54 56 </strong></p>
<p><strong>Pazartesi dışında her gün 08.30-16.30 saatlerinde ziyarete açıktır.</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
<span style="color: #ff0000;">Minüre Medresesi El Sanatları Çarşısı<br />
</span>Nasrullah Camii&#8217;nîn kıble tarafında 1746 yılında Reis-ül Kuttab Hacı Mustafa Efendi tarafın­dan yaptırılan yapı, kesme ve moloz taşlardan inşa edilmiştir.</p>
<p>Uzun yıllar Vakıflar öğrenci Yurdu olarak kul­lanılan bina, 1999 yılında boşaltılması sonucu İl Özel İdare Müdürlüğü&#8217;ne tahsis edilmiştir. 25 oda ve odalar önündeki revaklar restore edilerek, Kastamonu Valiliği&#8217;nce turizm amaçlı el sanatları çarşısına dönüştürülmüştür. Her odada, mahalli el sanatı ustaları ürünlerini yapmakta ve satışa sunmaktadır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>El Sanatları Tesfir Merkezi<br />
</strong></span><img class="alignleft size-full wp-image-568" title="100_1646" src="http://halaclikoyu.com/resimler/2009/04/100_1646.jpg" alt="100_1646" width="400" height="300" />Kastamonu Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü&#8217;nün verdiği 65 milyar ve DPT&#8217;nin verdiği 12 milyar ödenekle, 3 Haziran 2000 tarihinde temeli atılmış 12 Mayıs 2001tarihinde hizmete açılmışıtır..Ahşap iþçiliği El Sanatları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yapılmıştır.</p>
<p>Kastamonu Valiliği El Sanatları Satış ve Teşhir Merkezi olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>Yeni yapılan betonarme bir binada Geleneksel Kastamonu evlerinin canlandırılması açısından yapılan ilk uygulama olması sebebiyle de ayrı bir önemi vardır.<br />
 <br />
<strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">75. Cumhuriyet Evi</span> </strong><br />
Cumhuriyetin 75. Yılı Kutlama faaliyeti kapsamında Kastamonu Valiliği 75. Yıl Kutlama Komitesince özel mülkiyetten satın alınmış ve aynı komite tarafından bakım ve onarımı yaptırılarak 29 Ekim 1998 günü hizmete açılmıştır.</p>
<p>İlin tanıtım hizmetlerinde kullanılmak üzere Turizm Bakanlığına tahsisi yapılmıştır. Bina içi mahalli malzemeler ile döşenmiş, bağışı yapılan etnografik malzemeler teşhire konulmuştur. İl hakkındaki genel ve turizm kaynaklı yayınlar ile iller turizm yayınlarını ihtiva eden ihtisas kitaplığı teşkil edilmiştir. Ayrıca Atatürk ün Kastamonu Gezisi, Şapka ve Kıyafet İnkılabı&#8217; na ait fotoğraflar ile objeler sergilenmektedir.<br />
 <br />
 <br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi<br />
</span></strong>1879 &#8211; 1881 yıllarında Mirliva Sadık Paşa tarafından özel malikâne olarak yaptırılmıştır. 1978 yılında Kültür Bakanlığınca özel mülkiyetten kamulaştırılmış, onarım ve restorasyonu yapılarak, 1997 yılında hizmete açılmıştır. Haremlikli &#8211; selamlıklı iki girişi olan, mahalli mimari özellikleri taşıyan konak bodrum + 3 katlı olup, birinci katında ayrı seksiyonlarda Kastamonu el sanatı ürünleri, ikinci katında Kastamonu Konağı bütün malzemeleri ile açık teşhiri yapılmaktadır.<br />
 </p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Kent Tarihi Müzesi</span></strong><br />
İlin Tarihi, Kültürü ve çeşitli yayınları ile kıymeti haiz malzemeleri Hükümet Konağı alt katında açılan mekânda sergilenmektedir. Valilikçe düzenlenen merkez Cumhuriyet Bayramının 79.yılı kutlamaları çerçevesinde 29.Ekim.2002 tarihinde açılmıştır.<br />
 </p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Mimar Vedat Tek Anı Sanat &amp; Restarasyon Merkezi</span></strong><br />
Kastamonu Valiliği &#8211; Çevre Koruma Vakfı İktisadi İşletmesinin teknik büro ve iş atölyesi olarak faaliyette bulunmaktadır. Geniş alanda Nafia Vekâleti (Bayındırlık Bakanlığı) nin 1936 yılında yapılan taş hangar yapıları, toplantı salonu ve kafeye dönüştürülmüştür. İlçelerde kullanım harici kalan su değirmeni, fırın, ambar, serender, bezirhane gibi yapılar yeniden kurular fonksiyonları verilmiş ve çalışır duruma getirilmiştir. Mimar Vedat TEK anısına teşkil edilen müze bölümünde şahsiyeti tanıtılmaktadır. Ayrıca Kastamonu Valiliğince yayınlanan yayınlar ile restorasyonu tamamlanan konakların maketleri sergilenmektedir.</p>
<p>Halkın dinlenebileceği parkın yanında tenis kortları, sosyal tesisi yer almaktadır.<br />
    <br />
 <br />
Bu sayfa Kastamonu Müzelerini tanıtmak amacıyla Numan Ayanoğlu tarafından düzenlenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/muzeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
