<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kastamonu Merkez Halaçlı Köyü</title>
	<atom:link href="http://halaclikoyu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://halaclikoyu.com</link>
	<description>orda bir köy var uzakta o köy bizim köyümüzdür</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 18:13:55 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>BAYMAK &#124; ALARKO &#124; ARİSTON &#124; AİRFEL &#124; DEMİRDÖKÜM &#124; ECA &#124; FERROLİ &#124; BAYKAN &#124; BUDERUS &#124; VİESSMANN &#124; DOĞSAN</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/baymak/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/baymak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 19:27:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Baymak]]></category>
		<category><![CDATA[baymak]]></category>
		<category><![CDATA[baymak servis]]></category>
		<category><![CDATA[kombi servisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2857</guid>
		<description><![CDATA[
 
 
 
 
 
 
 
İstanbul&#8217;da yaşayan &#8220;KASTAMONULU&#8221; vatandaşlarımıza müjde
Sizlerle Bir Bütünüz   
 
Isıtma sistemlerinin bir dalı olan bireysel ısıtma cihazı kombi alanında 21 yıllık bir tecrübeye sahip firmamız gelişmiş servis bilinci ile kullanıcıya en iyi hizmeti vermeyi benimsemiştir.
Ana ilkesi &#8220;gününde sağlıklı,garantili hizmet ve kesin çözüm getirisi&#8221; olan bilgili ve deneyimli teknik kadromuz,teknik malzeme donanımlı servis araçlarımızla siz değerli müşterilerimize gün içerisinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;"><img class="alignleft size-full wp-image-2945" title="kombi-servisi" src="http://halaclikoyu.com/resimler/kombi-servisi3.jpg" alt="kombi-servisi" width="586" height="250" /></span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;"> </span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;"> </span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;"> </span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;"> </span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;"> </span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;"> </span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;"> </span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;">İstanbul&#8217;da yaşayan &#8220;<span style="color: #0000ff;">KASTAMONULU</span>&#8221; vatandaşlarımıza müjde</span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Verdana;">Sizlerle Bir Bütünüz</span></strong><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>  </strong></span><span style="font-family: Tahoma; font-size: x-small;"> </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: x-small;"> </span></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2946" title="baymak_servis" src="http://halaclikoyu.com/resimler/baymak_servis3.jpg" alt="baymak_servis" width="279" height="500" />Isıtma sistemlerinin bir dalı olan bireysel ısıtma cihazı kombi alanında 21 yıllık bir tecrübeye sahip firmamız gelişmiş servis bilinci ile kullanıcıya en iyi hizmeti vermeyi benimsemiştir.<br />
Ana ilkesi &#8220;gününde sağlıklı,garantili hizmet ve kesin çözüm getirisi&#8221; olan bilgili ve deneyimli teknik kadromuz,teknik malzeme donanımlı servis araçlarımızla siz değerli müşterilerimize gün içerisinde mutlaka sağlıklı ve garantili hizmet sağlayacaktır.</p>
<p>İstanbulda ikamet eden Kastamonulu vatandaşlarımız firmamız Kurtuluş Teknik Servis idarecilerinin ve teknisyenlerimizin Kastamonulu olduğunu öğrendiklerinde birdaha başka servislerle çalışmamaktadır. Firmamız 21 yıldır değerli hemşerilerimize hertürlü kolaylığı sağlamaktadır.<br />
Kastamonu ilimizden bir çok kombi kullanıcısı kullanmakta oldukları kombi hangi marka olursa olsun firmamızı arayıp gerek teknik bilgi edinmekte gerekse arızalı kombi kartlarını firmamıza gönderip tamir ettirmektedir.<br />
Yaşadığınız ilde ve ilçelerde öncelikle yetkili servisinize güvenin ve yetkili servisinize danışarak haraket edin. Ehli olmayan insanlara cihazlarınızı elletmeyin.</p>
<p>Kullanmakta olduğunuz cihazların kullanma kılavuzlarını dikkatlice okuyun.<br />
Bacalı kombi, Doğalgaz sobası, Kömür sobası kullanan vatandaşlarımız sizler çok daha dikkatli ve tedbirli olmalısınız. Her sene kış sezonuna girmeden önce baca temizliginizi ve cihaz bakımlarınızı mutlaka yaptırınız. Fırtınalı,Lodoslu havalarda cihazlarınızı kullanmayınız. <strong><span style="color: #0000ff;">Bakınız</span></strong> <span style="color: #ff6600;">&gt;</span><span style="color: #ffcc00;">&gt;</span><span style="color: #ffcc99;">&gt; </span><a href="http://www.baymakservis.com/karbonmonoksit_zehirlenmesi.html"><span style="color: #ff0000;">http://www.baymakservis.com/karbonmonoksit_zehirlenmesi.html</span></a><span style="color: #ff0000;"> </span> dikkatlice okuyun dostlarınıza bu linki paylaşın insanların bilinçlenmesi konusunda yardımcı olun.<br />
Yukarıda Loğolarda görünen firmalara ait kombilere servis hizmeti sağlanmaktadır. Yine Loğolarda görünen markalara ait kombilerin kombi kartları firmamızda 1 yıl garantili tamir edilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kombinizde ya da Hidroforunuzda bir sorun varsa  yapmanız gereken tek şey Firmamızın telefon numaralarını aramak.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KURTULUŞ TEKNİK ISI-KOMBİ VE HİDROFOR SİSTEMLERİ </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>HİZMETLERİMİZ:</strong></span><span style="color: #ff0000;"><br />
         <strong> </strong><span style="color: #0000ff;"><strong>KOMBİ<br />
</strong></span><span style="color: #000000;">Kombi montajı<br />
kombi tamiri.<br />
Kombi bakımı.<br />
Kombi fan motoru tamiri ve bakımı.<br />
Kombi üç yollu tamiri ve bakımı.<br />
Kombi sirkülasyon pompası tamir ve değişimi.<br />
Kombi genleşme tankı değişimi.<br />
Kombi eşanjör temizligi ve değişimi.<br />
Kombi revizyonu.<br />
</span>          <span style="color: #0000ff;"><strong>KOMBİ KART TAMİRİ<br />
</strong></span><span style="color: #000000;">Alarko kombi kart tamiri.<br />
Airfel kombi kart tamiri.<br />
Ariston kombi kart tamiri.<br />
Baymak kombi kart tamiri.<br />
Baykan kombi kart tamiri.<br />
Buderus kombi kart tamiri.<br />
Eca kombi kart tamiri.<br />
Ferroli kombi kart tamiri.<br />
Doğsan kombi kart tamiri.<br />
</span>          <span style="color: #0000ff;"><strong>HİDROFOR<br />
</strong></span><span style="color: #000000;">Hidrofor satış.<br />
Hidrofor montajı.<br />
hidrofor tamiri.<br />
Hidrofor bakımı.<br />
Hidrofor genleşme tankı değişimi.<br />
Hidrofor balon değişimi.<br />
Hidrofor revizyonu.<br />
</span>          <strong><span style="color: #0000ff;">GENLEŞME TANKLARI<br />
</span></strong><span style="color: #000000;">Genleşme tankı satışı.<br />
Genleşme tankı montajı.<br />
Firmamız tarafından yapılan tüm tamir bakım ve işçilik 1 yıl Garanti kapsamındadır.<br />
Kombi revizyonlarına firmamız 2.yıl Garanti vermektedir.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/baymak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HALAÇLI KÖYÜ HABER</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu-haber/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu-haber/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 18:07:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Halaçli Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Halaçlı Köyü Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2967</guid>
		<description><![CDATA[HALAÇLI KÖYÜ BEYAZA BÜRÜNDÜ:

 
 
 
 
 
 
Köyümüz karlar altında
 

 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan ve ihtisasını Ankara Eğitim Araştırma Hastanesinde tamamlayan Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hikmet Karayel, ilk görev yeri olarak Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinde harikalar yaratıyor. El, yüz, çene gibi kırık ve kesiklerin plastik cerrahisi alanında Kastamonu ilimizdeki hastalar artık başka yerlerde çözüm aramayacak. Op.Dr.Hikmet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HALAÇLI KÖYÜ BEYAZA BÜRÜNDÜ:</strong></p>
<p><a href="http://halaclikoyu.com/wp-admin/Kastamonu Halaçlı Köyü"><img class="size-medium wp-image-2993 alignleft" title="Fatih_Sahin" src="http://halaclikoyu.com/resimler/386445_2181857886104_1836665176_1400297_1533185769_n-300x225.jpg" alt="386445_2181857886104_1836665176_1400297_1533185769_n" width="300" height="225" /></a></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Köyümüz karlar altında</p>
<p> </p>
<p><img title="Opr-Dr-Hikmet-Karayel" src="http://halaclikoyu.com/resimler/Opr-Dr-Hikmet-Karayel-300x276.jpg" alt="Opr-Dr-Hikmet-Karayel" width="300" height="276" /></p>
<p> 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan ve ihtisasını Ankara Eğitim Araştırma Hastanesinde tamamlayan Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hikmet Karayel, ilk görev yeri olarak Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinde harikalar yaratıyor. El, yüz, çene gibi kırık ve kesiklerin plastik cerrahisi alanında Kastamonu ilimizdeki hastalar artık başka yerlerde çözüm aramayacak. Op.Dr.Hikmet Karayel bey aynı zamanda Köyümüzden Musa Ayanoğlu&#8217;nun spreal motoru ile kestiği kolunun amaliyatını başarı ile gerçekleştirmiştir.</p>
<p>2 ay önce spreal motoru ile elini bilek mesafesinden kesen ve Kastamonu ilimizde plastik cerrahi olmadığı için acil müdahalesi kalp damar cerrahı tarafından yapılan Musa Ayanoğlu İstanbul ilimizde Cerrahpaşa ve Çapa hastahanelerinde muayene olmuş fakat pek ilgi alaka görememişti. Kastamonu ilimize atanan Op.Dr.Hikmet Karayel beyin göreve başlaması ile Musa Ayanoğlu&#8217;nun önce tedavisi sonra amaliyatı yapılmış ve daha önce haraket etmeyen 3 parmak haraket etmeye başlamıştır. Op.Dr.Hikmet Karayel beye teşekkürlerimizi iletiyoruz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><img title="DSCF4368" src="http://halaclikoyu.com/resimler/DSCF4368-300x225.jpg" alt="DSCF4368" width="300" height="225" /></p>
<p>Malesef bizim köyümüzde herşeyi biliyorum diye geçinen bir çok insan var. Elektrikten anlamaz ama elektrigi kurcalar,Motordan anlamaz motoru kurcalar  başıma bir iş gelir diye düşünmezler. Bu insanların başında hemde en başında MUSA AYANOĞLU benim babam gelir.  Geçenlerde küçük bir çitaya yuva açmak için demir ustalarının demir kestiği spreal (jet) motoru ile kolunu bilek hizasından kesmiş. Birinci derece bir kesik neredeyse kol kopmak üzere öyle ciddi bir kaza. Gerek internet gerek telefonla  hergün köyümde ve Kastamonu&#8217;da yaşayan arkadaşlarımla hatta annem babamla görüştügüm halde herkez benden bu  olayı saklamış. Çünkü bizim çok bilmiş Saniye ve Musa Ayanoğlu oğlumuz duymasın haber vermeyin diye tüm görüştügüm kişilere tembihlemişler. Kime sorsam abi bize yemin ettirdiler diyor <img src='http://halaclikoyu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kısacası hiç bir şey bilmeyipte çok şey biliyorum diye geçinenlerin başına hep böyle sakarlıklar geliyor be başları hiç beladan kurtulmuyor.  Siz siz olun bilmediginiz bir işe kalkışmayın. Sonucunu düşünmediginiz yada kestiremediginiz hiç bir işe başlamayın.Her işe başlarken o işin sakıncalı ve kötü yönlerini düşünün öyle o işe başlayın ve mutlaka bir kaç kişiye danışın. Elektrikli ev aletleri makine motor gibi tehlikeli aletlerden uzak durun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/halacli-koyu-haber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEŞEKKÜRLER HİKMET KARAYEL</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/op-dr-hikmet-karayel/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/op-dr-hikmet-karayel/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2011 19:05:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Numan Ayanoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=1724</guid>
		<description><![CDATA[ 
19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan ve ihtisasını Ankara Eğitim Araştırma Hastanesinde tamamlayan Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hikmet Karayel, ilk görev yeri olarak Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinde harikalar yaratıyor. El, yüz, çene gibi kırık ve kesiklerin plastik cerrahisi alanında Kastamonu ilimizdeki hastalar artık başka yerlerde çözüm aramayacak. Sayın Op.Dr.Hikmet Karayel bey aynı zamanda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2843" title="Op-Dr-Hikmet-Karayel" src="http://halaclikoyu.com/resimler/Op-Dr-Hikmet-Karayel1-300x276.jpg" alt="Op-Dr-Hikmet-Karayel" width="300" height="276" />19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan ve ihtisasını Ankara Eğitim Araştırma Hastanesinde tamamlayan Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hikmet Karayel, ilk görev yeri olarak Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinde harikalar yaratıyor. El, yüz, çene gibi kırık ve kesiklerin plastik cerrahisi alanında Kastamonu ilimizdeki hastalar artık başka yerlerde çözüm aramayacak. Sayın Op.Dr.Hikmet Karayel bey aynı zamanda Köyümüzden Musa Ayanoğlu&#8217;nun spreal motoru ile kestiği kolunun amaliyatını başarı ile gerçekleştirmiştir.</p>
<p>2 ay önce spreal motoru ile elini bilek mesafesinden kesen ve Kastamonu ilimizde plastik cerrahi olmadığı için acil müdahalesi kalp damar cerrahı tarafından yapılan Musa Ayanoğlu İstanbul ilimizde Cerrahpaşa ve Çapa hastahanelerinde muayene olmuş fakat pek ilgi alaka görememişti. Kastamonu ilimize atanan Op.Dr.Hikmet Karayel beyin göreve başlaması ile Musa Ayanoğlu&#8217;nun önce tedavisi sonra amaliyatı yapılmış ve daha önce haraket etmeyen 3 parmak haraket etmeye başlamıştır. Op.Dr.Hikmet Karayel beye teşekkürlerimizi iletiyoruz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://cooltext.com"><img title="Numan Ayanoğlu" src="http://images.cooltext.com/1797455.gif" alt="" width="561" height="69" /></a></p>
<p> <a href="http://cooltext.com"> </a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/op-dr-hikmet-karayel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber efendimizin mucizeleri (Yorum ekle)</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/peygamber-efendimizin-mucizeleri/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/peygamber-efendimizin-mucizeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 13:41:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halaçlı Köyü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Halaçli Köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2199</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber efendimizin mucizeleri;

Sual: Peygamber efendimizin mucizeleri nelerdir?
CEVAP
Çok mucizesi görülmüştür. Bazılarını bildirelim.
Aşağıdaki yazılar (Mir’at-ı Kâinat) kitabından alınmıştır.
Muhammed aleyhisselamın hak Peygamber olduğunu bildiren şahitler pek çoktur. Ümmetinin Evliyasında hâsıl olan kerametler, hep Onun mucizeleridir; çünkü kerametler, Ona tâbi olanlarda, Onun izinde gidenlerde hâsıl olmaktadır.
Muhammed aleyhisselamın mucizeleri, zaman bakımından üçe ayrılmıştır:
Birincisi, mübarek ruhu yaratıldığından başlayarak, Peygamberliğinin bildirildiği (bi’set) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Peygamber efendimizin mucizeleri;</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></strong>Sual: Peygamber efendimizin mucizeleri nelerdir?<br />
CEVAP<br />
Çok mucizesi görülmüştür. Bazılarını bildirelim.<br />
Aşağıdaki yazılar (Mir’at-ı Kâinat) kitabından alınmıştır.</p>
<p>Muhammed aleyhisselamın hak Peygamber olduğunu bildiren şahitler pek çoktur. Ümmetinin Evliyasında hâsıl olan kerametler, hep Onun mucizeleridir; çünkü kerametler, Ona tâbi olanlarda, Onun izinde gidenlerde hâsıl olmaktadır.</p>
<p>Muhammed aleyhisselamın mucizeleri, zaman bakımından üçe ayrılmıştır:</p>
<p>Birincisi, mübarek ruhu yaratıldığından başlayarak, Peygamberliğinin bildirildiği (bi’set) zamanına kadar olanlardır.</p>
<p>İkincisi, bi’setten vefatına kadar olan zaman içindekilerdir.</p>
<p>Üçüncüsü, vefatından kıyamete kadar olmuş ve olacak şeylerdir.</p>
<p>Bunlardan birincilere, (İrhas) yani, başlangıçlar denir. Her biri de ayrıca görerek veya görmeyip akıl ile anlaşılan mucizeler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bütün bu mucizeler o kadar çoktur ki, saymak mümkün olmamıştır. İkinci kısımdaki mucizelerin üç bin kadar olduğu bildirilmiştir. Bunlardan bazılarını aşağıda bildireceğiz.</p>
<p>1- Muhammed aleyhisselamın mucizelerinin en büyüğü Kur’an-ı kerimdir.</p>
<p>2- En büyük mucizelerinden birisi de, Mirac mucizesidir.</p>
<p>3- Meşhur mucizelerinin en büyüklerinden birisi de, Ay’ı ikiye ayırmasıdır. Bu mucize, başka hiçbir Peygambere nasip olmamıştır. Muhammed aleyhisselam elli iki yaşında iken, Mekke’de Kureyş kâfirlerinin elebaşıları yanına gelip, (Peygamber isen Ay’ı ikiye ayır) dediler. Muhammed aleyhisselam, herkesin ve hele tanıdıklarının, akrabasının iman etmelerini çok istiyordu. Mübarek ellerini kaldırıp dua etti. Allahü teâlâ, kabul edip, Ay’ı ikiye böldü. Yarısı bir dağın, diğer yarısı başka dağın üzerinde göründü. Kâfirler, Muhammed bize sihir yaptı dediler. İman etmediler.</p>
<p>Bu mucize ile ilgili âyet-i kerimenin meali şöyle:<br />
(Kıyamet yaklaştı, Ay yarıldı. Onlar [müşrikler] bir mucize görünce hemen yüz çevirirler ve &#8220;Eskiden beri devam ede gelen bir sihir [büyü] derler.) [Kamer 1,2]</p>
<p>4- Muhammed aleyhisselam, bazı gazalarında, susuz kalındığı zaman, mübarek elini bir kaptaki suya sokmuş, parmakları arasından su akarak, suyun bulunduğu kap devamlı taşmıştır. Bazen seksen, bazen üçyüz, bazen binbeşyüz, Tebük Gazasında ise, yetmiş bin kimsenin hepsi ve hayvanları, bu sudan içmişler ve kullanmışlardır. Mübarek elini sudan çıkarınca akması durmuştur.</p>
<p>5- Hayber gazasında, önüne zehirlenmiş koyun kebabı koyduklarında, (Ya Resulallah, beni yeme, ben zehirliyim) sesi işitildi.</p>
<p>6- Medine’de, mescid-i nebevide dikili bir hurma kütüğü vardı. Resulullah hutbe okurken, bu direğe dayanırdı. Buna Hannane denirdi. Minber yapılınca, Hannane’nin yanına gitmedi. Ondan ağlama seslerini, bütün cemaat işittiler. Minberden inip, Hannane’ye sarıldı. Sesi kesildi. (Eğer sarılmasaydım, benim ayrılığımdan kıyamete kadar ağlardı) buyurdu.</p>
<p>7- Mübarek eline aldığı çakıl taşlarının ve tuttuğu yemek parçalarının arı sesi gibi, Allahü teâlâyı tesbih ettikleri çok görülmüştür.</p>
<p>8- Bir gün, bir köylüyü imana davet etti. Müslüman bir komşumun vefat etmiş kızını diriltirsen, iman ederim dedi. Mezarına gittiler. İsmini söyleyerek kızı çağırdı. Kabir içinden ses işitildi ve dışarı çıktı. (Dünyaya gelmek ister misin?) buyurdu. (Ya Resulallah! Dünyaya gelmek istemem. Burada babamın evindekinden daha rahatım. Müslümanın ahireti, dünyasından daha iyi) dedi. Köylü bunu görünce, hemen imana geldi.</p>
<p>9- Tirmizi ve Nesai’nin (Sünen) kitaplarında diyor ki, iki gözü a’ma bir kimse gelip, ya Resulallah, Allahü teâlâya dua et, gözlerim açılsın dedi. (Kusursuz bir abdest al! Sonra Ya Rabbi! Sana yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselamı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed aleyhisselam! Seni vesile ederek, Rabbime yalvarıyorum. Senin hatırın için kabul etmesini istiyorum. Ya Rabbi! Bu yüce Peygamberi bana şefaatçi eyle! Onun hürmetine duamı kabul et!) duasını okumasını buyurdu. Adam, abdest alıp dua etti. Hemen gözleri açıldı. Bu duayı Müslümanlar, her zaman okumuşlar ve maksatlarına kavuşmuşlardır.</p>
<p>10- Medine’de, minberde hutbe okurken, bir kimse, ya Resulallah! Susuzluktan çocuklarımız, hayvanlarımız, tarlalarımız helak oluyor. İmdadımıza yetiş dedi. Ellerini kaldırıp, dua eyledi. Gökte hiç bulut yokken, mübarek ellerini yüzüne sürmeden, bulutlar toplandı. Hemen yağmur başladı. Birkaç gün devam etti. Yine minberde okurken, o kimse, ya Resulallah! Yağmurdan helak olacağız deyince, Resul aleyhisselam, tebessüm etti ve (Ya Rabbi! Rahmetini başka kullarına da ihsan eyle!) buyurdu. Bulutlar açılıp, güneş göründü.</p>
<p>11- Cabir bin Abdullah diyor ki, çok borcum vardı. Resulullaha haber verdim. Bahçeme gelip, hurma yığınının etrafında üç kere dolaştı. (Alacaklılarını çağır, gelsinler!) buyurdu. Her birine hakları verildi. Yığından bir şey eksilmedi.</p>
<p>12- Bir kadın, hediye olarak bal gönderdi. Balı kabul edip, boş kabı geri gönderdi. Kap bal ile dolu olarak geri geldi. Kadın gelerek, (ya Resulallah! Hediyemi niçin kabul etmediniz?Acaba günahım nedir?) dedi. (Senin hediyeni kabul ettik. Gördüğün bal, Allahü teâlânın hediyene verdiği berekettir) buyurdu. Kadın çocukları ile aylarca yediler. Hiç eksilmedi. Bir gün yanılarak balı başka bir kaba koydular. Oradan yiyerek bitirdiler. Bunu, Resulullaha haber verdiler. (Gönderdiğim kapta kalsaydı, dünya durdukça yerlerdi, hiç eksilmezdi) buyurdu.</p>
<p>13- Resulullahın gaybdan haber verdiği çok görüldü. Bu mucizesi üç kısımdır:</p>
<p>Birinci kısmı, kendi zamanından evvel olan ve kendisine sorulan şeylerdir ki, bunlara verdiği cevaplar, çok kâfirlerin, katı kalbli düşmanlarının imana gelmelerine sebep olmuştur.</p>
<p>İkinci kısmı, kendi zamanında olmuş ve olacak şeyleri haber vermesidir.</p>
<p>Üçüncü kısmı, kendisinden sonra kıyamete kadar dünyada ve ahirette olacak şeyleri bildirmesidir.</p>
<p>Burada ikinci ve üçüncü kısımlardan birkaçı aşağıda bildirilecektir.</p>
<p>[İslam’a davetin başlangıcında, müşriklerin eziyetlerinden, sıkıntılarından dolayı, Eshab-ı kiramın bir kısmı Habeşistan’a hicret etmişlerdi. Resulullah, Mekke’de kalan Eshab-ı kiramla beraber, üç sene her türlü görüşme, alış-veriş yapma, Müslümanlardan başka bir kimse ile konuşmama gibi, bütün içtimai muamelelerden men olundular. Kureyş müşrikleri, bu karar ve ittifaklarını bildiren bir ahdname yazarak, Kâbe-i muazzamaya asmışlardı. Her şeye kâdir olan Allahü teâlâ (Arza) denilen bir çeşit kurdu [ağaç kurdu] o vesikaya musallat etti. Yazılı bulunan (Bismikellahümme) [Allahü teâlânın ismi ile] ibaresinden başka, ne yazılı ise, hepsini o kurtcuk yedi, bitirdi. Allahü teâlâ bu hâli Cibril-i emin vasıtası ile Peygamber efendimize bildirdi. Peygamber efendimiz de bu hâli amcası Ebu Talibe anlattı. Ertesi gün, Ebu Talib müşriklerin ileri gelenlerine gelerek, Muhammedin Rabbi Ona şöyle haber vermiş. Eğer söylediği doğru ise, bu hâli kaldırıp, eskiden olduğu gibi dolaşmalarına, başkaları ile görüşmelerine mani olmayınız. Eğer söylediği doğru değilse, ben de Onu artık himaye etmeyeceğim, dedi. Kureyşin ileri gelenleri, bu teklifi kabul ettiler. Herkes toplanarak Kâbe’ye geldiler. Ahdnameyi Kâbe’den indirerek açtılar ve Resulullahın buyurduğu gibi, (Bismikellahümme) ibaresinden başka, bütün yazıların yenilmiş olduğunu gördüler.]</p>
<p>Acem padişahı Hüsrev’den Medine’ye elçiler geldi. Bir gün, bunları çağırıp, (Bu gece, Kisranızı kendi oğlu öldürdü) buyurdu. Bir müddet sonra, oğlunun babasını öldürdüğü haberi geldi. [İran şahlarına Kisra denir.]</p>
<p>14- Bir gün, zevcesi Hafsa validemize, (Ebu Bekir ile baban, ümmetimin idaresini ellerine alacaklardır) buyurdu. Bu sözle Hazret-i Ebu Bekir’in ve Hafsa validemizin babası olan Hazret-i Ömer’in halife olacaklarını müjdeledi.</p>
<p>15- Ebu Hüreyre’yi “radıyallahü teâlâ anh” Medine’de, zekât olarak gelmiş olan hurmaların muhafazasına memur etmişti. Bir kimseyi hurma çalarken yakaladı. Seni Resulullaha götüreceğim dedi. Hırsız, fakirim, çoluğum çocuğum çoktur diyerek yalvarınca, bıraktı. Ertesi gün, Resulullah Ebu Hüreyre’yi çağırıp, (Dün gece bıraktığın adam ne yapmıştı?) buyurdu. Ebu Hüreyre anlatınca, (Seni aldatmış. Yine gelecektir) buyurdu. Ertesi gece yine geldi ve yakalandı. Tekrar yalvarıp, Allah aşkına bırak dedi ve kurtuldu. Üçüncü gece, tekrar gelip yakalanınca, yalvarmaları fayda vermedi. Beni bırakırsan, birkaç şey öğretirim, sana çok faydası olur, dedi. Ebu Hüreyre kabul etti. Gece yatarken, (Âyet-el kürsi)yi okursan Allahü teâlâ seni korur, yanına şeytan yaklaşmaz dedi ve gitti. Ertesi gün, Resulullah efendimiz, Ebu Hüreyre’ye tekrar sorup cevap alınca, (Şimdi doğru söylemiş. Halbuki kendisi çok yalancıdır. Üç gecedir kiminle konuştuğunu biliyor musun?) buyurdu. Hayır, bilmiyorum deyince, (O kimse şeytan idi) buyurdu.</p>
<p>16- Rum İmparatorunun orduları ile harp için (Mute) denilen yere asker gönderdiğinde, sahabeden üç emirin arka arkaya şehid olduklarını, kendisi, Medine’de minber üzerinde iken, Allahü teâlânın göstermesi ile görerek yanındakilere haber verdi.</p>
<p>17- Muaz bin Cebeli vali olarak Yemen’e gönderirken, Medine’nin dışına kadar uğurlayıp ona çok nasihatler verdi. (Seninle dünyada artık buluşamayız) buyurdu. Hazret-i Muaz Yemen’de iken Resulullah efendimiz Medine’de vefat etti.</p>
<p>18- Vefat ederken, mübarek kızı Fatıma’ya, (Akrabam arasında bana evvela kavuşan sen olacaksın) buyurdu. Altı ay sonra Hazret-i Fatıma vefat etti. Akrabasından ondan evvel kimse vefat etmedi.</p>
<p>19- Kays bin Şemmasa, (Güzel olarak yaşarsın ve şehid olarak ölürsün) buyurdu. Hazret-i Ebu Bekir halife iken Yemamede Müseylemet-ül-Kezzab ile yapılan muharebede şehid oldu.<br />
Hazret-i Ömer’in ve Hazret-i Osman’ın ve Hazret-i Ali’nin şehid olacaklarını dahi haber verdi.</p>
<p>20- Acem padişahı Kisranın ve Rum padişahı Kayserin memleketlerinin Müslümanların eline geçeceğini ve hazinelerinin Allah yolunda dağıtılacağını müjdeledi.</p>
<p>21- Ümmetinden çok kimsenin denizden gazaya gideceklerini ve sahabeden olan Ümmi Hiram’ın o gazada bulunacağını haber verdi. Hazret-i Osman halife iken Müslümanlar, gemiler ile Kıbrıs adasına gidip harp ettiler. Bu hanım da beraber idi. Orada şehid oldu.</p>
<p>22- Mübarek kızı Fatıma’nın oğlu Hasan “radıyallahü teâlâ anhüma” için, (Bu oğlum çok hayırlıdır. Allahü teâlâ, Müslümanlardan iki büyük ordunun sulh etmesine bunu sebep yapacaktır) buyurdu. Büyük bir ordu ile Muaviye’ye “radıyallahü anh” karşı harp edeceği zaman, fitneyi önlemek, Müslümanların kanının dökülmemesi için hakkı olan halifeliği Muaviye’ye “radıyallahü anh” teslim etti.</p>
<p>23- Abdullah ibni Abbas’ın annesine bakıp, (Senin bir oğlun olacak. Doğduğu zaman bana getir!) buyurdu. Çocuğu getirdiklerinde, kulağına ezan ve ikamet okuyup, mübarek ağzının suyundan ağzına sürdü. İsmini Abdullah koyup annesinin kucağına verdi. (Halifelerin babasını al, götür!) buyurdu. Hazret-i Abbas, bunu işitip, gelip sorunca, (Evet, böyle söyledim. Bu çocuk halifelerin babasıdır. Onlar arasında seffah, Mehdi ve İsa aleyhisselamla namaz kılan bir kimse bulunacaktır) buyurdu. Abbasiyye devletinin başına çok halifeler geldi. Bunların hepsi, Abdullah bin Abbas’ın soyundan oldu.</p>
<p>24- Eshabından çok kimseye hayır dualar etmiş, hepsi kabul olunarak faydalarını görmüşlerdir. Hazret-i Ali buyuruyor ki:<br />
Resulullah beni Yemen’e kadı [Hâkim] olarak göndermek istedi. Ya Resulallah! Ben kadılık yapmasını bilmiyorum dedim. Mübarek elini göğsüme koyup, (Ya Rabbi! Bunun kalbine doğru şeyleri bildir. Hep doğru söylemek nasip eyle!) buyurdu. Bundan sonra bana gelen şikâyetçilerden doğru olanı hemen anlar, hak üzere hükmederdim.</p>
<p>25- Nabiga ismindeki meşhur şair şiirlerinden birkaçını okuyunca, Araplar arasında meşhur olan (Allahü teâlâ dişlerini dökmesin) duasını buyurdu. Nabiga yüz yaşına gelmişti. Dişleri ak ve berrak, inci gibi dizilmiş dururdu.</p>
<p>26- Amcası Ebu Leheb’in oğlu Uteybe, Resulullahı çok üzdü. Çirkin şeyler söyledi. Buna çok üzülüp, (Ya Rabbi! Buna köpeklerinden birini musallat eyle!) buyurdu. Uteybe, Şam’a ticaret için giderken bir gece arkadaşlarının arasında yatıyordu. Bir aslan gelip arkadaşlarını koklayıp bıraktı. Sıra Uteybe’ye gelince, kaptı parçaladı.</p>
<p>27- Acem padişahı Hüsrev Pervize iman etmesi için mektup gönderdi. Alçak Hüsrev, mektubu parçaladı ve getiren elçiyi şehid eyledi. Peygamber efendimiz bunu işitince, çok üzüldü ve (Ya Rabbi! Onun mülkünü parçala!) buyurdu. Resulullah hayatta iken Hüsrevi oğlu Şireveyh hançerle parçaladı. Hazret-i Ömer halife iken, acem memleketinin tamamını Müslümanlar feth edip, Hüsrev’in nesli de, mülkü de kalmadı.</p>
<p>28- Allahü teâlâ, Habibini belalardan korurdu. Ebu Cehil, Resulullahın en büyük düşmanı idi. Kâbe-i muazzama yanında namaz kılarken, alçak Ebu Cehil, tam zamanıdır diyerek, bıçakla üzerine yürümek isterken, hemen geri dönüp kaçtı. Arkadaşları, niçin korktun dediklerinde, Muhammed ile aramızda ateş dolu bir hendek gördüm. Birçok kimse beni bekliyorlardı. Bir adım atsaydım, yakalayıp ateşe atacaklardı. Bunu Müslümanlar işitip, Resulullah efendimize sorduklarında, (Allahü teâlânın melekleri, onu yakalayıp parçalayacaklardı) buyurdu.</p>
<p>29- Resulullah efendimiz bir gün abdest alıp, mestlerinden birini giyip, ikincisine mübarek elini uzatırken, bir kuş geldi. Bu mesti kapıp havada silkti. İçinden bir yılan düştü. Sonra kuş mesti yere bıraktı. Bugünden sonra, ayakkabı giyerken, önce silkelemek sünnet oldu.</p>
<p>30- Selman-ı Farisi, hak din aramak için, İran’dan çıkıp çeşitli memleketleri dolaşmaya başladı. Beni Kelb kabilesinden bir kervan ile Arabistan’a gelirken Vadi’-ul kura denilen mevkide hainlik edip bir yahudiye köle diye sattılar. Bu da, akrabası, Medineli bir yahudiye köle olarak sattı. Hicrette Resulullahın Medine’ye teşriflerini işitince, çok sevindi. Çünkü, kendisi nasrani âlimi idi. En son rehberi büyük bir âlimin tavsiyesi ile, ahir zaman Peygamberine iman etmek için Arabistan’a gelmişti. O âlim, Resulullahın vasıflarını öğretmiş, Onun hediye kabul edip, sadaka kabul etmediğini, iki omuzu arasında mühr-ü nübüvvet olduğunu ve pek çok mucizeleri olduğunu Selman’a bildirmişti. Selman-ı Farisi, Resulullaha sadakadır diyerek hurma getirdi. Resulullah onlardan hiç yemedi. Hediyedir diye bir tabakta yirmibeş kadar hurma getirdi. Resulullah efendimiz ondan yedi. Bütün Eshab-ı kiram da yediler. Yenilen hurma çekirdekleri bin kadardı. Resulullahın bu mucizesini de gördü. Ertesi gün bir cenaze defninde mühr-ü nübüvveti görmek arzu etti. Resulullah, bunu anlayıp mübarek gömleğini sıyırarak mühr-ü nübüvveti gösterdi. Selman hemen imana geldi. Birkaç sene sonra 300 hurma ağacı ile binaltıyüz dirhem altın ödemek şartı ile azat edilmesine söz kesildi. Resulullah bunu işitti. Mübarek elleri ile ikiyüzdoksandokuz hurma ağacı dikti. Ağaçlar o sene meyve vermeye başladı. Birini Ömer “radıyallahü teâlâ anh” dikmişti. Bu ağaç meyve vermedi. Resulullah efendimiz, bunu çıkarıp mübarek elleri ile tekrar dikti. Bu da hemen meyve verdi. Bir gazada, ganimet alınan, yumurta kadar altını Selman’a “radıyallahü teâlâ anh” verdiler. Resulullaha gelip, bu gayet azdır. Binaltıyüz gram çekmez dedi. Mübarek ellerine alıp tekrar Selman’a verdi. (Bunu sahibine götür) buyurdu. Yarısı ile efendisine olan borcunu ödedi. Yarısı da, Hazret-i Selman’a kaldı.</p>
<p>31- Kureyş kâfirlerinden Velid bin Mugire, As bin Vail, Haris bin Kays, Esved bin Yagus ve Esved bin Muttalib, Resulullaha cefa ve eziyet etmekte başkalarından aşırı gidiyorlardı. Cebrail aleyhisselam gelip, (Seninle alay edenlere cezalarını veririz&#8230;) mealindeki Hicr suresinin 95. âyetini getirip, Velidin ayağına, ikincisinin ökçesine, üçüncüsünün burnuna, dördüncüsünün başına, beşincisinin gözlerine işaret etti. Velid’in ayağına bir ok battı. Çok kibirli olduğundan, eğilerek oku çıkarıp atmak, kendine ağır geldi. Demiri topuk damarına batıp, siyatik hastalığına yakalandı. As’ın ökçesine diken battı. Tulum gibi şişti. Harisin burnundan devamlı kan geldi. Esved bir ağaç altında neşeli otururken, kafasını ağaca vurup, diğer Esved de, a’ma olup, hepsi helak oldular.</p>
<p>32- Devs kabilesinin reisi Tufeyl, hicretten önce, Mekke’de imana gelmişti. Kavmini imana davet için Resulullahtan bir alamet istedi. (Ya Rabbi! Buna bir âyet (delil) ihsan eyle) buyurdu. Tufeyl, kabilesine gidince, iki kaşı arasında bir nur parladı. Tufeyl, ya Rabbi! Bu alameti yüzümden giderip başka yerime koy. Bunu yüzümde görenlerden bazısı, kendi dinlerinden çıktığım için cezalandırıldığımı zannederler dedi. Duası kabul olup, nur yüzünden gitti. Elindeki kamçının ucunda kandil gibi parladı. Kabilesindekiler zamanla imana geldiler.</p>
<p>33- Hicretin yedinci senesinde Resulullah efendimiz, Habeş padişahı Necaşi’ye ve Rum imparatoru Herakliyus’a ve Acem padişahı Husrev’e ve Bizansın Mısır’daki valisi Mukavkas’e ve Şam’daki valisi Haris’e ve Umman Sultanı Semame’ye mektuplar göndererek, hepsini imana davet etti. Mektupları götüren elçiler, gittikleri yerin dillerini bilmiyorlardı. Ertesi sabah, o dilleri söylemeye başladılar.</p>
<p>Molla Abdurrahman Caminin (Şevahid-ün-nübüvve) kitabında ve Yusuf-i Nebhani’nin (Huccetullahi alel-âlemin) kitabında, Resulullah efendimizin daha nice mucizeleri yazılıdır.</p>
<p>Save gölünün kuruması<br />
Sual: Peygamber efendimiz doğduğu zaman, Kâbe’deki putlar yüzüstü yıkılıyor, Kisra’nın sarayı çöküyor, bin yıldan beri Mecusilerin yanan ateşi sönüyor. Bir de Save gölünün kuruduğu bildiriliyor. Save gölünün suçu ne idi de kurudu?<br />
CEVAP<br />
Cansız varlıkların ne suçu olur ki, yani suçu olduğundan değil, bu gölü halk mukaddes sayar, kuruyacağına asla ihtimal vermezlermiş. Çok tuzlu imiş, sağdan soldan su gelmiyor, su seviyesi hep aynı, hiç eksilme olmuyormuş, derinliği beş metre yüzeyi 12,5 km imiş. Bu göl bir anda kuruyor. Bunun aksine, Şam tarafında bin yıldan beri suyu akmayan ve kurumuş olan Semave Nehrinin vadisi de, o gece, su ile dolup taşarak akmaya başlıyor. Bu tür olaylar cansız varlıkların suçu falan olduğu için değil, onları mukaddes sayan insanları ikaz için, ibret almaları için ve daha başka hikmetler yüzünden ihsan ediliyor.</p>
<p>Resulullahın mucizelerinden<br />
Sual: Resulullah&#8217;ın hacamat kanını içen olduğu söyleniyor. Kan içmek caiz mi?<br />
CEVAP<br />
Resulullah efendimizin mübarek kanı, diğer insanların kanı gibi değildir.</p>
<p>Eshab-ı kiramdan Abdullah bin Zübeyr, Resulullahın hacamat edilirken çıkan kanını içti. Resulullah efendimiz, darılmayıp, hatta gülümseyerek, (Artık Cehennem ateşi seni yakmaz) buyurdu. Başına bazı işler geleceğini de bildirdi. (Beyheki)</p>
<p>Yine Eshab-ı kiramdan Malik bin Sinan, Resulullahın mübarek kanını içtiği zaman, ona da, (Cehennem ateşi seni yakmaz) buyurdu. (İbni Hibban)</p>
<p>Mübarek artığını içen Bereke isimli kadına da, (Artık hiç karın ağrısı çekmezsin) buyurdu. (Mevahib-i ledünniyye)</p>
<p>Halid bin Velid radıyallahü anh, sarığında taşıdığı bir sakal-ı şerif için her savaşta zafer kazandı. (Şifa-i şerif)</p>
<p>Bunların hepsi, Peygamber efendimizin mucizelerindendir; fakat selef-i salihine düşman selefi denilen kimseler, Resulullahın eşyalarıyla, mübarek saçı ve sakalıyla bereketlenmeyi şirk kabul ediyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/peygamber-efendimizin-mucizeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne anne, Allah bizi görüyor (Yorum yaz)</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/anne-anne-allah-bizi-goruyor/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/anne-anne-allah-bizi-goruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 09:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kalpgozu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2138</guid>
		<description><![CDATA[Hazret-i Ömer, halifeliği sırasında bir gece asayişi kontrol için Medine sokaklarında dolaşıyordu. Gecenin karanlığında önünden geçmekte olduğu bir evden yüksek sesler işitti. Bir anne kızına şöyle diyordu;
- Kızım, yarın satacağımız süte su karıştır!
- Anne, Halife süte su karıştırmayı yasak etmedi mi?
- Kızım, gecenin bu saatinde Halifenin nerden haberi olacak, o şimdi yatağında yatıyor.
- Anne! Anne! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hazret-i Ömer, halifeliği sırasında bir gece asayişi kontrol için Medine sokaklarında dolaşıyordu. Gecenin karanlığında önünden geçmekte olduğu bir evden yüksek sesler işitti. Bir anne kızına şöyle diyordu;<br />
- Kızım, yarın satacağımız süte su karıştır!<br />
- Anne, Halife süte su karıştırmayı yasak etmedi mi?<br />
- Kızım, gecenin bu saatinde Halifenin nerden haberi olacak, o şimdi yatağında yatıyor.<br />
- Anne! Anne! Halife uyuyor, haberi olmaz diyorsun! Her şeyi bilen, gören ve her şeye kâdir olan Allahü teâlâ bizi görüyor, hâlimizi biliyor! Hilemizi insanlardan gizleyebiliriz, fakat her şeyi bilen ve gören Allah’tan nasıl gizlersin?</p>
<p>Hazret-i Ömer, bu kızın güzel ahlakına çok hayran kaldı. Bu durumu hanımına da anlattı. Sonra da, o kızı oğlu Asım ile evlendirdi. Asım’ın bu kadından bir kızı oldu. Bu kızdan da âdil halifelerden Ömer bin Abdülaziz hazretleri doğdu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/anne-anne-allah-bizi-goruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Açlıktan ölen servet sahibi (Yorum yaz)</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/acliktan-olen-servet-sahibi/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/acliktan-olen-servet-sahibi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 09:33:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kalpgozu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2135</guid>
		<description><![CDATA[Yusuf aleyhisselam, iftira yüzünden zindanda iken Mısır hükümdarı bir rüya görmüştü. Korku ile uykusundan uyanıp; Ben rüyamda 7 semiz ineğin 7 zayıf ineği yediğini ve 7 yeşil başak, 7 de kurumuş başak gördüm. Eğer rüya tabiri biliyorsanız, bu rüyamı tabir edin dedi. Onlar, Biz böyle rüyaları tabir edemeyiz dediler. Hazret-i Yusuf ile zindanda kalan şerbetçi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yusuf aleyhisselam, iftira yüzünden zindanda iken Mısır hükümdarı bir rüya görmüştü. Korku ile uykusundan uyanıp; Ben rüyamda 7 semiz ineğin 7 zayıf ineği yediğini ve 7 yeşil başak, 7 de kurumuş başak gördüm. Eğer rüya tabiri biliyorsanız, bu rüyamı tabir edin dedi. Onlar, Biz böyle rüyaları tabir edemeyiz dediler. Hazret-i Yusuf ile zindanda kalan şerbetçi, Hazret-i Yusuf’un rüya tabir ettiğini hatırlayarak; Ben bu rüyayı tabir ettireceğim dedi. Hazret-i Yusuf’un yanına gitti. Mısır hükümdarının rüyasını anlatıp tabirini istedi.</p>
<p>Hazret-i Yusuf, “7 sene bolluk, sonra 7 sene kıtlık olacak. Bollukta saklayın, kıtlıkta bunları yersiniz. Bolluk senelerinde çok ekip, ekinleri sapları ile beraber, başakları ile ambarlara koymalısın. Bu şekilde ekinler bozulmadan kalır, hem de saplar hayvanlarınız için yem olur. Halka da, ekinlerinden ihtiyaçları kadarını yemelerini, geriye kalanını saklayıp korumalarını emretmelisin. Bu yiyecekler kıtlık senelerinde sizin ve çevredeki insanların ihtiyaçlarını karşılayacaktır” dedi.</p>
<p>Hazret-i Yusuf’un tavsiyelerini beğenen hükümdar; Mısır’ın hazinelerinin idare işini Hazret-i Yusuf’a bıraktı. Yani onu maliye nazırı yaptı. O da gerekli tasarruf ve iktisat yolunu tuttu. 7 bolluk senesinden sonra 7 kıtlık senesi geldi. Her taraftan tahıl almak üzere insanlar gelmeye başlamıştı.</p>
<p>Bu olaylardan bir müddet sonra Yemen’e çok şiddetli bir sel gelir, ağaçları kökünden söker, binaların yıkılmasına sebep olur. Sular çekildikten sonra eski bir mezarın açıldığı görülür. Ortaya bir kadın cesediyle büyük bir servet çıkar. Kitabedeki yazı okunduğunda, bu cesedin Himyeri hükümdarlarından birinin kızı olan Tace adındaki bir kadına ait olduğu anlaşılır. Tace’nin cesedinin boynunda 7 inci gerdanlık, kollarında 7 kıymetli altın bilezik, ayaklarında mücevherli 7 halhal ve on parmağın 7 sinde muhteşem mücevher yüzüklerin bulunduğu görülür. Ayrıca baş tarafında çok kıymetli eşya ile doldurulmuş hazine gibi bir tabut parladığı da dikkatlerden kaçmaz. Bu tabutun ön kısmında ki levhada yazılı olanlar ilgi çekicidir.</p>
<p>Hitabede şunlar yazılı idi:<br />
Ben hükümdarın kızı Tace’yim. Memleketimizde müthiş bir kıtlık çıktığı için, tahıl getirtmek üzere, birkaç adamımı, Mısır maliye nazırı olan Yusuf aleyhisselama yolladım. Epey bir zaman geçtiği halde gönderdiğim adamlar gelmeyince, adamlarımızdan bazılarına bir kantar (50 kilo kadar) gümüş verip herhangi bir yerden bununla bir kantar un alıp getirmesini istedim. Onlar da bulamadılar. Nihayet bir kantar altın verip tekrar gönderdimse de, yine bulamadıklarından, incileri öğütüp yemekten başka çare bulamadım. Fakat o da beni besleyemediği için, büyük bir servet içinde açlıktan ölümle yüz yüze kaldım. Benim bu acıklı hâlimi işitenler, gerekli dersi almalı, servetine güvenmemeli, gerekli iktisat yolunu tutmalıdır. Tarihte altının da, incinin de, geçmediği durumlar varsa da, benden başka dünyada hangi kadın bu kadar muhteşem ziynetler içinde ölmüştür?</p>
<p>Hazineler bu kadına fayda etmediği gibi, ahirette de para pul geçmeyecektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir.) [Buhari]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/acliktan-olen-servet-sahibi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz! (Yorum yaz)</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/nasil-yasarsaniz-oyle-olursunuz/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/nasil-yasarsaniz-oyle-olursunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 09:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kalpgozu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2132</guid>
		<description><![CDATA[Evliyâ zâtlardan
Ahmed bin Harb hazretlerini,
“rahmetullahi teâlâ aleyh”
bir gün, bir müslüman evine çağırıp;
- Efendim, hastamız ölmek üzeredir.
Kendisine Kelime-i şehâdeti telkin
etseniz. Biz bir türlü söyletemedik,
diye arzetti.
Mübârek zât hastanın yanına geldi
ve kendisine şehâdeti telkîn etti:
- Haydi, bir kere Allah de!
Haydi, Lâ ilâhe illâllah de! Üçüncüde, hasta gözlerini açıp;
- Boşuna uğraşmayın, o kelimeleri
söylemeye dilim dönmüyor,
dedi ve öylece öldü. Büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evliyâ zâtlardan</p>
<p>Ahmed bin Harb hazretlerini,</p>
<p>“rahmetullahi teâlâ aleyh”</p>
<p>bir gün, bir müslüman evine çağırıp;</p>
<p>- Efendim, hastamız ölmek üzeredir.</p>
<p>Kendisine Kelime-i şehâdeti telkin</p>
<p>etseniz. Biz bir türlü söyletemedik,</p>
<p>diye arzetti.</p>
<p>Mübârek zât hastanın yanına geldi</p>
<p>ve kendisine şehâdeti telkîn etti:</p>
<p>- Haydi, bir kere Allah de!</p>
<p>Haydi, Lâ ilâhe illâllah de! Üçüncüde, hasta gözlerini açıp;</p>
<p>- Boşuna uğraşmayın, o kelimeleri</p>
<p>söylemeye dilim dönmüyor,</p>
<p>dedi ve öylece öldü. Büyük Velî yakınlarına dönüp sordu:</p>
<p>- Önceki hayatı nasıldı hastanızın? &#8211; Her gün şarap içerdi efendim,</p>
<p>dediler.<br />
- Beş vakit namazını kılar mıydı?</p>
<p>- Hayır efendim, kılmazdı. &#8211; Peki, tövbe eder miydi?</p>
<p>- Maalesef hocam, etmezdi.<br />
O zaman buyurdu ki:</p>
<p>- Hepimiz, bu kötü hâlden ibret almalı</p>
<p>ve dâima dînimize uygun yaşamalıyız.</p>
<p>Zîra Peygamberimiz “aleyhisselâm”</p>
<p>(Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz!)</p>
<p>buyuruyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/nasil-yasarsaniz-oyle-olursunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen niçin oynamıyorsun? (Yorum yaz)</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/sen-nicin-oynamiyorsun/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/sen-nicin-oynamiyorsun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 09:28:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kalpgozu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2130</guid>
		<description><![CDATA[Ebül Hayr el Aktâ hazretleri
“rahmetullahi teâlâ aleyh” çocukları çok sever, ilgilenirdi onlarla.
Bir gün oyun oynayan çocukları gördü.
Ancak bir tânesi bir köşeye çekilmiş
oynamıyor, seyrediyordu sadece.
Yanına yaklaşıp;
- Evlâdım, sen niçin oynamıyorsun?
diye sordu.
Çocuk cevaben;
- Oynamak içimden gelmiyor amca,
dedi.
Büyük Velî onun başını okşayıp;
- Niçin içinden gelmiyor yavrum?
Haydi kalk, sen de katıl oyuna,
buyurdu.
Ancak çocuk kararlıydı:
- Hayır amca, oynamak istemiyorum,
- Neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong><span lang="EN">Ebül Hayr el Aktâ hazretleri</span></strong></div>
<div><strong><span lang="EN">“rahmetullahi teâlâ aleyh” çocukları çok sever, ilgilenirdi onlarla.</span></strong></div>
<div><strong><span lang="EN">Bir gün oyun oynayan çocukları gördü.</span></strong></div>
<p><strong><span lang="EN">Ancak bir tânesi bir köşeye çekilmiş</p>
<p>oynamıyor, seyrediyordu sadece.</p>
<p>Yanına yaklaşıp;</p>
<p>- Evlâdım, sen niçin oynamıyorsun?</p>
<p>diye sordu.<br />
Çocuk cevaben;</p>
<p>- Oynamak içimden gelmiyor amca,</p>
<p>dedi.<br />
Büyük Velî onun başını okşayıp;</p>
<p>- Niçin içinden gelmiyor yavrum?</p>
<p>Haydi kalk, sen de katıl oyuna,</p>
<p>buyurdu.<br />
Ancak çocuk kararlıydı:</p>
<p>- Hayır amca, oynamak istemiyorum,</p>
<p>- Neden istemiyorsun?</p>
<p>- Biz oyun için yaratılmadık ki, Bu söz, büyük Velînin</p>
<p>çok hoşuna gitti ve sordu hemen:</p>
<p>- Peki, ne için yaratıldık yavrum? &#8211; Rabbimize ibâdet etmek için. &#8211; Evlâdım sen küçüksün günahın da yok.</p>
<p>Şimdi oyna, büyüyünce ibâdet edersin,</p>
<p>buyurdu.<br />
Çocuk cevaben;</p>
<p>- Babam ocağı yakarken, kalın odunları</p>
<p>ince çırpılarla tutuşturuyor. İşte ben,</p>
<p>yârın Cehennemde yanacak olan ince</p>
<p>çırpılardan olmak istemiyorum amca,</p>
<p>dedi.<br />
Mübârek zât, araştırdı bu güzel çocuğu.</p>
<p>Seyyidler’den yâni evlâd-ı Resul’den</p>
<p>olduğunu öğrendi sonunda.<br />
Mısır’da yetişen velîlerden<span> </span></p>
<div><span lang="EN">Sen niçin oynamıyorsun?<br />
Mısır’da yetişen velîlerden</span></div>
<div><span lang="EN">Ebül Hayr el Aktâ hazretleri</span></div>
<div><span lang="EN">“rahmetullahi teâlâ aleyh” çocukları çok sever, ilgilenirdi onlarla.</span></div>
<p></span></strong><span lang="EN">Bir gün oyun oynayan çocukları gördü.</p>
<p>Ancak bir tânesi bir köşeye çekilmiş</p>
<p>oynamıyor, seyrediyordu sadece.</p>
<p>Yanına yaklaşıp;</p>
<p>- Evlâdım, sen niçin oynamıyorsun?</p>
<p>diye sordu.<br />
Çocuk cevaben;</p>
<p>- Oynamak içimden gelmiyor amca,</p>
<p>dedi.<br />
Büyük Velî onun başını okşayıp;</p>
<p>- Niçin içinden gelmiyor yavrum?</p>
<p>Haydi kalk, sen de katıl oyuna,</p>
<p>buyurdu.<br />
Ancak çocuk kararlıydı:</p>
<p>- Hayır amca, oynamak istemiyorum,</p>
<p>- Neden istemiyorsun?</p>
<p>- Biz oyun için yaratılmadık ki, Bu söz, büyük Velînin</p>
<p>çok hoşuna gitti ve sordu hemen:</p>
<p>- Peki, ne için yaratıldık yavrum? &#8211; Rabbimize ibâdet etmek için. &#8211; Evlâdım sen küçüksün günahın da yok.</p>
<p>Şimdi oyna, büyüyünce ibâdet edersin,</p>
<p>buyurdu.<br />
Çocuk cevaben;</p>
<p>- Babam ocağı yakarken, kalın odunları</p>
<p>ince çırpılarla tutuşturuyor. İşte ben,</p>
<p>yârın Cehennemde yanacak olan ince</p>
<p>çırpılardan olmak istemiyorum amca,</p>
<p>dedi.<br />
Mübârek zât, araştırdı bu güzel çocuğu.</p>
<p>Seyyidler’den yâni evlâd-ı Resul’den</p>
<p>olduğunu öğrendi sonunda.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/sen-nicin-oynamiyorsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müthiş kuraklık vardı (Yorum yaz)</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/muthis-kuraklik-vardi/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/muthis-kuraklik-vardi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 09:24:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kalpgozu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2124</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Peygamberimiz
“sallallahü aleyhi ve sellem” sekiz yaşında iken amcası Ebû Tâlibinın önünde diz çökelim!
Sevgili Peygamberimiz
evinde kalıyordu. Onun teşrîfiyle bereket
gelmişti eve. Ancak Mekke’de müthiş
bir kuraklık vardı o yıllarda. Mekke halkı şaşırmış bir halde bir yerde
toplandılar. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Kimi;
- Hâlimizi Lât putuna arzedelim! Kimi;
- Hayır hayır, Uzzâ’ya gidelim! kimi de;
- En iyisi Menât’
diyordu.
O esnâda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Peygamberimiz</p>
<p>“sallallahü aleyhi ve sellem” sekiz yaşında iken amcası Ebû Tâlibinın önünde diz çökelim!<br />
Sevgili Peygamberimiz</p>
<p>evinde kalıyordu. Onun teşrîfiyle bereket</p>
<p>gelmişti eve. Ancak Mekke’de müthiş</p>
<p>bir kuraklık vardı o yıllarda. Mekke halkı şaşırmış bir halde bir yerde</p>
<p>toplandılar. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Kimi;</p>
<p>- Hâlimizi Lât putuna arzedelim! Kimi;</p>
<p>- Hayır hayır, Uzzâ’ya gidelim! kimi de;</p>
<p>- En iyisi Menât’</p>
<p>diyordu.<br />
O esnâda güngörmüş bir ihtiyar;</p>
<p>- Ey Kureyş halkı! Yazıklar olsun size!</p>
<p>Bizim aramızda, İbrâhim Halîlullahın</p>
<p>Evlâtları varken, siz hâlâ şu cansız</p>
<p>putlardan mı medet umuyorsunuz?</p>
<p>diye seslendi.<br />
Kalabalık hep birden;</p>
<p>- Tabii ya, çok doğru söylüyor!</p>
<p>dediler.<br />
Ve derhal Ebû Tâlib’in kapısına koşup;</p>
<p>- Yâ Ebâ Tâlib şu kıtlıkta çocuklarımız</p>
<p>ölüyor hayvanlarımız kırılıyor. Çok zor durumdayız. Senin mübârek neslini</p>
<p>vesîle edip yağmur duâsına çıkmak</p>
<p>istiyoruz, sen ne diyorsun?</p>
<p>dediler.</p>
<p>Ebû Tâlib onlara;</p>
<p>- Çok iyi olur, haydi gidelim!</p>
<p>dedi ve<br />
nur yüzlü Efendimiz’in başını okşayıp;</p>
<p>- Haydi yeğenim, Beytullaha gidiyoruz!</p>
<p>dedi.</p>
<p>Önde Ebû Tâlib ve Allahın Sevgilisi,</p>
<p>arkada Mekke halkı, Kâbe’ye geldiler. Ebû Tâlib, sırtını Kâbe duvarına dayayıp</p>
<p>duâ ederken, Efendimiz Kâbe örtüsüne</p>
<p>yapışıp, şehâdet parmağını göğe uzattı.</p>
<p>Sonrası mâlum. Mavi gök, yağmur yüklü</p>
<p>bulutlarla doldu bir anda. Gök gürültüleri,</p>
<p>şimşekler ve ardından rahmet. İnsanlar</p>
<p>da kandılar suya, bitki ve hayvanat da. Nitekim,</p>
<p>Muhammed Mustafâ Efendimiz</p>
<p>“sallallahü aleyhi ve sellem”</p>
<p>âlemlere rahmet olarak</p>
<p>gelmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/muthis-kuraklik-vardi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan yüreği, kaç yaşında olursa olsun ancak ona açılan yüreğe karşılık verir. (Yorum yaz)</title>
		<link>http://halaclikoyu.com/sohbet/</link>
		<comments>http://halaclikoyu.com/sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 09:20:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kalpgozu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://halaclikoyu.com/?p=2122</guid>
		<description><![CDATA[Sert bakmıştı güneşe
 
 

Hazret-i Ömer-ül Fârûk
“radıyallahü teâlâ anh”
bir gün evinin önünde hırkasını yamıyordu.
Ancak yaz mevsimi olduğundan, hava çok
sıcaktı ve güneş değdiği yeri kavuruyordu.
Hazret-i Ömer’in de “radıyallahü anh”
mübârek sırtını fenâ yakmıştı ki,
dönüp sertçe baktı güneşe.
O nazarla güneşin harâreti azaldı, hava
karardı ve Cebrâil aleyhisselâm
geldi ve Allahü teâlânın;
- Ey Habîbim! Ömer’e söyle, bir defa da
şefkatle baksın güneşe, yoksa güneşin
bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong><span lang="EN">Sert bakmıştı güneşe</span></strong></div>
<div><strong><span lang="EN"> </span></strong></div>
<p><strong><span lang="EN"> </p>
<p></span></strong></p>
<p>Hazret-i Ömer-ül Fârûk</p>
<p>“radıyallahü teâlâ anh”</p>
<p>bir gün evinin önünde hırkasını yamıyordu.</p>
<p>Ancak yaz mevsimi olduğundan, hava çok</p>
<p>sıcaktı ve güneş değdiği yeri kavuruyordu.</p>
<p>Hazret-i Ömer’in de “radıyallahü anh”</p>
<p>mübârek sırtını fenâ yakmıştı ki,</p>
<p>dönüp sertçe baktı güneşe.</p>
<p>O nazarla güneşin harâreti azaldı, hava</p>
<p>karardı ve Cebrâil aleyhisselâm</p>
<p>geldi ve Allahü teâlânın;</p>
<p>- Ey Habîbim! Ömer’e söyle, bir defa da</p>
<p>şefkatle baksın güneşe, yoksa güneşin</p>
<p>bu azalan nûru, bir daha avdet etmez!</p>
<p>buyurduğunu Resûl aleyhisselâma bildirdi:</p>
<p>Sevgili Peygamberimiz</p>
<p>“sallallahü aleyhi ve sellem”</p>
<p>hazret-i Ömer’i “radıyallahü anh”</p>
<p>çağırıp bildirdi bu emri.</p>
<p>Hazret-i Ömer “radıyallahü anh”;</p>
<p>- Baş göz üstüne yâ Resûlallah!</p>
<p>dedi.</p>
<p>Ve başını çevirip, şefkatle bir baktı güneşe.</p>
<p>O anda güneşin ziyası tekrar geldi yerine.</p>
<p>O karanlık gidip, aydınlandı her yer yine.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://halaclikoyu.com/sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

