Her Köşesi buram buram tarih kokan Kastamonu ilimiz hakkında bilmedikleriniz.
-Kastamonu’nun 50.000 yıllık bir tarihi olduÄŸunu.
-Sahabe-i kiram’ dan Kays-ül Hanedanı Asgar ( R.A) hazretlerinin ve Piri Türkistan Hoca Ahmet Yasevi’nin talebelerinden olan Yusuf Horasani diÄŸer ismiyle Deveci Sultan’ın Kastamonu’da yattığını.
-Dünya tarihini dönüm noktalarından biri olan İstanbul’un fethinde kullanılan ve Halice indirilen gemilerin altlarına konulan kızakların (kalas) Kastamonu ormanlarından getirildiÄŸini.
-İstanbul’un fethinde kullanılan Åžahi toplarının dökümünde kullanılan demir ve bakır madenlerinin yine Kastamonu Küre ilçemizden getirildiÄŸini ve bu topların üzerinde “Küre-i Nühas” damgasının bulunduÄŸunu.
-Dünya tarihinin en büyük cihangirlerden biri olan Fatih Sultan Mehmet Han’ın annesinin Kastamonu ilimizin Devrekani ilçesinden olduÄŸunu.
-İstiklal Savaşında toprakları işgal edilmemesine rağmen en çok şehit veren illerden birinin Kastamonu olduğunu.
-Fatih sultan Mehmet Han’ın oÄŸlu Åžehzade Cem Sultan’ın Kastamonu’da iki yıl valilik yaptığını.Kastamonu SancakbeyliÄŸinin sınırlarının İstanbul Üsküdar’a kadar uzandığını.
-Türk dünyasında ve Türkiye’deki İstiklal Madalyalı tek yerin Kastamonu’nun İnebolu ilçesi olduÄŸunu.
-Çanakkale Savaşında Türk Milletinin KurtuluÅŸu için can veren 250.000 Aziz ÅŸehitlerimizden 93.000′inin Kastamonulu olduÄŸunu.
-Erzurum ve Sivas Kongrelerinin gerçekleşmesi için gerekli finansın Kastamonulu Murat Bey tarafından karşılandığını.
-Türk Milletinin dimağına yer etmiş olan ve birer milli kahraman olarak anılan Kara Fatmalarının Halime Kaptanların Kastamonulu olduğunu.
-Ankara’da Ulus meydanında bulunan Atatürk anıtının çevresinde yer alan ve mermi taşıyan kadını temsil eden heykelin Kastamonu Seydiler’li Åžerife Bacı’ya ait olduÄŸunu.
-Anadolu’da kurulan ilk lisenin Abdurrahman PaÅŸa tarafından kurulan Kastamonu lisesi olduÄŸunu.
-Türkiye’de ilk sanat okulunun Kastamonu’da kurulmuÅŸ olduÄŸunu.
-Türkiye’de ilk Kadın mitingini Kastamonu Müdafaa-i Hukuk cemiyeti tarafından 10-Aralık-1919 düzenlediÄŸini BİLİYORMUYDUNUZ..?
-Kara Mustafa PaÅŸa
Kastamonu Halaçlı Köyünde dünyaya gelmiÅŸ, 1226′da İstanbul’da vefat etmiÅŸtir. İlim yuvalarının kurucusu ve koruyucusu olarak bilinir. Kastamonu’da bir Darılfünun açmak istemiÅŸ, ilk defa Darülkurra ve Darülhadis bölümlerini faaliyete geçirmiÅŸ, Darültefair, darülhikme ve Darültıp gibi ÅŸubeleri açmaya ömrü vefa etmemiÅŸtir. Yakın bir tarihe kadar Darülkurra kısmının kitaplığı ayakta idi.
Bu sayfa Kastamonu’ ilimizin tanıtımı amacıyla Numan AyanoÄŸlu tarafından düzenlenmiÅŸtir
 SepetçioÄŸlu türküsü bir hikâyeyle baÅŸlar: “SepetçioÄŸlu, bir ananın kuzusu…” Fakirdi, ama çok yakışıklıydı. Osman Efe! Sepet örerdi. Zile’den zengin bir aÄŸa geldi, SepetçioÄŸlu’na sataÅŸtı. Bir gün kapıştılar. Zilelinin elinde bir gümüş kalkan, Osman Efe’nin elinde de bir sepet vardı. SepetçioÄŸlu, Zileliyi öldürüp daÄŸa çıktı. “EÄŸil daÄŸlar eÄŸil, Osman Efem geliyor…” Osman Efe, bu oyunu ilk defa Hükümet kuvvetleri tarafından kuÅŸatılınca oynamış!
Isparta yöresinde bile gün gören Sepetçioğlu Oyunu tartım (ritim) ve tavırlar bakımından, hem de havasının çığırı itibariyle zeybek oyununun Kastamonu yukarılarında merkezleşmiş bir çeşididir, türkülüdür.
SepetçioÄŸlu, iki asra yakın m’zisiyle asıl Kastamonu havalisinde oynanır. Çankırı, Çorum, Sinop, Bolu, Zonguldak, KırÅŸehir gibi Kastamonu’yla hududu bulunan veya yakın illerin nice yerlerinde de yürütülmüş olmakla beraber, oyunun esas ÅŸeklinin Kastamonu’da kaldığı kabul ediliyor. Figür ve tavırları orada aslına uygun kalabilmiÅŸtir. Ora efeliÄŸinde meÅŸhur “perde” denilen eÄŸlencelerde avratlarla (kadınlarla) oynanıldığı için aydın zümrenin iltifatını kazanamamıştı. Otuz yıl kadar oluyor. Bazı muallimler (öğretmenler) onu, aydınların müsamerelerine de alarak Zeybek ile eÅŸit haklara sahip kılmaya çalışmışlardı. Bunların başında öğretmen Tal’t Mümtaz’ın (Yaman) adı gelir ki, bizzat baÅŸarıyla oynuyordu. Esas tipini aynen yaÅŸatmaya çalışıyordu. Kastamonu ve İstanbul’un Türk Ocaklarında keza tanıtmaya gayret etmiÅŸti. O yıllarda müheykel (heykel gibi) bir genç ve henüz talebeydi (öğrenciydi).
Sepetçioğlu, çevik bir oyundur. Her türlü sazla oynanır. Biri kadın diğeri erkek çiftlerden karşılıklı 4 veya 6 kişilik beraberliklerce yürütülür. İki kişi oynarken çiftler hiç değişmezler. Oyunu erkek idare eder. Dönme, yürüme ve diz çökmelerde kadın icabına göre yüksek veya alçak sesle erkeğin vereceği komutlarla davranmak zorundadır.
Erkek ve kadının oyundaki yürüyüş, dönüş ve diz çöküş hareketlerinin yönleri aksi taraflaradır. Biri sağa yürürken, öbürü sol yana gider. Biri sağ yanda sağ ayağıyla diz çökerken, öteki solda ve sol ayağı üzerine çöker. Oyuna başlanırken sözlerin şu ilk mısraları söylenir:
Sepetçioğlu bir ananın, bir babanın kuzusu, Hiç gitmeyor yüreğimden efem de sızısı, yandım!
İlk mısra uzunca sürdüğünden, erkek kollarını göğüsleri hiz’sına kaldırıp ellerini birbiri arasından geçirerek döndürür. O sırada kadın hem sözleri terennüm eder (söyler), hem de bütün vücuduyla titrer. Bu bittikten sonra saz, ara naÄŸmeye geçer. Çok kıvrak bir nakarattır. Oyun asıl kuvvetini bunlardan almaktadır.
İlk figür her iki tarafın oldukları yerde bazı vücut hareketleri göstermeleriyle geçer.
İkinci figür hem sağa, hem sola yürüyüştür.
Â
Halk Kültürü
Â
HALK MÜZİĞİ VE HALK OYUNLARI
İle göç olmadığından halk müziği ve geleneksel oyunlar yöre özelliklerini yansıtır. Oyunlar zeybek türündedir. Seyirlik oyunlar, çocuk oyunlarında da öbür illere göre çeşitlilik görülmez.
HALK MÜZİĞİ: Köklü bir müzik kültürü olan Kastamonu uzun havaların kuzeydeki son durağıdır.
İlde iki resmi derleme yapılmıştır. 1928′de İstanbul Belediye Konservatuvarı adına yapılan ilk derlemeyi Yusuf Ziya, Ekrem Besim, Muhittin Sadak ve Ferruh Arsunar gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. 1948′de Ankara Devlet Konservatuvan’nca yapılan ikinci derlemede Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve teknisyen Rıza YetiÅŸen yer almıştır.
Derlenen ezgiler üzerinde yapılan araştırma, yörede köklü bir müzik geleneği yaşandığını göstermektedir. İnsanî, Âşık Kemâli, Âşık Meydânı, Feyzi Berkıya, Kırnaoğlu, Âşık Hasan, Ozanoğlu, Yorgansız Hakkı gibi âşıkların yetişmiş olması da âşıklık geleneğinin sürdüğünü göstermektedir. Sazın, koşma, divan, satranç, kalenderi, semai, müstezat, destan gibi nazım türlerine eşlik etmesi şiire ayrı bir hava kazandırmaktadır.
Halk oyunları, zeybek ve kaşık oyunları türündedir. Davulla oynananlar da vardır. Karayılan bunların en bilinenidir. İnebolu dolayları gemici türküsünün özel bir oyunu da vardır. Tekneleri sahile çekme gösterisi olarak nitelendirilen bu oyunda küreğin suya değişi, suda devinimi ve kürek sesleri ritim ve ezgiyle verilir. Geleneksel el sanatlarından dokumacılık ve bakırcılık da türkü tere yansımıştır. Halı dokuma türküsünde tezgâh; demirci-bakırcı-kalaycı türküsünde ise çekiç sesleri ritmi oluşturur.
Kastamonu’da uzun havaların çoÄŸu ritmik ezgiye baÄŸlanır. SepetçioÄŸlu ve Yıldız bunlardandır.
Yörede en yaygın usuller 2 zamanlıdan başlar. 4-5 zamanlı ezgiler ve 9 zamanlı ezgilerin değişik tipleri görülür.
Halk MüziÄŸi Araçtan: Tezeneli sazlardan meydan sazı. baÄŸlama, cura yaygındır. Son zamanlarda tambura yanında “bulgari” denilen saz da çalınmaya baÅŸlamıştır. Türkiye Radyoları’nda divan sazını ilk çalan Kastamonulu sanatçı Âşık Mümin Meydani’dir. Yurttan Sesler Korosu’nun ilk baÄŸlama sanatçısı İnebolulu Sarı Recep de yine bu yöredendir. Yaygın yaylı sazlar, kemane, kemence ve tırnak kemanesidir. Tırnak kemanesi Türk sanat müziÄŸinde kullanılır. Üflemeli sazların başında zurna gelir. Dilli büyük kavallar, çoban düdükleri de yaygındır. Davul, tef, zil ve kaşık gibi vurmalı sazlar çalınır.
           Â
Bir Halk oyunu ekibi, yoresel kiyafetleri ile.
Üçüncü figür; yerinde hafif sıçramalar dönmeler ve nihayet diz çökmeler halinde geçip, bunları ayak değiştirmeler takip eder. Sonra da yeniden öbür mısraların oyunları başlar ki, öncekilerin aynıdır ve oyun böylelikle son bulmuş olur.
Dört kiÅŸiyle oynanılışında bir kadın – bir erkek ve bir kadın – bir erkek karşılıklı geçerler. Oyunun komutacısı yine içlerinden bir erkek olur. Oyuncuların çöker ve dönerken ayak ve ellerinden çıkardıkları sesler pek hoÅŸ olur.
SepetçioÄŸlu, Kastamonu’nun iki asır kadar evvelki giyimiyle oynanılmaktadır. Erkek kıyafeti ÅŸudur: Ceket, yerine çuhadan bir “marka” veya “cepken” giyilir. Marka, kalça hiz’sına kadar iner, ön tarafı açıktır. Ayrıca yelesi yoktur. Kolları dirseÄŸe gelen kısmı, yenler, yan taraflar, etek güzel ve gir’nbah’ (deÄŸerli, pahalı) kaytanlarla iÅŸlidir. Pantolon yerine “zıbka” vardır ve dar bacaklıdır. Kürek hiz’larına gelen kısım fazlasıyla bol, fakat ön ve arka tarafa toplanık bulunduÄŸundan yanları da o nispette vücuda yapışıktır. Ön ve arkada toplu kalan kısım yine güzel kaytanlarla çizgilendirilmiÅŸtir. Pantolonların ön ve arka taraflarındaki örtü yerlerinde de paçalara kadar inen kaytanlar vardır. Zıbkanın üst kısmında bele Tosya iÅŸi büyük ve kalın kuÅŸaklar sarılır. Onun üstünde, para cüzdanı gibi meÅŸinden sekiz on gözlü bir silâhlık ve bunun arasında bir saldırma (bıçak çeÅŸidi) olur. BaÅŸta, o zamana göre sivri bir al börk, üstünde “çökü” bulunur. Mintanın yakası dik olup, kolları markanın kolundan sarkar, bileklere yapışıktır. Bu da (mintan) Kastamonu alacasından yapılmadır. Ayakta “harpuç” yemeni bulunur.
Kadın giyimi erkekten farklıdır. Kastamonu kadınlarında ÅŸalvar giyilmesi âdet deÄŸildir. “Uzun Etek” ve “Üç Saçaklı” t’bir edilen ağır Halep kumaÅŸlarından yapılma ipek elbise giyerler. BaÅŸta, dört santim eninde ve üzeri altınlarla kaplı bir kızıl börk (fes), onunda arkasında 30 cm. uzunluÄŸunda ve kutru (çapı) 5 cm. kalınlığında püskül vardır. Onun üstünde zülüfleri (saçları) kapatacak surette ve çevresi ipek oyalarla iÅŸli “mücessem” vardır. Ayakta “yuvalı kundura” tabir edilen ayakkabının uzun topuklu ve sivri burunlu (bota benzeyen) etrafı l’stikli mest vardır. Birlikte zıplanmalarda bu ayakkabı büyük rol oynar.Â
 GELENEKSEL OYUNLAR:
Kastamonu halk oyunları yalın görünümlüdür. Bunda kentin göç almaması ve çevre illerle ilişkisinin zayıf olması etkendir. Seyirlik oyunlar ve çocuk oyunları ise öbür illerdeki oyunlara benzer.
Geleneksel Halk Oyunları: Kastamonu ve yöresi zeybek bölgesidir. Kıyı kasabalarındaki oyunlar ise horon et kisindedir. Çevre köylerde davulla oynanan köçek havalarına merkezde rastlanmaz.
Zeybek: Kastamonu’da zeybek, düğün niÅŸan törenlerinde, ulusal bayramlarda, eÄŸlence günlerinde oynanır. Genellikle erkeklerin oyunlarına davul-zurna eÅŸlik eder. Kıyı kasabalarında denize, donanmaya iliÅŸkin sözlerle, devinimlerle oynanan oyunlar da vardır. Kastamonu ve çevresinde zeybeklerin sözlü bölümlerinde oynanmaz. Oyun aralarında davulcular ortaya çıkarak beceri gerektiren deÄŸiÅŸik devinimlerle tek kiÅŸilik gösteriler yaparlar. Bu gösteri oyuncuların dinlenmesine olanak saÄŸlar. Davulcu yerini alırken oyuncular da yeni bir zeybeÄŸe geçer.
Yöre zeybeklerinin en bilinenleri şunlardır: Aşağı tmaret. Ben Tefimi, Beyler Bahçesi, Bütün Çırdak (Çıtırdak, Çığır-dak). Yarım Çırdak, Çeliktendir, Qçekdağ, Dere Bekleyen, Erencik, Genç Osman, Hendek, Heyamola, Kara Kuzu Havası, Karanfil Oyunu, Kınalı Keklik, Mendan, Oturak Havası, Rakı İçtim, Sepetçioğlu, Topal Koşma, Kolbastı, vb.
SepetçioÄŸlu Osman Efe, Araç llçesi’nin Boyalı Bucağı’nda doÄŸmuÅŸ, sepetçilikle geçinen bir Yörük gencidir. Bir anlatıya göre, IsfendiyaroÄŸulları soyundan Hamza Bey, baÅŸka bir anlatıya göre Rüstem ya da Ali Bey, ağır vergilerle halkı ezmekte, haraca kesmektedir. Bir gün beyin adamları SepetçioÄŸlu Osman’dan bir haftada 100 sepet yapmasını isterler. Osman, bunun olanaksızlığını anlatırsa da dinletemez. BuyruÄŸa karşı gelmiÅŸ sayılarak beye götürülür. Osman koltuÄŸunun altına sakladığı saldırmayla (hançer) beyi öldürür. Yakalanıp zindana atılır. Bir yolunu bulup kaçar. Arac’ın Gülpü Dağı’na çıkar, beyin adamlarıyla tek başına savaşır. Beyin yerine geçen oÄŸlu da halkı ezmektedir. Osman, köydeki sözlüsüyle evlenmiÅŸtir. Kastamonu Beyi, Osman’ın yaÅŸlı anasını, karısını yakalatır. Osman gelip teslim olmazsa onları öldüreceÄŸini duyurur. Gizlice beyin odasına giren Osman, anasını, karısını kurtarıp daÄŸa götürür. Beyin adamları ardındadır. KuÅŸatılan SepetçioÄŸlu, yiÄŸitçe savaşırsa da anası ve karısıyla birlikte öldürülür.
Bir anlatıya göre ise, beyin kızını kaçırdığı için sarılıp, yaralanmıştır. Kız da isyancı sayılıp hapse atılmıştır. Osman yakalanarak, İstanbul’da yargılanmış ve idam edilmiÅŸtir. BaÅŸka bir anlatıdaysa PadiÅŸah’ın SepetçioÄŸlu’nu bağışladığı söylenir.
Oyunun tüm devinimleri, Kastamonu uşağının ağırbaşlılığını, uysallığını, yürek bütünlüğünü, kötülerle savaşımını, haksızlıklara karşı çıkarak ölümü bile göze almasını simgeler.
Oyun üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde türkü söylenerek yürünür. Sonra ağır, zaman zaman karşılıklı oyunlar oynanır. İkinci bölümde türkü sürerken oyun durur, sonra yeniden başlar. Bu bölümde diz kırmalar, sekmeler, el vuruşlar çoktur. Üçüncü bölüm yine türküyle başlar, karşılıklı el vurmalar, sekmeler, yerde yapılan devinimlerle sürer. Oyunun türküsü şöyledir:
Sepetçioğlu bir ananın kuzusu
Hiç gitmiyor yüreğimden efem de sızusu vay vay
Böyleymiş alnımızın yazısu
Yassıl dağlar yassıl aslan efem de geliyo haydah
Gidelim Kışla önüne aşağı
Salıvermiş ince belden kuşağı
Yaman olur Kastamonu uşşağı
Yol verin efem dumanlı dağlar oy
Yaslan Sepetçioğlu dağlara yaslan
Laleli çimenli dağlara yaslan
Analar doÄŸurmaz sen gibi aslan
EÄŸil daÄŸlar eÄŸil efem de geliyor haydah
Seslen Sepetçioğlu efece seslen
Laleli çimenli dağlara yaslan
Analar doÄŸurmaz sen gibi aslan
Yassıl dağlar yassıl Osman efem de geliyor
vay vay (…)
Çırdak (Çıtırdak, Çığırdak): Erkek oyunudur. Devinimler SepetçioÄŸlu ZeybeÄŸi’ne benzer. Türküsü de vardır. Küre ilçesinin Çırdak Köyü’ne yapılan bir baskın olayı üstüne yakılmıştır. Üç bölümden oluÅŸan oyunun bolüm baÅŸlangıçları türkülüdür. Zeybeklere özgü sekmeler, el vurmalar, diz vurmalar, ortaya geliÅŸ gidiÅŸler biçiminde oynanır. Türküsü şöyledir:
Şu Çırdaktan da baskun geliyor
Aman baskun da deÄŸil dostun geliyor
Kaygusuz avrat, hepdeyive kaygusuz avrat
Şu çırdaktan da gece meçe geçtim
Aman garlı buzlu sular mular içtim
Saygusuz yarim,hop deyiveıkaygusuz yarim
Nazlı yardan aman tez mi geçtin
Yuvarlağım toparlağım da kak gidiverdim
Cıvarayı feneri de yak gidiverelim
Kaygusuz yarim
Şu çardağın ekinleri
Aman top top olmuş da kakülleri
Saygusuz yarim hop deyive kaygusuz
… yarim
SEYİRLİK OYUNLAR, ORTAOYUNLARI
Kastamonu’da seyirlik oyunlar ve ortaoyunları kına gecelerinde, asker uÄŸurlama törenlerinde oynanır. Hayvanları, meslekleri simgeleyen oyunlar halkı güldürüp eÄŸlendirmeyi amaçlar. Kumar, Arap, Leylek, Bahar Çalgısı, Ramazan Hocası, Tütün Kıyma, Duvar örme. Kolan Dokuma gibi oyunlar aynı zamanda halkın yaÅŸama biçimini yansıtır. Köçek ve Heyamola da müzikli seyirlik oyunlara örnek gösterilebilir.
Köçek:İki kişinin karşılıklı oynadığı bu oyunda, erkek oyunculardan biri kadın kılığına girer, yüzünü boyayarak bir peşkir takar, eteklik giyer. Kadınca davranışlarla seyredenleri güldürür.
Heyamola: İnebolu ve çevresinde Deniz Bayramı eğlencelerinde erkeklerin oynadığı oyunlardandır. Bir grup, yerde halka oluşturur, öbürleri onların omzuna çıkarak kule yaparlar. Kule kimi kez üç kata yükseltilebilir. Beceri isteyen oyunda oyuncular kuleyi kurduktan sonra müzikle sağa sola sallanarak oynarlar. Oyunun sözleri şöyledir:
Solo: Ayva turunç taşlayalım Koro: Helessa yelessa Solo: Biz bu işi nişleydim
Koro: Helessa yelessa Solo: Bu yıl burda gışlayalım
Koro: Helessa yelessa
Heyamola yessa yessa
Mola heyamo
Ya mo heyamo
Mola heyamo
Helessa sellim yessa yessa yessa
Åžeytan Çık: Oyunda bir hoca, yardımcısı, ÅŸeytan ve üç köylü vardır. GeniÅŸ bir alanda ya da köy odasında oynanır. Hocaya sakal takılmış, sırtı yastıkla kamburlaÅŸtı-rılmıştır. Yardımcısı güçlüdür, önünde su dolu bir kova vardır. Åžeytan daha çok oyunu bilmeyenlerden seçilir. Hoca ortaya gelerek, daha önce oyunlar oynamış seyircilere “HemÅŸehriler, bir oynadınız, iki oynadınız, üç oynadınız. Bakıyorum oyunlarınız oyun deÄŸil! Hele bana bunun nedenini sorun söyleyeyim. ArkadaÅŸlar vakit geçti, sebebini anlatayım. Darılmayın ama içinizde bir ÅŸeytan var” der. Köylüler bakınırlar. Biri bağırır: “Hoca öyleyse bu ÅŸeytanı sen ortaya çıkar”, öbürleri de ona katılır, ÅŸeytanı bulmasını isterler. Hoca, seyirciler arasında gezinir, birkaç kiÅŸinin sırtını yoklar. Sonunda birini kolundan tutup alanın ortasına çeker, oturtur. Ceketini çıkararak, bir kolunu başına geçirir. Seyirciler gülüşürken, kulağına “Anaların doÄŸuramadığı, babaların besleyemediÄŸi, ninelerin beleyemediÄŸi benim kulunum, tayım. Ben sana ‘Åžeytan çık’ dediÄŸimde ‘Çıkmam’ diye bağır” der. Åžeytan bunu kabul eder. Hoca sağını solunu göremeyen ÅŸeytana bağırır: “Åžeytan Çık”, ÅŸeytan, “Çıkmam” der. Bu birkaç kez yinelenir. Bunun üzerine hoca üç kez ıslık çalar. Elinde su dolu kovayla bekleyen adam, ceketin kolundan suyu döker. Åžeytan yerinden fırlar, kendiliÄŸinden ortaya çıkmış olur. Seyirciler gülüşür.
Çocuk Oyunları: Kastamonu ve çevresindeki oyunlar öbür illerdeki oyunlara benzer. Erkek çocukların oynadığı cin kuyusu, ellebaÅŸ, geldi göçen, minder, çiydem, ateÅŸ oyunları, avcılık, askerlik, bezirgan başı, köse, esnaf, düğün, tuz yükü; kız çocukların oynadığı elhop kayası, çevirmeli elhop, bilye, dana, kuyu kayası, üç ve dokuz taÅŸ, takt ak, sobe takt ak. gibi oyunlar kimi ayrılıklarla öbür illerde de görülür. Bunlardan biri de Kastamonu’da “Köylen” denilen deÄŸnek oyunudur.
Köylen:5-6 kişiyle oynanır. Oyunda herkesin bir sopası vardır. Bir de ağaçtan bir top kullanılır. Her oyuncu için topun sığabileceği büyüklükte çukurlar açılır. Biri ebe seçilir. Ebe, topu çukurlardan birine sokmaya, öbürleri de ellerinden geldiğince uzaklaştırmaya çalışırlar. Top kimin çukuruna girerse o ebe olur. Oyun böylece sürdü
Bu sayfa Kastamonu Halk oyunlarını tanıtmak amacıyla Numan Ayanoğlu tarafından düzenlenmiştir
Kastamonu İlimizi Tanıyalım
Karadeniz’in incisi medeniyetin beÅŸiÄŸi olarak kabul edilen Kastamonu ilimiz sınırları içerisinde inanılmaz doÄŸa güzelliklerine sahiptir. Dünyaca ünlü valla kanyonu. Zümrüt yeÅŸili uçsuz bucaksız çam ormanları. Dünyanın en uzun en temiz sahilleri. Kaya mezarları. Bir birinden ilginç maÄŸaraları. Selçuklu döneminden kalma Camileri-Medreseleri-Türbeleri-Külliyeleri. Tarihi Hanları-Hamamları-Köprüleri-ÇeÅŸmeleri. Anadolu’nun sen yüce bir dağısın diye dillerimizden düşmeyen Ilgaz dağı ve Ilgaz dinlenme ve kayak tesisleri- Tarihi Kastamonu Konakları- Kastamonu’nun her noktasını görebileceÄŸiniz Kalesi. Tarihi Osmanlı Sarayı (Osmanlı Palace Hotel) Her medeniyete beÅŸiklik yapan Kastamonu yöresinde bulunan tarihi eserlerin sergilendiÄŸi muhteÅŸem müzesi. Tarihe ayna tutan Kastamonu Hükümet konağı (Valilik binası) Yöresel el sanatları.
Dünyaca ünlü Sarımsağı. At yetiştirme çiftlikleri. Mesire yerleri. Manevi değerleri. En önemlisi sıcakkanlı misafirperver KASTAMONU HALKI.
Kastamonu ilimiz anlatılmaz yaşanır. Yaşamak için görmek gereklidir. İster tarihe şahitlik edin, İster zümrüt yeşili ormanlarda gezinin, İster köylerimizi dolaşıp sıcakkanlı misafirperver köylümüze misafir olun, İster Kastamonu ilimizin zümrüt yeşili ormanlarında doğa ile baş başa kalın.
Dünya’ca ünlü Valla kanyonunda biz gezinti yapın. Karadeniz’in maviliÄŸinde tekne turlarına katılın. Dilerseniz uçsuz bucaksız sahillerimizde denizle kucaklaşın ne yapın edin ama kendinize ve ailenize bu ödülü verin ve Kastamonu ilimizi mutlaka görün.Â
                                                                                                                          Yorumlayan ve Yazan / Numan Ayanoğlu
Â
 KASTAMONU YEMEKLERİ KASTAMONU YEMEK KÜLTÜRÜ 812 ÇEŞİT YEMEK
Kaynaklara bakılırsa Kastamonu ve çevresinde tamı tamına 812 çeÅŸit yemek tespit edilmiÅŸti. Mantar yemekleri bile baÅŸlı başına bir konuydu. Yeri gelmiÅŸken Türkiye’de en zengin mantar çeÅŸidinin Kastamonu’da bulunduÄŸunu belirtmek isterim: Kuzu kulağı, kanlıca, ayı mıcığı, tavuk ayağı, saçak, içi kızıl, cincile, kavak, meÅŸe, kömüş memesi, söbelek, gelincik, teltelli, kırağı, mıkcık, kum mantarı… Dönüş yolunda arabamın bagajı tıka basa dolmuÅŸtu: Yarım çuval Osmancık’ın pirinci, kutu kutu çekme helva, kızılcık tarhanası, çemensiz pastırma, bol bol sarmısak, tirit için çıplak simit, çeÅŸit çeÅŸit mantar, kilolarca üryani eriÄŸi, kızılcık ekÅŸisi, pestil, siyez bulguru… Sözün özü; Kastamonu tarihiyle, doÄŸasıyla ve lezzetleriyle mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken bir yöredir.Â
Banduma
35 cm çapında 4 ev yufkası,2 tavuk göğüs eti,1 kâse tavuk suyu,Dövülmüş ceviz içi
Hazırlanışı:
Tavuk etini haşlayıp suyunu ayırın. Tavuk etlerini ufak parçalara ayırın. Yufkaları sekiz parçaya kesin. Uzun kenarlarına tavuk etinden yerleştirip sigara böreği gibi sarın. Malzeme bitinceye kadar işlemi sürdürün.
* Tereyağını eritin. Tavuk suyunu kaynatın. Yufkaları tavuk suyuna batırıp birbirinin üzerine gelecek şekilde servis tabaklarına dizin. Üzerlerine tereyağı gezdirip dövülmüş ceviz içi serpin. İkinci sırayı da aynı şekilde hazırlayın. En üste gelen yufkaları taç şeklinde yerleştirip haşlama suyundan 1 kepçe gezdirin. Kalan tavuk etlerini üzerlerine yerleştirin. Ceviz içi serpip sıcak servis yapın.
 MANCA
Manca, bir Kastamonu yemeÄŸi. Bu yemek aynı zamanda meze olarak da sunulabiliyor. Manca, karalahana’dan yapılıyor…
Malzemeler:
1 demet karalahana,200 gram bulgur ,100 gram pirinç,1 demet nane ,
1/2 demet maydanoz ,biber unu ,1 adet soğan ,1 demet taze soğan,35 ml. sıvıyağ ,1 adet kırmızı soğan, 3 diş sarmısak,
1 tatlı kaşığı tereyağı veya margarin,tuz,karabiber
Hazırlanışı:
Kırmızı soÄŸanı ayıklayıp çok ince kıyın. Pirinci ayıklayıp yıkayın. GeniÅŸce bir tencereye sıvı yağı koyun, soÄŸanı ve pirinci ekleyin. SoÄŸanlar pembeleÅŸinceye kadar çevirin. Bulguru ayıklayıp yıkayın. Üstünü kapatacak kadar sıcak su koyun ve ÅŸiÅŸene kadar bırakın. Nane, maydanoz ve taze soÄŸanları ayıkayıp yıkayın, ince kıyın, ÅŸiÅŸmiÅŸ bulgurla soÄŸanlı pirince katın. Tuzlayın, biberleyin. Karalahana yapraklarını saplarından ayırın. Sıcak suda 2 – 3 dakika bekletin ve süzün. Hazırladığınız içle yaprakları sarın, tencereye dizin. Üstüne bir tabak kapatıp piÅŸmeye bırakın. Kırmızı soÄŸanı salata soÄŸanı ÅŸeklinde kıyın. Sarmısakları ayıklayın, küçük doÄŸrayın. Tavaya tereyağı koyun, kırmızı soÄŸan ve sarmısakları pembeleÅŸinceye kadar kavurun. Biber ununu ilave edin. Hazırladığınız karışımı Mancaya ekleyip, sıcak olarak servis yapın.Â
Etli Ekmek
Kastamonu’nun yurt içinde en çok ün yapmış yiyeceği «Etli Ekmek» tir. Bu etli ekmeğin Konya’nın etli ekmeğiyle uzaktan, yakından ilgisi yoktur. Fırında ve saç üstünde iki şekilde pişirilmektedir. Önce evlerde saç üzerinde pişirilen şeklini tarif edeceğiz.
Â
Â
Malzeme (8 kiÅŸilik):
1 kg. orta yağlı iki defa makinede çekilmiş dana kıyması
2 kg. un
İki büyük baş soğan
Yarım demet maydanoz
Karabiber
Kimyon
Tuz
2 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
Haluçka
Haluçkamızın iç malzemeleri kıyma,soğan ve ince kıyılmış maydanoz iyice karıştırılır.Diğer tarafta
hamur malzemeleri yoğrulur.Ne çok cıvık nede çok katı bir hamur olmamamsına dikkat edilir. Yoğurduğumuz hamur dörde bölünür.Her bir parça un serpilerek açılır.Küçük kareler halinde kesilir.
(5×5 cm gibi) Ortasına hazırlanan iç malzemeden konulup,kenarlarına parmakla hafif bastırılarık kapatılıp üçgen ÅŸekli verilir.Hazırlanan haluçkalarımız birbirine yapışmaması için azcık un serptiÄŸimiz tepsiye tek tek dizilir.
Büyük bir tencerede bol su içine bir miktar tuz ve iki yemek kaşığı zeytinyağı katılır.Suyumuz kaynadıktan sonra haluçkalarımız tek tek seri bir şekilde kaynar suya atılır.Yaklaşık 3,5 dk pişirilir.
(Annem piştiğini anlamanın en güzel yolunun bir tanesinin tadına bakmak olduğunu söyledi)
Diğer tarafta yarım paket tereyağı eritilir.3 yemek kaşığı salça ilave edilip,karıştırılır.Tenceredeki haşlama suyundan 1-2 kepçe katılarak karıştırılır.
Borcamımıza bir sıra haluçka üzerine sos,tekrar haluçka tekrar sos olarak dizilir ve sıcak servis yapılır.Yanında bol köpüklü ayranla afiyetle yenir.
KASTAMONU MUTFAÄžINDAN…
TaÅŸköprü’nün sarımsağının ve kuyu kebabının yanı sıra keÅŸkeÄŸinin, atarısının, terekmeÄŸinin, ekÅŸili bulgurun tadına doyulamayacağını dilden dile anlatılır
Taşköprülüler sarımsağın tatlısını yaptılar:
Sarımsak, yüzyıllardır doÄŸadan gelen en büyük ÅŸifa kaynağı olarak biliniyor. Kastamonu’nun ÅŸirin ilçesi TaÅŸköprü’de mikrop öldürücü özelliÄŸi de olan sarımsağın dünyada ilk kez tatlısı da yapıldı.
Taşköprü, kalitesi ve ismiyle dünyaya duyurduğu beyaz altını sarımsaktan sonra ülkemizin en kaliteli salebi ile de ünlendi
Kastamonu’nun oldukça özellikli yöresel bir mutfağı ve meraklısına sunabileceÄŸi çok farklı tadlar var. ‘Denemeden ayrılmayın’ listesi oldukça kabarık. Etli ya da pastırmalı ekmek (sacda yapılıyor, görüntüsü gözlemeye benziyor), kuyu kebabı, hafif olduÄŸu için çokça yenen çekme helva, TaÅŸköprü sarımsağı, banduma, burmalı çörek, ekÅŸili pilav… Kastamonu’nun simidi ünlü. Daha çok kışın kahvaltılarda yapılan, simitten tirit denemeye deÄŸer…
Kastamonu yiyecek-içecek hususunda zengin bir mutfaÄŸa sahiptir. Bu zenginliÄŸin baÅŸlıca sebebi; bitki örtüsündeki çeÅŸitli ve tabiata dayalı yetiÅŸtirilen hayvan varlığıdır. Yiyecek olarak kullanılan yabani otlar, bitkiler, mantarlar, daÄŸ çileÄŸi yanında her türlü sebze ile birçok meyve Kastamonu topraklarında yetiÅŸmektedir. Türkiye’nin en güzel ve kaliteli sarımsakları bu İl’de yetiÅŸmekte ve ihraç edilmektedir.
Üryani eriÄŸini sadece bu İlde yemek mümkündür. Kastamonu bölgesine ait 812 çeÅŸit yiyecek derlemesi yapılmıştır. Bunlardan 38 çeÅŸit çorba ve 5l çeÅŸit ekmek tarifi görülmektedir. Kastamonu mutfağının ünlü yiyeceÄŸi sac üzerinde piÅŸirilen” etli ekmek”tir.
Bu etli ekmeÄŸi bir bardak yayık ayranı, “ekÅŸi-eÅŸi” yada ” pelverde ezmesi” eÅŸliÄŸinde yiyen artık Kastamonu’nun adını unutamaz. İl’ de hazırlanan, kışlık yiyecek “tarhana” nın çorbası en besleyici çorbadır. Hazırlanmasında kullanılan un-yoÄŸurt hamuru içindeki çok çeÅŸitli bitki özleri, tadı-lezzetini farklı hale getirmektedir. Ayrıca besin deÄŸerini artırmaktadır.Her mevsim yerli halkın ve ziyarete gelenlerin yemekten vazgeçemediÄŸi “döner” in kömür ateÅŸinde piÅŸenin tadı doyumsuzdur. Kış mevsiminde, yöreye has olarak yapılan “pastırmalı ekmek” bir baÅŸka lezzettedir. Özel olarak hazırlanan çimensiz pastırma ince dilimler halinde doÄŸranıp, soÄŸan piyazı ile karıştırılıp, içine yeteri kadar baharatta karıştırıldıktan sonra, fırınlarda açılan hamur içine kapalı olarak konup, piÅŸirildikten sonra, üzeri zevke göre az veya çok tereyaÄŸ ile yaÄŸlandıktan sonra afiyetle yenir.
Baharın gelmesi ile, kuzuların büyümesi bir diÄŸer yöresel yiyecek olan “biran-kuyu kebabı” nın ortaya çıkması görülür. Kastamonu merkez ve bilhassa TaÅŸköprü İlçesinde piÅŸirilen bir’an meÅŸhur et yiyeceÄŸi’dir.
Tatlılar içinde, asırlardır süregelen “çekme helva” gerek elde özel olarak hazırlanışı, gerek ince ince tat telleri ile bölgeye hastır. İl dışına her gidenin mutlaka dostlarına aldıkları makbûl hediye’dir.
Kış günlerinin bir diÄŸer yöresel yiyeceÄŸi, Kastamonu simitinden yapılan “simit tiridi” dir. Simit tiridini yiyemeyenler, İl dışına giderken dost ve arkadaÅŸlarına mutlaka bir dizin Kastamonu Simiti alıp, getirirler.Â
BÖREKLER
Çullu Börek (Çullama Börek)
Açılan yufkalar hafif pişirilir. Bir bütün yufka tepsi altına, biri.de üstüne konulmak üzere ayrılır. Diğer yufkalar parçalanarak ufak parçalar haline getirilir. Tencerede eritilen yağa yumurta kırılıp tuz ve biber ilave edilir. Doğranan sermeler atılarak karıştırılır. Yağlanan tepsiye bütün serme konulur. Ufalanan yumurtalı parçalar tepsiye konulur. Diğer bütün serme üsle konularak kızartılır.
Delioğlan Sarığı
Burmak çörekte olduğu gibi yapılır. Ancak delioğlan sarığı sadece yağlı olarak yapılır. Bazen yufka içine ceviz içi veya fındık içi konulduğu görülür.
Küre Böreği
Börek için kıyma ve soğandan iç hazırlanır. Yufkalar açılıp sacda hafifçe pişirilir. Bir yufka ortaya konur. Yufkanın ortasına iç konur. Yufka dört taraftan ortaya doğru birer defa katlanır. Katmer yapılmasında olduğu gibi içine yağ konulmuş tavada katlanan içli yufkalar kızartılarak yenecek hale getirilir.
Lahana Böreği
Hazır yufka veya evde açılan yufkalar (sermeler) yağlanan tepsiye konur. Konulan her serme yağlanır. 4-5 sermeden sonra haşlanarak ince doğranmış olan lahana içi dökülür. Üzerine sermeler yine yağlanarak konulur. Fırında veya alt ve üstüne ateş yakılarak ocakta kızartılır.
Mantar Böreği
Haşlanan mantar ince kıyılır. Yağ, yumurta, tuz ve biber, domates, yeşil biberle hazırlanan piyazla mantar karıştırılır. Lahana böreği gibi bu içle börek yapılır. Aynı biçimde ıspanaklı, patatesli börek de yapılmaktadır.
DOLMALAR
Dolma yapılmasında ilk iÅŸ “için” hazırlanmasıdır. Dolma veya sarma içlerinin hazırlanması veya malzemeleri de farklı olur. Pirinçli, bulgurlu, kıyÂmalı (etli yapılacaksa kıyma) veya bulgur (bunun içine de kıyma ilave edilir.) ilavesi karıştırılarak ocaktan indirilir. Kıymasız olanlara nane, maydanoz da ilave edilerek doldurma veya sarma iÅŸlemine geçilir. Çiçek Dolması
Kabakların çiçek açtığı mevsimde dölsüz çiçekler alınarak, bunların içi malzemeyle doldurulup tencereye dizilir. Ispıt Sarması
Ormanlık alanlarda yabani olarak yetişen iri yapraklı yıllık bir bitkidir. Toplanan yapraklar taze olarak kullanıldığı gibi, kurutularak veya salamur yapılarak kışın da kullanılır. Üzüm yaprağının kıymalı tipi gibi sarılır. Kalem (Lahana) Sarması
Dolmalık lahananın yaprak kısımları haÅŸlandıktan sonra el büyükÂlüğünde parçalara hazırlanan malzeme konularak sarılır. Pancar (Kuyruklu) Dolma
Mancar da denilen pancar yapraklarının yeşilleri toplanarak haşlanır. Daha sonra malzeme ile sarılır. Cide-Şenpazar yöresinde çok bilinir, Soğan-Pırasa Dolması
Pırasanın katı açılarak boru halinde soÄŸanın da katmanı ayrılarak hazırÂlanan malzeme ile içi doldurulur. Araç, Azdavay, Pınarbaşı çevresinde çok yapılır. Åžapla Sarması
Ispıt gibi ormanda yetişir. Onun gibi kullanılır.
Yaprak (Üzüm Yaprağı) Sarması: Taze ve salamur olarak kullanılır. ZeytinyaÄŸlı, yalancı dolma veya etli olarak sarılır. ZeytinyaÄŸlı olanlar ince uzun kalem gibi, etli olanlar ise tombul olarak sarılır. Az su ile piÅŸirilen dolmanın üzerine salça kızartılmış yaÄŸ dökülür. Kıymasız olanlara sirke veya liÂmon, etli olanlara yoÄŸurt isteÄŸe göre sarımsaklı yoÄŸurt ilave edilerek yenir.
Â
ÇORBALAR Arpa çorbası
Arpa Yarması, göçe çorbası ya da akdene çorbası isimleri ile de söyÂlenen çorba, daha çok Araç ilçesi köylerinde bilinen çorbanın arpa yarması, yoÄŸurt veya ayran asıl malzemesidir. Arpa yarması caba (toprak kap) veya tencerede iyice piÅŸirilir, içine yaÄŸ, yoÄŸurt (yoksa ayran) katılır. Üzerine nane de katılarak yemeye hazır çorba haline getirilmiÅŸ olur.
Arpa yarmasının yapılışı: Arpa kalburda çevrilerek temizlenir yıkanır, güneşte kurutulan arpa değirmene götürülerek bulgur gibi yardırılır. Aşure Çorbası
KeÅŸkek, beyaz fasulye, nohut, bakla, üzüm, incit, ÅŸekerden oluÅŸan malÂzemenin keÅŸkeÄŸinden baÅŸlanır. KeÅŸkeÄŸin üzerine ılık su konularak haÅŸlanır. Suyu çekince ocaktan indirilir. ÅžiÅŸmeye bırakılır. Beyaz fasulye nohut, bakla ayrı kaplarda piÅŸirilir. Üzüm incir haÅŸlanır, ÅŸiÅŸmeye bırakılan, keÅŸkek ocaÄŸa konularak diÄŸer malzemeler içine konur. Gülsuyu da konularak hazırlanmış olan tabaklara alınır. Üzerine ceviz içi veya fındık içi katılarak süslenir. Bu yemek türünü tatlı listesine de almak mümkündür. BaÅŸ Çorbası PiÅŸmiÅŸ koyun başı, un, limon ve yoÄŸurt çorbanın malzemesidir. PiÅŸmiÅŸ koyun başının etleri ayıklanır, su da yeniden kaynatılır. Yapılan un bulamacı içine salınır. Yumurta terbiyesi, istenirse limon ilave edilerek hazırlanır. BULAMAÇ ÇORBALARI
Un bulamacı, ÅŸaÅŸtım çorbası, yumuÅŸak çorba gibi isimlerle de bilinir. Un, tuz, su yaÄŸ, soÄŸan ve salçanın malzeme olarak kullanıldığı bu çorba Küre ve Bozkurt çevresinde daha çok yapılmaktadır. Çırpacak (Küre’de pırpır deÂnir) adı verilen dört-beÅŸ çatallı aÄŸacın da araç olarak kullanıldığı, çorba tenceÂrede kaynayan suya önce tuzu, daha sonrada bir tasta ezilen buÄŸday unu ovaÂlanır. PiÅŸdikten sonra yaÄŸla soÄŸan kavrularak içine katılır. Bazen yaÄŸda ekmek iyice kızartıldıktan sonra çorba üzerine döküldüğü de olur. Buna kıtır çorba da denir. Pirinçli bulamaçta pirinç yukarda ki malzemeye ilave olarak katılır. Önce suyla pirinç hazırlanarak sade bulamaç gibi yapılır. Mercimekli bulamaç ya da boyalı çorbada ise pirinç yerine mercimek kullanılması ile yapılan çorba çeÅŸididir. EkÅŸili bulamaç çorbasında pirinçli bulamaca ayran da ilave edilmesi en önemli farklılıktır. Bu çorbanın Küre ve Bozkurt yöreÂsinde yapıldığını su yerine unun ayranla karıldığını (ezildiÄŸini) hatırlatalım. Mısır bulamacının en önemli özelliÄŸi de buÄŸday unu yerine mısır ununun kullanılmasıdır. Tuz, su ve yaÄŸ diÄŸer malzemesidir. Cide, Åženpazar, Merkez ve Küre- ilçesi çevresinde bu çorba türü daha çok bilinmektedir. Åženpazar çevresinde yoÄŸurt, merkez ilçede pirinç, Cide de pekmez katılmaktadır.
NiÅŸasta bulamacı veya niÅŸasta çorbası olarak bilinen çorbanın malzeÂmesi, niÅŸasta, su ve tereyaÄŸdır. Su yerine süt kullanıldığı görülmektedir. Azdavay, Daday ve Araç çevresinde sevilen çorba çeÅŸididir.
BULGUR ÇORBALARI
Bulgur siyez veya gernik adı verilen tahıldan yapılır. BuÄŸday ile mısırÂdan da bulgur yapıldığını görüyoruz. Bulgur yapımı dört safhada gerçekleÅŸir.
1) Çevirme
2) Kaynatma
3) Güneşte Kurutma Evseme (Rüzgarda kepekten ayırma)
4) Yarma (Değirmende yardırılır) Yaptığımız bulgurdan yapabileceğimiz çorbalara bakalım.
Sade bulgur çorbasının malzemesi: Bulgur, yoÄŸurt, nane, soÄŸan, yaÄŸ ve sudan oluÅŸur. Süzülerek ayrılan bulgur tencereye veya cabaya konularak kayÂnamaya bırakılır. Pisince tuzu katılıp üstüne yağın içinde kızartılan soÄŸan piyaz olarak katılır. YoÄŸurt ve nanesi ilave edilir. TaÅŸköprü ve Merkez ilçede, piÅŸen bulgurun içine ayranla ezilen un karıştırılarak üzerine piyaz dökülür. Sütlü bulgur çorbasının bulgur, süt, tuz ve biber genel malzemesidir. Süt yerine ayran (veya) yoÄŸurt kullanılır. Bulgur,ocaÄŸa suyunun içine biraz süt İlave edilerek Konur. Mercimekli bulgurda, bulgur yanında mercimekte kullanılır. Bu çorbaya anakız çorbası adı verilir. Daha çok Daday, Åžeydiler ve Merkez ilçede bilinen çorba için önce mercimek tencereye konur, birkaç kaynatımdan sonra bulguru ilave edilir. Tuzu piÅŸdikten sonra da yaÄŸ, yoÄŸurt ve nanesi ilave edilir. Daday’ in selalmaz tarafında çakır çorba da denmektedir.
Mısır bulguru çorbasına, mısır yarması da denir. İnebolu yöresinde yaÂpılan bu çorbada mısır bulguru yanında yoÄŸurt ve yaÄŸ kullanılır. İnebolu çevÂresinde çorba içine kestane, fasulye ve nohut da katılır. Tosya’da yarmaaşı, Cide ‘de iri çorba adı ile bilinir.
Çarpan (Balık) Çorbası
Bozkurt, Abana çevresinde çarpan balığı, yumurta ve limon malzemeÂsinden yapılmaktadır. Balık temizlenip yıkanır. Tuzsuz olarak haÅŸlanıp, keÂmikleri ayrılır, etler parçalanır. Suda kaynatılırken tuzu, limonu, çarpılmış yumurtası ilave edilerek karıştırılır. Düğün Çorbası
Düğün çorbası ilde deÄŸiÅŸik yapılır. Merkez ve TaÅŸköprü’nün bazı köyleÂrinde yayık ayranı kaynayıncaya kadar karıştırılır. Kaynayınca içine ayıklanaÂrak yıkanmış pirinç atılır. Pirinç piÅŸince ocaktan indirilen yemeÄŸin üzerine kızdırılmış tereyaÄŸ dökülür. Cide çevresinde un, tuz, varsa et, “yumurta, limon soÄŸan ve tereyaÄŸdan oluÅŸan malzeme ile düğün çorbası yapılır. Üzerine kızÂgın tereyaÄŸ ilave edilir, Ekmek Çorbası
YaÄŸ, soÄŸan, yumurta, tuz, karabiber ve ekmekle Devrekani ve KastamoÂnu köylerinde yapılır. Tencereye doÄŸranan soÄŸan yaÄŸla öldürülür. Ayrı yere kınlan yumurta, tuzu, biberi katılarak piÅŸirilir. SoÄŸanın üzerine ilave edilerek su katılır. Kaynayan bu suya doÄŸranmış ekmek basılır, bir taşım kaynatılır. Devrekani çevresinde bunun üzerine torba yoÄŸurdu katılmaktadır. EkÅŸi Çorba
Azdavay ve Pınarbaşı çevresinde kara “çorba olarak da bilmen çorbanın malzemesi un, kızılcık (kirenekÅŸisi) ve tereyaÄŸdır. Un.kızılcıkla karıştırılır. Kaynayan suya salınır, piÅŸince tuzu yağı katılır. Fasulye Çorbası
Yarılmış fasulye, tuz, biber ve yağdan oluşan malzeme ile yapılan çorba siyez karıştırılarak da yapılmaktadır. Yarılmış bulgur halindeki fasulye iyice pişirilir. Yağ soğan, tuz ve biberi katılarak yenir. Güllü Çorbası (Gutu Çorbası)
Bozkurt çevresinde bilinen çorbanın malzemesi karapancar kökü mısır unu ve tuzdur. Rendeden geçirilmiş pancar kökü.mısır unu su ilave edilerek pişirilir. Yağ katılmadan da yenebilir, Haşul Çorbası
Araç civarında yapılan çorbanın buğday, domates, biber, ayran ve tuz malzemeleridir. Islanmış buğday, ayran, domates, tuz kaynatılarak yuğurulur. Ekşiyîp kabarıncaya kadar mayalanmaya bırakılır. Pişirilerek üzerine yağı ilave edilir. İrmik Çorbası
İrmik, etsuyu, yumurta, limon ve tuzdan oluşan çorba malzemesidir. Kaynayan et suyuna azar azar irmik ilave edilir. Peşinden yumurta limonla çarpılıp ilave edilir. Et suyunun piştikten sonra ilave edildiği de görülür, İşkembe Çorbası
İşkembe, yaÄŸ, yoÄŸurt, yumurta, sarımsak, limon tuzu (limon) biber malÂzemeleri ile yapılan iÅŸkembe çorbasının ilk aÅŸaması iÅŸkembenin hazırlanmasıÂdır. Kolay temizlemek için bir gece bekletilir. İçi temizlenerek yıkanır, kayÂnar suda haÅŸlanır, tekrar bıçakla kazınır. Ilık suya sokup çıkartılır. Kuvvetli ateÅŸte piÅŸirilir, ufak parçalar haline getirilir. YaÄŸla öldürülen soÄŸanlı suya saÂlınır, piÅŸeceÄŸe yakın tuzu katılır. YaÄŸda kavrulan domates veya salça, yoÄŸurt, bir yumurta bir diÅŸ sarımsak, yarım limon suyu bir miktar sirke çarpılarak kaynayan çorbaya ilave edilir. Yağı ve biberi de katıldığımla yenmeye hazırdır. Karatabana Çorbası
Tencereye pirinç veya bulgur konularak hazırlanır. İrice doğranan kara-lahana yapraklan tencereye ilave edilir, haşlanır ocaktan indirilirken tencereye yağı ilave edilir. Yenirken içine yoğurt, bazen ayran katılarak da yenir.
Kestane Çorbası
Cide, Şenpazar, İnebolu ve Bozkurt ormanlarında çok miktarda yetişen dağ kestanesi, çorbalara da malzeme olmuştur. Özellikle Bozkurt çevresinde çok bilinen çorba pişirilmiş kuru kestane, un, tuz ve su ile yapılır. Bu çorbaya ,tuz yerine bir miktar şeker ilave edilerek de çorba yapılır. Kurutulmuş kestane haşlanır, tuz katılır, su ile ezilen un ilave edilerek pişirilir. Buna kestane bulamacı da denir. Keşkek
KeÅŸkekten yapılan çorbayı tanımadan önce kısaca keÅŸkeÄŸin nasıl yapılÂdığına bakalım. TemizlenmiÅŸ buÄŸday taÅŸ dibeklerde salgı veya salma tokrnaklarla doÄŸulur, kabuÄŸu soyulan buÄŸday keÅŸkek olmuÅŸtur, içine kuru fasulye katılarak saklamaya alınır. ÇömleÄŸe (caba) su, et, yaÄŸ, salça tuz ve keÅŸkek konur. Uzun süre piÅŸirilir, Tosya çevresinde malzeme konulan çömleÄŸin kaÂpağı Örtülüp hamurla aÄŸzı sıvanıp fırına sürülür. DeÄŸiÅŸik yapma biçimi olan çorbaya bazı yerlerde de buÄŸday aşı adı verilir.
Keşkeğin bir başka yapılışı da şöyledir;
Keşkek için dövülmüş arpa kuru fasulye buğday, yağ, tuz, kırmızı biber. Soğan, ayrı bir kaba doğranır, kırmızı biber ve tuz ilavesiyle yağ içinde kavrulup hazırlanmış ıtlak üzerine dökülür. Bozkurt çevresinde buna benzer çorba
yapılır. Keşkek Tosya, Bozkurt Merkez, Taşköprü ve Cide ilçelerinde daha çok bilinir. Mantar Çorbası
Ormanlık Kastamonu ve ilçelerinde çok çeşitli mantar türleri yetişir. Doğu Karadenizin hamsisi gibi mantar da değişik yemeklere malzeme olur. Mantar böreği, mantar közlemesi, haşlaması, mıklaması meşhurdur. Inebolu yöresinde doğranan mantar su İle kaynatılır, süt ve un ilavesiyle yapılan çorba umaç çorbalarına da bir örnektir. Mercimek Çorbası
MercimeÄŸin ayıklanıp, yıkandıktan sonra yumuÅŸayıncaya kadar kaynaÂtılması, üzerine tuz, tereyaÄŸ da kavrulmuÅŸ soÄŸan ve salça ilavesi ile hazırlanır.Servis esnasında yoÄŸurt ve nane ilave edilerek yenir. MercimeÄŸin üzerine
bulgur ve pirinç katılarak ala çorba adı verildiği de dikkati çeker. Kastamonu köylerinde limon veya sirkede katıldığı olur. Tosya çevresinde piyaza kaynar suda haşlanmış mercimek salınır. Devrekani çevresinde çorbaya kıyma da
ilave edilir. Daday-TaÅŸköprü de un salınır. Bozkurt’da ÅŸeker ilave edildiÄŸi söylenmektedir. Miyane Çorbası
Seydiler de kavurma, Küre’de un kavurması, Tosya da un kızartması olarak da bilinen çorba TaÅŸköprü, Hanönü, Bozkurt ve Daday çevresinde de bilinmektedir. Unun yaÄŸda san renk olmasına kadar kızartılması daha sonra bulamaç çorbasında olduÄŸu gibi piÅŸirilmesi ile olur. Tuz ve karabiber ilave edilir. YaÄŸ katmaya ihtiyaç duyulmaz KavrulmuÅŸ unun, soÄŸuk su ile eritilmeÂsi ile elde edilen malzeme kaynar su ile piÅŸirilir. Tuzu piÅŸdikten sonra katılır.
Bozkurt çevresinde ün ayranla ezilmekte, Tosya çevresinde mısır unu “kavrulmaktadır. Omaç Çorbası
Kastamonu’nun deÄŸiÅŸik yerlerinde omaç, oÄŸmaç ve Daday çevresinde uÄŸmaç çorbası olarak bilinen çorba sade ve pirinçli olmak üzere iki ÅŸekilde yapılır. Un, su, yoÄŸurt (ayran) ve tereyağı malzemesidir. Una az az katılan su ile un, ufak taneler haline getirilir. Bulgur gibi olan malzeme kaynar suya azar azar salınarak kaynatılır. YoÄŸurt ve kızarmış yaÄŸ katılır. DiÄŸer bir yapıÂlışı.da şöyledir. Pirinç suya konarak haÅŸlanır, ayrı kapta un, yumurta İlavesiyle bulgur tanesi veya biraz daha iri hale gelinceye kadar ovulur. Kaynar piÂrinçli suya salınır. PiÅŸince sarımsaklı yoÄŸurt yaÄŸ ve nanesi ilave edilir. BozÂkurt çevresinde süt katıldığı da görülmektedir. GökçeaÄŸaçta un çorbası, DaÂday çevresinde uÄŸmaç, Araçta ovmaç isimleri ile hatırlanır. Bozkurt, İneboÂlu, Daday, Araç, Kastamonu, Devrekani ve TaÅŸköprü çorbanın çok yapıldığı yörelerdir. Patates Çorbası
Azdavay çevresi yemeklerindendir. Patates (mahalli isimle huzmur) yaÄŸ, tuz, soÄŸan ve biber malzemeleridir. Patates haÅŸlanır, kabuÄŸu soyulur, sıÂkılarak kaynayan suya atılır. Biraz kaynadıktan sonra yağı katılır.
PİRİNÇ ÇORBALARI
Sade Pirinç Çorbası
Pirinç, yaÄŸ, domates veya salça, tuz, yoÄŸurt limon yumurta, pirinç çorÂbası malzemeleridir. HaÅŸlanmış pirince sadece süt katılarak sütlü pirinç çorÂbası yapılır. Ecevit Çorbası
Kastamonu, İnebolu güzergahında Küre ilçesi yakınında bulunan Ecevit Geçidimden ve burada bir zamanların 3 katlı muhteÅŸem oteli, Ecevit Han’ında yapılan meÅŸhur çorba. Pirinç, yumurta bazen tavuk suyu da ilave edilir. Pirinç haÅŸlanır, süzme yoÄŸurtla malzeme hazırlanır. 1318 yıllarından beri yapıldığı bilmen çorba 1925′dc Atatürk’e de ikram edilmiÅŸtir.
Bir başka yapıldığında ise;
Tavuk suyunda pirinç haÅŸlanır. Ayrı kapta çarpılan yumurta buna kaÂrıştırılarak piÅŸirilir. YaÄŸ ve yoÄŸurt katılır. Terbiyeli Çorba .
Pirinç, yoÄŸurt, un, tuz ve salça ile yapılır. Önce pirinç piÅŸirilir. Ayrı kapÂta yumurta, un yoÄŸurt ve su karıştırılarak kaynamakta olan pirincin içine karıştırılarak ilave edilir. PiÅŸince yaÄŸ ve salçası katılır. Bu türü Cide köylerinde yapılmaktadır. Toyga Çorbası
Pirinç, yoÄŸurt, yumurta, et suyu veya et, nane, yaÄŸ ve un malzemelerinÂden yapılır. PiÅŸirilmiÅŸ tavuk eti ince didilir. DiÄŸer malzemelerle karıştırılarak yeniden piÅŸirilir. Yağı dökülünce yemeÄŸe hazırdır. Mercimekli Pirinç Çorbası
Ana kız çorbası da denilen çorba pirinç, mercimek, tuz, domates, teÂreyağı, yoÄŸurt ve nane ile yapılır. Beraberce piÅŸirilerek üzerine yağı, yoÄŸurdu, nanesi ilave edilir. Yayla Çorbası
Pirinç, etsuyu, yumurta, limon, un ve maydanoz malzemeleri çorbada kullanılmaktadır. Et suyundan hazırlanan pirinç üzerine un, limon, yumurta terbiyesi İlave edilir. Araç köylerinde yapılan bu çorbaya maydanoz da ilave edilir.
Pirinçli, bulgurla, mercimekli çorbada da; Pirinç bulgur ve mercimek beraberce piÅŸirilir. Üzerine diÄŸer malzemesi de katılarak ikram edilir. Pirinç çorbası has yemek sayılır. “Hasta oldum ki pirinç çorbası yiyeyim” bunun için söylenmiÅŸtir, Tarhana Çorbaları
Tarhana çorbasını bilmeyenimiz yoktur. Ya tozu ya hamurunu mutlaka yemişizdir. Ama burada tarhananın yapılışı ve kullanılan malzemelerin çeşitliliğini görünce halkımızın becerisini daha iyi göreceğiz.
Tarhana nedir?
Genel yapısı nedir? Özelliği nedir?  Besin değeri üzerinde hiç konuşmaya gerek yok, zira içinde her türlü besin malzemesi var.
Kaymaklı yoÄŸurt bir kapta biriktirilir. Bu yoÄŸurdun içine dereotu (Buna Daday çevresinde darakdalı, Tosya yöresinde dorak denir) batırılır. Bir miktar olgun domates, kuru soÄŸan, (irice doÄŸranır) yeÅŸil biber (acı-tatlı) konulur, isteÄŸe göre fesliken, nane konulabilir. Daday’ın bazı köylerinde rnaydonoz Kastamonu’da hamur mayası, Tosya’da ayva, Bozkurt’da süt de katıldığı göÂrülmektedir. 10-15 gün bekletilen bu karışım kevgirden geçirilerek tortu ve artıklar ayaklanıp elenmiÅŸ unla yoÄŸurularak hamur haline getirilir.
Hazırlanan tarhana hamur halinde kullanıldığı gibi kurutulup, kevgirden geçirilerek toz halinde de kullanılabilir. Hamurun kullanma süresi kısadır. . Zira mayalanarak ekşime oluşur.
Bozkurt’ta kızılcık, kiren, katılarak ekÅŸi tarhana kuru olarak, Araç Boyalı çevresinde iri tarhana yoÄŸurt yerine ayranla yapılarak yine kuru olarak kullanılmaktadır. Yine Bozkurt çevresinde mısır unu ve sütle yapılan süt tarhana, yoÄŸunla yapılan aktarhana, İnebolu çevresinde pancar katılarak panÂcar tarhana, Bozkurt’da da mısır unu, tuz, su ve tereyaÄŸla su tarhanası artık tarih sayfalarına karışmaktadır.
Tarhana çorbası için su tencerede kaynatılıp Hamur ya da toz tarhana bir kap içinde ılık su ile ezilir- Tuz ve biber katılır, su konmadan önce kıyma, sucuk veya yumurta yaÄŸla kızartılabileceÄŸi gibi varsa et suyu, tavuk suyu da ilave edilebilir. Kaynar suya salınan ezilmiÅŸ tarhana kaynatılarak piÅŸirilir. Tarhana ile ilgili olarak “tarhana tartar, boÄŸazımı yırtar” tekerlemesi meÅŸhurÂdur.
Tarhana için ayrılan kaymaklı yoÄŸurda Kastamonu çevresinde tarhana yoÄŸurdu veya tarhanalık, Tosya köylerinde aygut denir. İlçelerin deÄŸiÅŸik yerlerinde kullanılan malzemeler ile yapılış da farklıdır. Bozkurt çevresinde yoÄŸurda hiç un katılmadan ekÅŸimeye bırakılır. Un ilavesi ile karıştırılarak piÅŸirilir. Kurutularak kullanılır. Tosya, Devrekani, Kastamonu çevresinde maya ilave edilir. Daday’da yoÄŸurda maydonoz ilave edilir. Tosya’da ayva, Bozkurt’da süt ilave edilir. Bazı köylerde tarhana ayranla karılır. Kızılcık Tarhana
Kızılcık, un, domates, soÄŸan, yeÅŸil biberle İnebolu, ve Bozkurt çevreÂsinde yapılır. EkÅŸi Tarhana Kızılcık ve unla yapılır. Bozkurt çevresinde bilinir. İri Tarhana
BuÄŸday, ayran, nane .malzemelerinden buÄŸday kırılarak yapılır. Araç’ın Boyalı ilçesinde yapılır. , Süt Tarhana
Süt ve mısır unu ile yapılır. Bozkurt çevresinde yapılan bir çorbadır. AzÂdavay çevresinde de buna benzer bir sistemle bilinmektedir. Ak Tarhana
YoÄŸurt ve ayranın unla karıştırılması ile yapılır. Bu kuru tarhana da Bozkurt çevresinin ürünüdür. TATAR ÇORBALARI Hamur iÅŸlerinin Kastamonu ve yöresinde yemek çeÅŸitlerinin ağırlığı çorÂbalarda da kendini gösterir. Çorbalık hamurları, tatar, eriÅŸte, tutmaç ve yaygı olarak gösterebiliriz.
Tatar Çorbası: 1×1 cinlik hamurların kaynar suda piÅŸirilmesi esasına dayanan çorbanın kıyma, sarımsak ve yaÄŸ diÄŸer malzemeleridir. Åženpazar ve Azdavay çevresinde bilinen çorba sarımsaklı çorba olarak da tanınır Çorba AÄŸlı’da kesme çorba, Araç’ta hamur çorbası adı ile söylenir Mercimek kataÂrak mercimekli hamur (mercimekli tatar) çorbası yapılırken İnebolu çevreÂsinde bu çorbanın adı mankır çorbasıdır.
EriÅŸte ise yine l veya 1,5 cm uzunlukta ince hamur dilimleridir. Pirinç katılarak ya da sade olarak piÅŸirilip tereyağı dökülür. Tosyalın bazı bölümleÂrinde kıyma. Daday çevresinde süt katılarak deÄŸiÅŸik özellik verilmektedir. Buna sütlü eriÅŸte denir. Nuska biçiminde üçgen kesilen hamurlara eriÅŸte, baÂzı yerlerde ise tatar denir.
Tutmaç çorbasının tatar çorbasından pek farkı yoktur. Araç ve Tosya Çevresinde bilinir. Kıyma katılmaz malzeme tutmacın yanında sarımsaklı yoğurt ve yağdır. Mercimek ve pirinç katıldığı çevresinde görülmektedir.. (Tosya ve Devrekani) Yayım Çorbası
Açılan yufkaların bir süre tepsertilmesinden sonra avuçlanarak uvalanır. Bozkurt’ta bu çorbaya da pirinç katılırken Åžeydiler de süt katılarak sütlü yayım denilmektedir. Tepsi Çorbası Devrekani çevresinin bu yemek cinsi için fırınlanmış mısır unu et, tuz, biber ve yaÄŸa ihtiyacımız var. Et ayrı bir yerde piÅŸirilir. Kaynayan suya ezilen mısır unu karıştırılarak piÅŸirilir. Tepsiye konulan et üzerine konulan bulamaç üzerine biber ve yağı ilave edilir.
Â
Bu sayfa Kastamonu yemek kültürünü tanıtmak amacıyla Numan Ayanoğlu tarafından hazırlanmıştır.
 Kastamonu İlimiz Hakkında
Karadeniz’in incisi medeniyetin beÅŸiÄŸi olarak kabul edilen Kastamonu ilimiz sınırları içerisinde inanılmaz doÄŸa güzelliklerine sahiptir. Dünyaca ünlü valla kanyonu. Zümrüt yeÅŸili uçsuz bucaksız çam ormanları. Dünyanın en uzun en temiz sahilleri. Kaya mezarları. Bir birinden ilginç maÄŸaraları. Selçuklu döneminden kalma Camileri-Medreseleri-Türbeleri-Külliyeleri. Tarihi Hanları-Hamamları-Köprüleri-ÇeÅŸmeleri. Anadolu’nun sen yüce bir dağısın diye dillerimizden düşmeyen Ilgaz dağı ve Ilgaz dinlenme ve kayak tesisleri- Tarihi Kastamonu Konakları- Kastamonu’nun her noktasını görebileceÄŸiniz Kalesi. Tarihi Osmanlı Sarayı (Osmanlı Palace Hotel) Her medeniyete beÅŸiklik yapan Kastamonu yöresinde bulunan tarihi eserlerin sergilendiÄŸi muhteÅŸem müzesi. Tarihe ayna tutan Kastamonu Hükümet konağı (Valilik binası) Yöresel el sanatları.
Dünyaca ünlü Sarımsağı. At yetiştirme çiftlikleri. Mesire yerleri. Manevi değerleri. En önemlisi sıcakkanlı misafirperver KASTAMONU HALKI.
Kastamonu ilimiz anlatılmaz yaşanır. Yaşamak için görmek gereklidir. İster tarihe şahitlik edin, İster zümrüt yeşili ormanlarda gezinin, İster köylerimizi dolaşıp sıcakkanlı misafirperver köylümüze misafir olun, İster Kastamonu ilimizin zümrüt yeşili ormanlarında doğa ile baş başa kalın.
Dünya’ca ünlü Valla kanyonunda biz gezinti yapın. Karadeniz’in maviliÄŸinde tekne turlarına katılın. Dilerseniz uçsuz bucaksız sahillerimizde denizle kucaklaşın ne yapın edin ama kendinize ve ailenize bu ödülü verin ve Kastamonu ilimizi mutlaka görün.Â
Yorumlayan ve Yazan /Â Numan AyanoÄŸlu Kastamonu BelediyesiÂ
Â
Kastamonu Belediyes Resmi Web Sitesine Giriş İçin Tıkla >>>http://www.kastamonu.bel.tr/
Kastamonu Belediye Binası
Sayfanın konuları: Kastamonu Belediyesi Resmi Sitesi, Kastamonu Resmi Kurumları, Kastamonu İle İlgili Bilgi, Kastamonu Tarihi, Kastamonu Rehberi, Kastamonu Haberleri, Kastamonu Fotoğrafları, Kastamonu Gelenekleri, Kastamonu Türküleri, Kastamonu İstatistikleri, Kastamonu Haritası, Kastamonu Nöbetçi Eczaneleri, Kastamonu Köyleri, Kastamonu Ünlüleri, Kastamonu Okulları, Kastamonu Sağlık Kuruluşları.
Â
Â
Kastamonu Belediyesi Resmi Sitesi
Zabıta Memuru Ahmet Vahitoğlu
Kastamonu Belediyesi’nin resmi internet sitesinde, belediye ile ilgili online iÅŸlemleri, Kastamonu tarihini, ilçenin
tanıtımını bulabilirsiniz. Kastamonu haritasına, gezilecek ve görülecek yerlerine, gelenek ve göreneklerine, kültür yaşamına, resmi devlet kurumlarına, okullarına ve sağlık birimlerine ait bilgilere ulaşabilirsiniz.
Kastamonu Belediye BaÅŸkanı, nüfusu, hava durumu, sporu, kültür ve sanat etkinlikleri konusunda bilgi alabilir, Kastamonu Resim Galerisi’ni gezebilirsiniz. Sitede, Kastamonu Rehberi, önemli telefonlar, Kastamonu haberleri ve nöbetçi eczaneler de bulunuyor. Kastamonu Belediyesi internet sitesinin adresi: www.kastamonu.bel.tr
Kastamonu ValiliÄŸi
Karadeniz’in incisi medeniyetin beÅŸiÄŸi olarak kabul edilen Kastamonu ilimiz sınırları içerisinde inanılmaz doÄŸa güzelliklerine sahiptir. Dünyaca ünlü valla kanyonu. Zümrüt yeÅŸili uçsuz bucaksız çam ormanları. Dünyanın en uzun en temiz sahilleri. Kaya mezarları. Bir birinden ilginç maÄŸaraları. Selçuklu döneminden kalma Camileri-Medreseleri-Türbeleri-Külliyeleri. Tarihi Hanları-Hamamları-Köprüleri-ÇeÅŸmeleri. Anadolu’nun sen yüce bir dağısın diye dillerimizden düşmeyen Ilgaz dağı ve Ilgaz dinlenme ve kayak tesisleri- Tarihi Kastamonu Konakları- Kastamonu’nun her noktasını görebileceÄŸiniz Kalesi. Tarihi Osmanlı Sarayı (Osmanlı Palace Hotel) Her medeniyete beÅŸiklik yapan Kastamonu yöresinde bulunan tarihi eserlerin sergilendiÄŸi muhteÅŸem müzesi. Tarihe ayna tutan Kastamonu Hükümet konağı (Valilik binası) Yöresel el sanatları.
Dünyaca ünlü Sarımsağı. At yetiştirme çiftlikleri. Mesire yerleri. Manevi değerleri. En önemlisi sıcakkanlı misafirperver KASTAMONU HALKI.
Kastamonu ilimiz anlatılmaz yaşanır. Yaşamak için görmek gereklidir. İster tarihe şahitlik edin, İster zümrüt yeşili ormanlarda gezinin, İster köylerimizi dolaşıp sıcakkanlı misafirperver köylümüze misafir olun, İster Kastamonu ilimizin zümrüt yeşili ormanlarında doğa ile baş başa kalın.
Dünya’ca ünlü Valla kanyonunda biz gezinti yapın. Karadeniz’in maviliÄŸinde tekne turlarına katılın. Dilerseniz uçsuz bucaksız sahillerimizde denizle kucaklaşın ne yapın edin ama kendinize ve ailenize bu ödülü verin ve Kastamonu ilimizi mutlaka görün.
                                                                                                                      Yorumlayan ve Yazan / Numan Ayanoğlu
Â
Â
KASTAMONU VALİLİĞİ RESMİ SİTESİNE GİRİŞ İÇİN TIKLA >>>www.kastamonu.gov.tr
Kastamonu Vilayeti, Kastamonu İl haritası, Kastamonu İlçeleri, Kastamonu Resmi Kurumları, Kastamonu Siteleri, Kastamonu Türküleri, Kastamonu Gazeteleri, Kastamonu Ekonomisi, Kastamonu Gelenekleri, Kastamonu Eğitim, Kastamonu Milletvekilleri, Kastamonu Kültürü, Kastamonu İstatistikleri, Kastamonu Önemli Telefonlar..
Kastamonu ValiliÄŸi’nin resmi sitesinde, Kastamonu İli’yle ilgili her tür bilgiyi bulabilirsiniz. Kastamonu hakkında genel bilgiler, Kastamonu’nun gelenek ve göreneklerini, kültür yaÅŸamını, Kastamonu’daki resmi devlet kurumlarını, ilçelerini, istatistiklerini, eÄŸitim, kültür ve turizmi konusunda ayrıntıları, okullarını, saÄŸlık birimlerini bulabilirsiniz. Kastamonu türkülerini dinleyebilirsiniz.
Kastamonu Valisi ve yönetimi, valilik genelgeleri, Kastamonu’nun nüfusu, hava durumu, fotoÄŸraf galerisi, yerel gazeteleri, milletvekilleri, önemli telefonlar, Kastamonu’daki sivil toplum kuruluÅŸları ve dernekler de sitenin içeriÄŸinde yer alıyor. Kastamonu ValiliÄŸi internet sitesinin adresi: www.kastamonu.gov.tr
Kastamonu İl Haritası
Kastamonu İli’ni, ilçe ve köyleriyle gösteren ayrıntılı il haritası için tıklayınız.
Â
Kastamonu Türküleri
Kastamonu ValiliÄŸi’nin resmi sitesinde, Kastamonu türkülerinden bazılarını dinleme olanağı bulunuyor. Bu türküler şöyle: Tiridine Bandım, Åžayidem, YaÅŸ Nane, Kuru Nane, SepetçioÄŸlu, Çanakkale İçinde.
1902 yılında Vali Enis Paşa tarafından hizmete açılmıştır. Projeler, Kastamonu Valiliği görevinde de bulunan Sırrı Paşa’nın oğlu Mimar Vedat TEK tarafından hazırlanmıştır. Arap mimarisi tarzında kesme taş ve kargir 3 katlı olarak inşa edilmiştir. Günümüzde de Hükümet Konağı olarak kullanımına devam etmektedir.
Her Köşesi buram buram tarih kokan Kastamonu ilimiz hakkında bilmedikleriniz.
-Kastamonu’nun 50.000 yıllık bir tarihi olduÄŸunu.
-Sahabe-i kiram’ dan Kays-ül Hanedanı Asgar ( R.A) hazretlerinin ve Piri Türkistan Hoca Ahmet Yasevi’nin talebelerinden olan Yusuf Horasani diÄŸer ismiyle Deveci Sultan’ın Kastamonu’da yattığını.
-Dünya tarihini dönüm noktalarından biri olan İstanbul’un fethinde kullanılan ve Halice indirilen gemilerin altlarına konulan kızakların (kalas) [...]