Içerik Beslemesi Yorum Beslemesi

Archive for the ‘Kastamonu Bilgi’ Category

BİLİYORMUSUNUZ ?

Posted by Halaçlı Köyü On Nisan - 9 - 2009

Her Köşesi buram buram tarih kokan Kastamonu ilimiz hakkında bilmedikleriniz.

-Kastamonu’nun 50.000 yıllık bir tarihi olduğunu.

-Sahabe-i kiram’ dan Kays-ül Hanedanı Asgar ( R.A)  hazretlerinin ve Piri Türkistan Hoca Ahmet Yasevi’nin talebelerinden olan Yusuf Horasani diğer ismiyle Deveci Sultan’ın Kastamonu’da yattığını.

-Dünya tarihini dönüm noktalarından biri olan İstanbul’un fethinde kullanılan ve Halice indirilen gemilerin altlarına konulan kızakların (kalas) Kastamonu ormanlarından getirildiğini.

-İstanbul’un fethinde kullanılan Şahi toplarının dökümünde kullanılan demir ve bakır madenlerinin yine Kastamonu Küre ilçemizden getirildiğini ve bu topların üzerinde “Küre-i Nühas” damgasının bulunduğunu.

-Dünya tarihinin en büyük cihangirlerden biri olan Fatih Sultan Mehmet Han’ın annesinin Kastamonu ilimizin Devrekani ilçesinden olduğunu.

-İstiklal Savaşında  toprakları işgal edilmemesine rağmen en çok şehit veren illerden birinin Kastamonu olduğunu.

-Fatih sultan Mehmet Han’ın oğlu Şehzade Cem Sultan’ın Kastamonu’da iki yıl valilik yaptığını.Kastamonu Sancakbeyliğinin sınırlarının İstanbul Üsküdar’a kadar uzandığını.

-Türk dünyasında ve Türkiye’deki İstiklal Madalyalı tek yerin Kastamonu’nun İnebolu ilçesi olduğunu.

-Çanakkale Savaşında Türk Milletinin Kurtuluşu için can veren 250.000 Aziz şehitlerimizden  93.000′inin Kastamonulu olduğunu.

-Erzurum ve Sivas Kongrelerinin gerçekleşmesi için gerekli finansın Kastamonulu Murat Bey tarafından karşılandığını.

-Türk Milletinin dimağına yer etmiş olan ve birer milli kahraman olarak anılan Kara Fatmalarının Halime Kaptanların Kastamonulu olduğunu.

-Ankara’da Ulus meydanında bulunan Atatürk anıtının çevresinde yer alan ve mermi taşıyan kadını temsil eden heykelin Kastamonu Seydiler’li Şerife Bacı’ya ait olduğunu.

-Anadolu’da kurulan ilk lisenin Abdurrahman Paşa tarafından kurulan Kastamonu lisesi olduğunu.

-Türkiye’de ilk sanat okulunun Kastamonu’da kurulmuş olduğunu.

-Türkiye’de ilk Kadın mitingini Kastamonu Müdafaa-i Hukuk cemiyeti tarafından 10-Aralık-1919 düzenlediğini BİLİYORMUYDUNUZ..?

-Kara Mustafa Paşa

Kastamonu Halaçlı Köyünde dünyaya gelmiş, 1226′da İstanbul’da vefat etmiştir. İlim yuvalarının kurucusu ve koruyucusu olarak bilinir. Kastamonu’da bir Darılfünun açmak istemiş, ilk defa Darülkurra ve Darülhadis bölümlerini faaliyete geçirmiş, Darültefair, darülhikme ve Darültıp gibi şubeleri açmaya ömrü vefa etmemiştir. Yakın bir tarihe kadar Darülkurra kısmının kitaplığı ayakta idi.

Bu sayfa Kastamonu’ ilimizin  tanıtımı amacıyla Numan Ayanoğlu tarafından düzenlenmiştir

KASTAMONU HALK OYUNLARI

Posted by Halaçlı Köyü On Nisan - 9 - 2009

 KASTAMONU HALK OYUNLARI

SEPETÇİOĞLU::

kastamonu_halkoyunlari Sepetçioğlu türküsü bir hikâyeyle başlar: “Sepetçioğlu, bir ananın kuzusu…” Fakirdi, ama çok yakışıklıydı. Osman Efe! Sepet örerdi. Zile’den zengin bir ağa geldi, Sepetçioğlu’na sataştı. Bir gün kapıştılar. Zilelinin elinde bir gümüş kalkan, Osman Efe’nin elinde de bir sepet vardı. Sepetçioğlu, Zileliyi öldürüp dağa çıktı. “Eğil dağlar eğil, Osman Efem geliyor…” Osman Efe, bu oyunu ilk defa Hükümet kuvvetleri tarafından kuşatılınca oynamış!

Isparta yöresinde bile gün gören Sepetçioğlu Oyunu tartım (ritim) ve tavırlar bakımından, hem de havasının çığırı itibariyle zeybek oyununun Kastamonu yukarılarında merkezleşmiş bir çeşididir, türkülüdür.

Sepetçioğlu, iki asra yakın m’zisiyle asıl Kastamonu havalisinde oynanır. Çankırı, Çorum, Sinop, Bolu, Zonguldak, Kırşehir gibi Kastamonu’yla hududu bulunan veya yakın illerin nice yerlerinde de yürütülmüş olmakla beraber, oyunun esas şeklinin Kastamonu’da kaldığı kabul ediliyor. Figür ve tavırları orada aslına uygun kalabilmiştir. Ora efeliğinde meşhur “perde” denilen eğlencelerde avratlarla (kadınlarla) oynanıldığı için aydın zümrenin iltifatını kazanamamıştı. Otuz yıl kadar oluyor. Bazı muallimler (öğretmenler) onu, aydınların müsamerelerine de alarak Zeybek ile eşit haklara sahip kılmaya çalışmışlardı. Bunların başında öğretmen Tal’t Mümtaz’ın (Yaman) adı gelir ki, bizzat başarıyla oynuyordu. Esas tipini aynen yaşatmaya çalışıyordu. Kastamonu ve İstanbul’un Türk Ocaklarında keza tanıtmaya gayret etmişti. O yıllarda müheykel (heykel gibi) bir genç ve henüz talebeydi (öğrenciydi).

Sepetçioğlu, çevik bir oyundur. Her türlü sazla oynanır. Biri kadın diğeri erkek çiftlerden karşılıklı 4 veya 6 kişilik beraberliklerce yürütülür. İki kişi oynarken çiftler hiç değişmezler. Oyunu erkek idare eder. Dönme, yürüme ve diz çökmelerde kadın icabına göre yüksek veya alçak sesle erkeğin vereceği komutlarla davranmak zorundadır.

Erkek ve kadının oyundaki yürüyüş, dönüş ve diz çöküş hareketlerinin yönleri aksi taraflaradır. Biri sağa yürürken, öbürü sol yana gider. Biri sağ yanda sağ ayağıyla diz çökerken, öteki solda ve sol ayağı üzerine çöker. Oyuna başlanırken sözlerin şu ilk mısraları söylenir:

Sepetçioğlu bir ananın, bir babanın kuzusu, Hiç gitmeyor yüreğimden efem de sızısı, yandım!

İlk mısra uzunca sürdüğünden, erkek kollarını göğüsleri hiz’sına kaldırıp ellerini birbiri arasından geçirerek döndürür.  O sırada kadın hem sözleri terennüm eder (söyler), hem de bütün vücuduyla titrer. Bu bittikten sonra saz, ara nağmeye geçer. Çok kıvrak bir nakarattır. Oyun asıl kuvvetini bunlardan almaktadır.

İlk figür her iki tarafın oldukları yerde bazı vücut hareketleri göstermeleriyle geçer.

İkinci figür hem sağa, hem sola yürüyüştür.

 

Halk Kültürü
 

HALK MÜZİĞİ VE HALK OYUNLARI

kastamonu_folkloruİle göç olmadığından halk müziği ve geleneksel oyunlar yöre özelliklerini yansıtır. Oyunlar zeybek türündedir. Seyirlik oyunlar, çocuk oyunlarında da öbür illere göre çeşitlilik görülmez.

HALK MÜZİĞİ: Köklü bir müzik kültürü olan Kastamonu uzun havaların kuzeydeki son durağıdır.

İlde iki resmi derleme yapılmıştır. 1928′de İstanbul Belediye Konservatuvarı adına yapılan ilk derlemeyi Yusuf Ziya, Ekrem Besim, Muhittin Sadak ve Ferruh Arsunar gerçekleştirmiştir. 1948′de Ankara Devlet Konservatuvan’nca yapılan ikinci derlemede Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve teknisyen Rıza Yetişen yer almıştır.

Derlenen ezgiler üzerinde yapılan araştırma, yörede köklü bir müzik geleneği yaşandığını göstermektedir. İnsanî, Âşık Kemâli, Âşık Meydânı, Feyzi Berkıya, Kırnaoğlu, Âşık Hasan, Ozanoğlu, Yorgansız Hakkı gibi âşıkların yetişmiş olması da âşıklık geleneğinin sürdüğünü göstermektedir. Sazın, koşma, divan, satranç, kalenderi, semai, müstezat, destan gibi nazım türlerine eşlik etmesi şiire ayrı bir hava kazandırmaktadır.

Sözlü halk ezgilerinin konulan çeşitlidir. Bunlar arasında yiğitlemeler, koçaklamalar, gemici havaları, elpük koşması, yelpük koşma, topal koşma, zil havası, aşağı imaret, çırdak, yarım çırdak, dokumacı türküleri, düğün havaları, güzellemeler, esnaf türküleri, Çanakkale türküsü, kınalı keklik, kına havaları, meydan havaları vb sayılabilir. Bu türküler. Kerem, Kandilli Kerem, Kalenderi, Garip, Bozlak, Tatyan Kerem, Misket, Yahyalı Kerem ayaklarında çalınıp söylenmiştir.

Halk oyunları, zeybek ve kaşık oyunları türündedir. Davulla oynananlar da vardır. Karayılan bunların en bilinenidir. İnebolu dolayları gemici türküsünün özel bir oyunu da vardır. Tekneleri sahile çekme gösterisi olarak nitelendirilen bu oyunda küreğin suya değişi, suda devinimi ve kürek sesleri ritim ve ezgiyle verilir. Geleneksel el sanatlarından dokumacılık ve bakırcılık da türkü tere yansımıştır. Halı dokuma türküsünde tezgâh; demirci-bakırcı-kalaycı türküsünde ise çekiç sesleri ritmi oluşturur.

Kastamonu’da uzun havaların çoğu ritmik ezgiye bağlanır. Sepetçioğlu ve Yıldız bunlardandır.

Yörede en yaygın usuller 2 zamanlıdan başlar. 4-5 zamanlı ezgiler ve 9 zamanlı ezgilerin değişik tipleri görülür.

3 + 2 + 2 + 2 = 9 + 3 + 2 + 2 = 9, 2 + 2 + 3 + 2 = 9, 2 + 2 + 2 +3= 9

düzenleri yörede yaygındır.

 

kastamonu_folklor_ekibiYörenin Ünlü Türküleri: İndim Dereye Beklerim, Evlerinin Önü Meşedir, Evlerinin Önü Tozluk, Evlerinin önü Nane, Kahvenin Önünde Beyler Bahçesi, Sepetçioğlu, Üç Kız İdik, Toprak Köprü, Şu Dere Aşmak İster, Turna, Çıkabilsem Şu Yokuşun Başına, Köprünün Altı Diken, Geyik, Sabahın Seher Vakti, Yüksek Minare, Çayır Çıktı, Çırdak, Konaklar Yaptırdım, İlgaz’ın Altı, Yeni Kapı, Mehmedim, Kara Koyun, Ayşe, Ocak

Başında Mana, Yel Eser, Hürmüz Gelin, Ördek İsen Göle Gel, Köroğlu, Aşağı İmaret, Topal Koşma, Elpük Yelpük Koşması, Yaş Nane, Varın Bakın, Bismillahi Başlayalım, Sisli Kaya, Çanakkale İçinde Vurdular Beni, Ziller Kismen Kızı, Tiridine, Gıydevanın Kızları, Demirciler, Üç Güzel Oturmuş, Beyler Bahçesi, Kınalı Keklik, Kara Koyun Yayılır, Gökçeoğlu yöreden derlenmiş türkülere, Yıldız, Bülbül, Dağlar da uzun havalara örnektir.

Halk Müziği Araçtan: Tezeneli sazlardan meydan sazı. bağlama, cura yaygındır. Son zamanlarda tambura yanında “bulgari” denilen saz da çalınmaya başlamıştır. Türkiye Radyoları’nda divan sazını ilk çalan Kastamonulu sanatçı Âşık Mümin Meydani’dir. Yurttan Sesler Korosu’nun ilk bağlama sanatçısı İnebolulu Sarı Recep de yine bu yöredendir. Yaygın yaylı sazlar, kemane, kemence ve tırnak kemanesidir. Tırnak kemanesi Türk sanat müziğinde kullanılır. Üflemeli sazların başında zurna gelir. Dilli büyük kavallar, çoban düdükleri de yaygındır. Davul, tef, zil ve kaşık gibi vurmalı sazlar çalınır.

            

Bir Halk oyunu ekibi, yoresel kiyafetleri ile.
Üçüncü figür; yerinde hafif sıçramalar dönmeler ve nihayet diz çökmeler halinde geçip, bunları ayak değiştirmeler takip eder. Sonra da yeniden öbür mısraların oyunları başlar ki, öncekilerin aynıdır ve oyun böylelikle son bulmuş olur.

Dört kişiyle oynanılışında bir kadın – bir erkek ve bir kadın – bir erkek karşılıklı geçerler. Oyunun komutacısı yine içlerinden bir erkek olur. Oyuncuların çöker ve dönerken ayak ve ellerinden çıkardıkları sesler pek hoş olur.

Sepetçioğlu, Kastamonu’nun iki asır kadar evvelki giyimiyle oynanılmaktadır. Erkek kıyafeti şudur: Ceket, yerine çuhadan bir “marka” veya “cepken” giyilir. Marka, kalça hiz’sına kadar iner, ön tarafı açıktır. Ayrıca yelesi yoktur. Kolları dirseğe gelen kısmı, yenler, yan taraflar, etek güzel ve gir’nbah’ (değerli, pahalı) kaytanlarla işlidir. Pantolon yerine “zıbka” vardır ve dar bacaklıdır. Kürek hiz’larına gelen kısım fazlasıyla bol, fakat ön ve arka tarafa toplanık bulunduğundan yanları da o nispette vücuda yapışıktır. Ön ve arkada toplu kalan kısım yine güzel kaytanlarla çizgilendirilmiştir. Pantolonların ön ve arka taraflarındaki örtü yerlerinde de paçalara kadar inen kaytanlar vardır. Zıbkanın üst kısmında bele Tosya işi büyük ve kalın kuşaklar sarılır. Onun üstünde, para cüzdanı gibi meşinden sekiz on gözlü bir silâhlık ve bunun arasında bir saldırma (bıçak çeşidi) olur. Başta, o zamana göre sivri bir al börk, üstünde “çökü” bulunur. Mintanın yakası dik olup, kolları markanın kolundan sarkar, bileklere yapışıktır. Bu da (mintan) Kastamonu alacasından yapılmadır. Ayakta “harpuç” yemeni bulunur.

Kadın giyimi erkekten farklıdır. Kastamonu kadınlarında şalvar giyilmesi âdet değildir. “Uzun Etek” ve “Üç Saçaklı” t’bir edilen ağır Halep kumaşlarından yapılma ipek elbise giyerler. Başta, dört santim eninde ve üzeri altınlarla kaplı bir kızıl börk (fes), onunda arkasında 30 cm. uzunluğunda ve kutru (çapı) 5 cm. kalınlığında püskül vardır. Onun üstünde zülüfleri (saçları) kapatacak surette ve çevresi ipek oyalarla işli “mücessem” vardır. Ayakta “yuvalı kundura” tabir edilen ayakkabının uzun topuklu ve sivri burunlu (bota benzeyen) etrafı l’stikli mest vardır. Birlikte zıplanmalarda bu ayakkabı büyük rol oynar. 
 
GELENEKSEL OYUNLAR:

folklor_bKastamonu halk oyunları yalın görünümlüdür. Bunda kentin göç almaması ve çevre illerle ilişkisinin zayıf olması etkendir. Seyirlik oyunlar ve çocuk oyunları ise öbür illerdeki oyunlara benzer.

Geleneksel Halk Oyunları: Kastamonu ve yöresi zeybek bölgesidir. Kıyı kasabalarındaki oyunlar ise horon et kisindedir. Çevre köylerde davulla oynanan köçek havalarına merkezde rastlanmaz.

Zeybek: Kastamonu’da zeybek, düğün nişan törenlerinde, ulusal bayramlarda, eğlence günlerinde oynanır. Genellikle erkeklerin oyunlarına davul-zurna eşlik eder. Kıyı kasabalarında denize, donanmaya ilişkin sözlerle, devinimlerle oynanan oyunlar da vardır. Kastamonu ve çevresinde zeybeklerin sözlü bölümlerinde oynanmaz. Oyun aralarında davulcular ortaya çıkarak beceri gerektiren değişik devinimlerle tek kişilik gösteriler yaparlar. Bu gösteri oyuncuların dinlenmesine olanak sağlar. Davulcu yerini alırken oyuncular da yeni bir zeybeğe geçer.

Yöre zeybeklerinin en bilinenleri şunlardır: Aşağı tmaret. Ben Tefimi, Beyler Bahçesi, Bütün Çırdak (Çıtırdak, Çığır-dak). Yarım Çırdak, Çeliktendir, Qçekdağ, Dere Bekleyen, Erencik, Genç Osman, Hendek, Heyamola, Kara Kuzu Havası, Karanfil Oyunu, Kınalı Keklik, Mendan, Oturak Havası, Rakı İçtim, Sepetçioğlu, Topal Koşma, Kolbastı, vb.

Bunlardan bir bölümü şöyle oynanır:

Sepetçioğlu Zeybeği: Yörenin en yaygın zeybeğidir. 4-6 kişiyle oynanır. Tüm devinimler yiğitlik gösterisi biçimindedir. Birde öyküsü vardır:

Sepetçioğlu Osman Efe, Araç llçesi’nin Boyalı Bucağı’nda doğmuş, sepetçilikle geçinen bir Yörük gencidir. Bir anlatıya göre, Isfendiyaroğulları soyundan Hamza Bey, başka bir anlatıya göre Rüstem ya da Ali Bey, ağır vergilerle halkı ezmekte, haraca kesmektedir. Bir gün beyin adamları Sepetçioğlu Osman’dan bir haftada 100 sepet yapmasını isterler. Osman, bunun olanaksızlığını anlatırsa da dinletemez. Buyruğa karşı gelmiş sayılarak beye götürülür. Osman koltuğunun altına sakladığı saldırmayla (hançer) beyi öldürür. Yakalanıp zindana atılır. Bir yolunu bulup kaçar. Arac’ın Gülpü Dağı’na çıkar, beyin adamlarıyla tek başına savaşır. Beyin yerine geçen oğlu da halkı ezmektedir. Osman, köydeki sözlüsüyle evlenmiştir. Kastamonu Beyi, Osman’ın yaşlı anasını, karısını yakalatır. Osman gelip teslim olmazsa onları öldüreceğini duyurur. Gizlice beyin odasına giren Osman, anasını, karısını kurtarıp dağa götürür. Beyin adamları ardındadır. Kuşatılan Sepetçioğlu, yiğitçe savaşırsa da anası ve karısıyla birlikte öldürülür.

Bir anlatıya göre ise, beyin kızını kaçırdığı için sarılıp, yaralanmıştır. Kız da isyancı sayılıp hapse atılmıştır. Osman yakalanarak, İstanbul’da yargılanmış ve idam edilmiştir. Başka bir anlatıdaysa Padişah’ın Sepetçioğlu’nu bağışladığı söylenir.

Oyunun tüm devinimleri, Kastamonu uşağının ağırbaşlılığını, uysallığını, yürek bütünlüğünü, kötülerle savaşımını, haksızlıklara karşı çıkarak ölümü bile göze almasını simgeler.

Oyun üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde türkü söylenerek yürünür. Sonra ağır, zaman zaman karşılıklı oyunlar oynanır. İkinci bölümde türkü sürerken oyun durur, sonra yeniden başlar. Bu bölümde diz kırmalar, sekmeler, el vuruşlar çoktur. Üçüncü bölüm yine türküyle başlar, karşılıklı el vurmalar, sekmeler, yerde yapılan devinimlerle sürer. Oyunun türküsü şöyledir:

Sepetçioğlu bir ananın kuzusu

Hiç gitmiyor yüreğimden efem de sızusu vay vay

Böyleymiş alnımızın yazısu

Yassıl dağlar yassıl aslan efem de geliyo haydah

Gidelim Kışla önüne aşağı

Salıvermiş ince belden kuşağı

Yaman olur Kastamonu uşşağı

Yol verin efem dumanlı dağlar oy

Yaslan Sepetçioğlu dağlara yaslan

Laleli çimenli dağlara yaslan

Analar doğurmaz sen gibi aslan

Eğil dağlar eğil efem de geliyor haydah

Seslen Sepetçioğlu efece seslen

Laleli çimenli dağlara yaslan

Analar doğurmaz sen gibi aslan

Yassıl dağlar yassıl Osman efem de geliyor

vay vay (…)

Çırdak (Çıtırdak, Çığırdak): Erkek oyunudur. Devinimler Sepetçioğlu Zeybeği’ne benzer. Türküsü de vardır. Küre ilçesinin Çırdak Köyü’ne yapılan bir baskın olayı üstüne yakılmıştır. Üç bölümden oluşan oyunun bolüm başlangıçları türkülüdür. Zeybeklere özgü sekmeler, el vurmalar, diz vurmalar, ortaya geliş gidişler biçiminde oynanır. Türküsü şöyledir:

Şu Çırdaktan da baskun geliyor

Aman baskun da değil dostun geliyor

Kaygusuz avrat, hepdeyive kaygusuz avrat

Şu çırdaktan da gece meçe geçtim

Aman garlı buzlu sular mular içtim

Saygusuz yarim,hop deyiveıkaygusuz yarim

Nazlı yardan aman tez mi geçtin

Yuvarlağım toparlağım da kak gidiverdim

Cıvarayı feneri de yak gidiverelim

Kaygusuz yarim

Şu çardağın ekinleri

Aman top top olmuş da kakülleri

Saygusuz yarim hop deyive kaygusuz

… yarim

SEYİRLİK OYUNLAR, ORTAOYUNLARI

Kastamonu’da seyirlik oyunlar ve ortaoyunları kına gecelerinde, asker uğurlama törenlerinde oynanır. Hayvanları, meslekleri simgeleyen oyunlar halkı güldürüp eğlendirmeyi amaçlar. Kumar, Arap, Leylek, Bahar Çalgısı, Ramazan Hocası, Tütün Kıyma, Duvar örme. Kolan Dokuma gibi oyunlar aynı zamanda halkın yaşama biçimini yansıtır. Köçek ve Heyamola da müzikli seyirlik oyunlara örnek gösterilebilir.

Köçek: İki kişinin karşılıklı oynadığı bu oyunda, erkek oyunculardan biri kadın kılığına girer, yüzünü boyayarak bir peşkir takar, eteklik giyer. Kadınca davranışlarla seyredenleri güldürür.

Heyamola: İnebolu ve çevresinde Deniz Bayramı eğlencelerinde erkeklerin oynadığı oyunlardandır. Bir grup, yerde halka oluşturur, öbürleri onların omzuna çıkarak kule yaparlar. Kule kimi kez üç kata yükseltilebilir. Beceri isteyen oyunda oyuncular kuleyi kurduktan sonra müzikle sağa sola sallanarak oynarlar. Oyunun sözleri şöyledir:

Solo: Bismillahi başlayalım Koro: Helessahelessa

Solo: Ayva turunç taşlayalım Koro: Helessa yelessa Solo: Biz bu işi nişleydim

Koro: Helessa yelessa Solo: Bu yıl burda gışlayalım

Koro: Helessa yelessa

Heyamola yessa yessa

Mola heyamo

Ya mo heyamo

Mola heyamo

Helessa sellim yessa yessa yessa

Şeytan Çık: Oyunda bir hoca, yardımcısı, şeytan ve üç köylü vardır. Geniş bir alanda ya da köy odasında oynanır. Hocaya sakal takılmış, sırtı yastıkla kamburlaştı-rılmıştır. Yardımcısı güçlüdür, önünde su dolu bir kova vardır. Şeytan daha çok oyunu bilmeyenlerden seçilir. Hoca ortaya gelerek, daha önce oyunlar oynamış seyircilere “Hemşehriler, bir oynadınız, iki oynadınız, üç oynadınız. Bakıyorum oyunlarınız oyun değil! Hele bana bunun nedenini sorun söyleyeyim. Arkadaşlar vakit geçti, sebebini anlatayım. Darılmayın ama içinizde bir şeytan var” der. Köylüler bakınırlar. Biri bağırır: “Hoca öyleyse bu şeytanı sen ortaya çıkar”, öbürleri de ona katılır, şeytanı bulmasını isterler. Hoca, seyirciler arasında gezinir, birkaç kişinin sırtını yoklar. Sonunda birini kolundan tutup alanın ortasına çeker, oturtur. Ceketini çıkararak, bir kolunu başına geçirir. Seyirciler gülüşürken, kulağına “Anaların doğuramadığı, babaların besleyemediği, ninelerin beleyemediği benim kulunum, tayım. Ben sana ‘Şeytan çık’ dediğimde ‘Çıkmam’ diye bağır” der. Şeytan bunu kabul eder. Hoca sağını solunu göremeyen şeytana bağırır: “Şeytan Çık”, şeytan, “Çıkmam” der. Bu birkaç kez yinelenir. Bunun üzerine hoca üç kez ıslık çalar. Elinde su dolu kovayla bekleyen adam, ceketin kolundan suyu döker. Şeytan yerinden fırlar, kendiliğinden ortaya çıkmış olur. Seyirciler gülüşür.

Çocuk Oyunları: Kastamonu ve çevresindeki oyunlar öbür illerdeki oyunlara benzer. Erkek çocukların oynadığı cin kuyusu, ellebaş, geldi göçen, minder, çiydem, ateş oyunları, avcılık, askerlik, bezirgan başı, köse, esnaf, düğün, tuz yükü; kız çocukların oynadığı elhop kayası, çevirmeli elhop, bilye, dana, kuyu kayası, üç ve dokuz taş, takt ak, sobe takt ak. gibi oyunlar kimi ayrılıklarla öbür illerde de görülür. Bunlardan biri de Kastamonu’da “Köylen” denilen değnek oyunudur.

Köylen: 5-6 kişiyle oynanır. Oyunda herkesin bir sopası vardır. Bir de ağaçtan bir top kullanılır. Her oyuncu için topun sığabileceği büyüklükte çukurlar açılır. Biri ebe seçilir. Ebe, topu çukurlardan birine sokmaya, öbürleri de ellerinden geldiğince uzaklaştırmaya çalışırlar. Top kimin çukuruna girerse o ebe olur. Oyun böylece sürdü

Bu sayfa Kastamonu Halk oyunlarını tanıtmak amacıyla Numan Ayanoğlu tarafından düzenlenmiştir

KASTAMONU YEMEK KÜLTÜRÜ

Posted by Halaçlı Köyü On Nisan - 9 - 2009

Kastamonu İlimizi Tanıyalım
Karadeniz’in incisi medeniyetin beşiği olarak kabul edilen Kastamonu ilimiz sınırları içerisinde inanılmaz doğa güzelliklerine sahiptir. Dünyaca ünlü valla kanyonu. Zümrüt yeşili uçsuz bucaksız çam ormanları. Dünyanın en uzun en temiz sahilleri. Kaya mezarları. Bir birinden ilginç mağaraları. Selçuklu döneminden kalma Camileri-Medreseleri-Türbeleri-Külliyeleri. Tarihi Hanları-Hamamları-Köprüleri-Çeşmeleri. Anadolu’nun sen yüce bir dağısın diye dillerimizden düşmeyen Ilgaz dağı ve Ilgaz dinlenme ve kayak tesisleri- Tarihi Kastamonu Konakları- Kastamonu’nun her noktasını görebileceğiniz Kalesi. Tarihi Osmanlı Sarayı (Osmanlı Palace Hotel) Her medeniyete beşiklik yapan Kastamonu yöresinde bulunan tarihi eserlerin sergilendiği muhteşem müzesi. Tarihe ayna tutan Kastamonu Hükümet konağı (Valilik binası) Yöresel el sanatları.
Dünyaca ünlü Sarımsağı. At yetiştirme çiftlikleri. Mesire yerleri. Manevi değerleri. En önemlisi sıcakkanlı misafirperver KASTAMONU HALKI.
Kastamonu ilimiz anlatılmaz yaşanır. Yaşamak için görmek gereklidir. İster tarihe şahitlik edin, İster zümrüt yeşili ormanlarda gezinin, İster köylerimizi dolaşıp sıcakkanlı misafirperver köylümüze misafir olun, İster Kastamonu ilimizin zümrüt yeşili ormanlarında doğa ile baş başa kalın.
Dünya’ca ünlü Valla kanyonunda biz gezinti yapın. Karadeniz’in maviliğinde tekne turlarına katılın. Dilerseniz uçsuz bucaksız sahillerimizde denizle kucaklaşın ne yapın edin ama kendinize ve ailenize bu ödülü verin ve Kastamonu ilimizi mutlaka görün. 
                                                                                                                           Yorumlayan ve Yazan /  Numan Ayanoğlu
 
 
KASTAMONU YEMEKLERİ KASTAMONU YEMEK KÜLTÜRÜ 
812 ÇEŞİT YEMEK

Kaynaklara bakılırsa Kastamonu ve çevresinde tamı tamına 812 çeşit yemek tespit edilmişti. Mantar yemekleri bile başlı başına bir konuydu. Yeri gelmişken Türkiye’de en zengin mantar çeşidinin Kastamonu’da bulunduğunu belirtmek isterim: Kuzu kulağı, kanlıca, ayı mıcığı, tavuk ayağı, saçak, içi kızıl, cincile, kavak, meşe, kömüş memesi, söbelek, gelincik, teltelli, kırağı, mıkcık, kum mantarı… Dönüş yolunda arabamın bagajı  tıka basa dolmuştu: Yarım çuval Osmancık’ın pirinci, kutu kutu çekme helva, kızılcık tarhanası, çemensiz pastırma, bol bol sarmısak, tirit için çıplak simit, çeşit çeşit mantar, kilolarca üryani eriği, kızılcık ekşisi, pestil, siyez bulguru… Sözün özü; Kastamonu tarihiyle, doğasıyla ve lezzetleriyle mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken bir yöredir. 

Banduma

banduma35 cm çapında 4 ev yufkası,2 tavuk göğüs eti,1 kâse tavuk suyu,Dövülmüş ceviz içi
Hazırlanışı:
Tavuk etini haşlayıp suyunu ayırın. Tavuk etlerini ufak parçalara ayırın. Yufkaları sekiz parçaya kesin. Uzun kenarlarına tavuk etinden yerleştirip sigara böreği gibi sarın. Malzeme bitinceye kadar işlemi sürdürün.

* Tereyağını eritin. Tavuk suyunu kaynatın. Yufkaları tavuk suyuna batırıp birbirinin üzerine gelecek şekilde servis tabaklarına dizin. Üzerlerine tereyağı gezdirip dövülmüş ceviz içi serpin. İkinci sırayı da aynı şekilde hazırlayın. En üste gelen yufkaları taç şeklinde yerleştirip haşlama suyundan 1 kepçe gezdirin. Kalan tavuk etlerini üzerlerine yerleştirin. Ceviz içi serpip sıcak servis yapın.

 
MANCA

mancaManca, bir Kastamonu yemeği. Bu yemek aynı zamanda meze olarak da sunulabiliyor. Manca, karalahana’dan yapılıyor…

Malzemeler:
1 demet karalahana,200 gram bulgur ,100 gram pirinç,1 demet nane ,
1/2 demet maydanoz ,biber unu ,1 adet soğan ,1 demet taze soğan,35 ml. sıvıyağ ,1 adet kırmızı soğan, 3 diş sarmısak,
1 tatlı kaşığı tereyağı veya margarin,tuz,karabiber

Hazırlanışı:

Kırmızı soğanı ayıklayıp çok ince kıyın. Pirinci ayıklayıp yıkayın. Genişce bir tencereye sıvı yağı koyun, soğanı ve pirinci ekleyin. Soğanlar pembeleşinceye kadar çevirin. Bulguru ayıklayıp yıkayın. Üstünü kapatacak kadar sıcak su koyun ve şişene kadar bırakın. Nane, maydanoz ve taze soğanları ayıkayıp yıkayın, ince kıyın, şişmiş bulgurla soğanlı pirince katın. Tuzlayın, biberleyin. Karalahana yapraklarını saplarından ayırın. Sıcak suda 2 – 3 dakika bekletin ve süzün. Hazırladığınız içle yaprakları sarın, tencereye dizin. Üstüne bir tabak kapatıp pişmeye bırakın. Kırmızı soğanı salata soğanı şeklinde kıyın. Sarmısakları ayıklayın, küçük doğrayın. Tavaya tereyağı koyun, kırmızı soğan ve sarmısakları pembeleşinceye kadar kavurun. Biber ununu ilave edin. Hazırladığınız karışımı Mancaya ekleyip, sıcak olarak servis yapın. 

Etli Ekmek


etli_ekmek

Kastamonu’nun yurt içinde en çok ün yapmış yiyeceği «Etli Ekmek» tir. Bu etli ekmeğin Konya’nın etli ekmeğiyle uzaktan, yakından ilgisi yoktur. Fırında ve saç üstünde iki şekilde pişirilmektedir. Önce evlerde saç üzerinde pişirilen şeklini tarif edeceğiz.

 

 

Malzeme (8 kişilik):

1 kg. orta yağlı iki defa makinede çekilmiş dana kıyması
2 kg. un
İki büyük baş soğan
Yarım demet maydanoz
Karabiber
Kimyon
Tuz
2 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ

Haluçka


haluckaHaluçkamızın iç malzemeleri kıyma,soğan ve ince kıyılmış maydanoz iyice karıştırılır.Diğer tarafta
hamur malzemeleri yoğrulur.Ne çok cıvık nede çok katı bir hamur olmamamsına dikkat edilir. Yoğurduğumuz hamur dörde bölünür.Her bir parça un serpilerek açılır.Küçük kareler halinde kesilir.
(5×5 cm gibi) Ortasına hazırlanan iç malzemeden konulup,kenarlarına parmakla hafif bastırılarık kapatılıp üçgen şekli verilir.Hazırlanan haluçkalarımız birbirine yapışmaması için azcık un serptiğimiz tepsiye tek tek dizilir.
Büyük bir tencerede bol su içine bir miktar tuz ve iki yemek kaşığı zeytinyağı katılır.Suyumuz kaynadıktan sonra haluçkalarımız tek tek seri bir şekilde kaynar suya atılır.Yaklaşık 3,5 dk pişirilir.
(Annem piştiğini anlamanın en güzel yolunun bir tanesinin tadına bakmak olduğunu söyledi)
Diğer tarafta yarım paket tereyağı eritilir.3 yemek kaşığı salça ilave edilip,karıştırılır.Tenceredeki haşlama suyundan 1-2 kepçe katılarak karıştırılır.
Borcamımıza bir sıra haluçka üzerine sos,tekrar haluçka tekrar sos olarak dizilir ve sıcak servis yapılır.Yanında bol köpüklü ayranla afiyetle yenir.

kastamonu-pidesi

mantikastamonu_yemekleri

KASTAMONU MUTFAĞINDAN…
Taşköprü’nün sarımsağının ve kuyu kebabının yanı sıra keşkeğinin, atarısının, terekmeğinin, ekşili bulgurun tadına doyulamayacağını dilden dile anlatılır
Taşköprülüler sarımsağın tatlısını yaptılar:
Sarımsak, yüzyıllardır doğadan gelen en büyük şifa kaynağı olarak biliniyor. Kastamonu’nun şirin ilçesi Taşköprü’de mikrop öldürücü özelliği de olan sarımsağın dünyada ilk kez tatlısı da yapıldı.
Taşköprü, kalitesi ve ismiyle dünyaya duyurduğu beyaz altını sarımsaktan sonra ülkemizin en kaliteli salebi ile de ünlendi
Kastamonu’nun oldukça özellikli yöresel bir mutfağı ve meraklısına sunabileceği çok farklı tadlar var. ‘Denemeden ayrılmayın’ listesi oldukça kabarık. Etli ya da pastırmalı ekmek (sacda yapılıyor, görüntüsü gözlemeye benziyor), kuyu kebabı, hafif olduğu için çokça yenen çekme helva, Taşköprü sarımsağı, banduma, burmalı çörek, ekşili pilav… Kastamonu’nun simidi ünlü. Daha çok kışın kahvaltılarda yapılan, simitten tirit denemeye değer…
Kastamonu yiyecek-içecek hususunda zengin bir mutfağa sahiptir. Bu zenginliğin başlıca sebebi; bitki örtüsündeki çeşitli ve tabiata dayalı yetiştirilen hayvan varlığıdır. Yiyecek olarak kullanılan yabani otlar, bitkiler, mantarlar, dağ çileği yanında her türlü sebze ile birçok meyve Kastamonu topraklarında yetişmektedir. Türkiye’nin en güzel ve kaliteli sarımsakları bu İl’de yetişmekte ve ihraç edilmektedir.
Üryani eriğini sadece bu İlde yemek mümkündür. Kastamonu bölgesine ait 812 çeşit yiyecek derlemesi yapılmıştır. Bunlardan 38 çeşit çorba ve 5l çeşit ekmek tarifi görülmektedir. Kastamonu mutfağının ünlü yiyeceği sac üzerinde pişirilen” etli ekmek”tir.
Bu etli ekmeği bir bardak yayık ayranı, “ekşi-eşi” yada ” pelverde ezmesi” eşliğinde yiyen artık Kastamonu’nun adını unutamaz. İl’ de hazırlanan, kışlık yiyecek “tarhana” nın çorbası en besleyici çorbadır. Hazırlanmasında kullanılan un-yoğurt hamuru içindeki çok çeşitli bitki özleri, tadı-lezzetini farklı hale getirmektedir. Ayrıca besin değerini artırmaktadır.Her mevsim yerli halkın ve ziyarete gelenlerin yemekten vazgeçemediği “döner” in kömür ateşinde pişenin tadı doyumsuzdur. Kış mevsiminde, yöreye has olarak yapılan “pastırmalı ekmek” bir başka lezzettedir. Özel olarak hazırlanan çimensiz pastırma ince dilimler halinde doğranıp, soğan piyazı ile karıştırılıp, içine yeteri kadar baharatta karıştırıldıktan sonra, fırınlarda açılan hamur içine kapalı olarak konup, pişirildikten sonra, üzeri zevke göre az veya çok tereyağ ile yağlandıktan sonra afiyetle yenir.
Baharın gelmesi ile, kuzuların büyümesi bir diğer yöresel yiyecek olan “biran-kuyu kebabı” nın ortaya çıkması görülür. Kastamonu merkez ve bilhassa Taşköprü İlçesinde pişirilen bir’an meşhur et yiyeceği’dir.
Tatlılar içinde, asırlardır süregelen “çekme helva” gerek elde özel olarak hazırlanışı, gerek ince ince tat telleri ile bölgeye hastır. İl dışına her gidenin mutlaka dostlarına aldıkları makbûl hediye’dir.
Kış günlerinin bir diğer yöresel yiyeceği, Kastamonu simitinden yapılan “simit tiridi” dir. Simit tiridini yiyemeyenler, İl dışına giderken dost ve arkadaşlarına mutlaka bir dizin Kastamonu Simiti alıp, getirirler. 

BÖREKLER

Çullu Börek (Çullama Börek)

Açılan yufkalar hafif pişirilir. Bir bütün yufka tepsi altına, biri.de üstüne konulmak üzere ayrılır. Diğer yufkalar parçalanarak ufak parçalar haline getirilir. Tencerede eritilen yağa yumurta kırılıp tuz ve biber ilave edilir. Doğranan sermeler atılarak karıştırılır. Yağlanan tepsiye bütün serme konulur. Ufalanan yumurtalı parçalar tepsiye konulur. Diğer bütün serme üsle konularak kızartılır.

Delioğlan Sarığı

Burmak çörekte olduğu gibi yapılır. Ancak delioğlan sarığı sadece yağlı olarak yapılır. Bazen yufka içine ceviz içi veya fındık içi konulduğu görülür.

Küre Böreği

Börek için kıyma ve soğandan iç hazırlanır. Yufkalar açılıp sacda hafifçe pişirilir. Bir yufka ortaya konur. Yufkanın ortasına iç konur. Yufka dört taraftan ortaya doğru birer defa katlanır. Katmer yapılmasında olduğu gibi içine yağ konulmuş tavada katlanan içli yufkalar kızartılarak yenecek hale getirilir.

Lahana Böreği

Hazır yufka veya evde açılan yufkalar (sermeler) yağlanan tepsiye konur. Konulan her serme yağlanır. 4-5 sermeden sonra haşlanarak ince doğranmış olan lahana içi dökülür. Üzerine sermeler yine yağlanarak konulur. Fırında veya alt ve üstüne ateş yakılarak ocakta kızartılır.

Mantar Böreği

Haşlanan mantar ince kıyılır. Yağ, yumurta, tuz ve biber, domates, yeşil biberle hazırlanan piyazla mantar karıştırılır. Lahana böreği gibi bu içle börek yapılır. Aynı biçimde ıspanaklı, patatesli börek de yapılmaktadır.

Sarımburma (Burmalı Çörek)

Açılan yufka (serme) içine hazırlanan iç konulur. İç olarak kıyma, patates, ıspanak kullanılır. Serme kendine sarılır. Yapılan sarma hafifçe burulur. Yağlanan tepsinin ortasına bir ucu yerleştirilerek sarık biçiminde sarılır. Diğer sermelerde aynı şekilde yapılarak helezon genişletilir. Tepsi dolunca kızartılır.

 

DOLMALAR
Dolma yapılmasında ilk iş “için” hazırlanmasıdır. Dolma veya sarma içlerinin hazırlanması veya malzemeleri de farklı olur. Pirinçli, bulgurlu, kıy­malı (etli yapılacaksa kıyma) veya bulgur (bunun içine de kıyma ilave edilir.) ilavesi karıştırılarak ocaktan indirilir. Kıymasız olanlara nane, maydanoz da ilave edilerek doldurma veya sarma işlemine geçilir.
Çiçek Dolması
Kabakların çiçek açtığı mevsimde dölsüz çiçekler alınarak, bunların içi malzemeyle doldurulup tencereye dizilir.
Ispıt Sarması
Ormanlık alanlarda yabani olarak yetişen iri yapraklı yıllık bir bitkidir. Toplanan yapraklar taze olarak kullanıldığı gibi, kurutularak veya salamur yapılarak kışın da kullanılır. Üzüm yaprağının kıymalı tipi gibi sarılır.
Kalem (Lahana) Sarması
Dolmalık lahananın yaprak kısımları haşlandıktan sonra el büyük­lüğünde parçalara hazırlanan malzeme konularak sarılır.
Pancar (Kuyruklu) Dolma
Mancar da denilen pancar yapraklarının yeşilleri toplanarak haşlanır. Daha sonra malzeme ile sarılır. Cide-Şenpazar yöresinde çok bilinir,
Soğan-Pırasa Dolması
Pırasanın katı açılarak boru halinde soğanın da katmanı ayrılarak hazır­lanan malzeme ile içi doldurulur. Araç, Azdavay, Pınarbaşı çevresinde çok yapılır.
Şapla Sarması
Ispıt gibi ormanda yetişir. Onun gibi kullanılır.
Yaprak (Üzüm Yaprağı) Sarması: Taze ve salamur olarak kullanılır. Zeytinyağlı, yalancı dolma veya etli olarak sarılır. Zeytinyağlı olanlar ince uzun kalem gibi, etli olanlar ise tombul olarak sarılır. Az su ile pişirilen dolmanın üzerine salça kızartılmış yağ dökülür. Kıymasız olanlara sirke veya li­mon, etli olanlara yoğurt isteğe göre sarımsaklı yoğurt ilave edilerek yenir.

 

ÇORBALAR
Arpa çorbası
Arpa Yarması, göçe çorbası ya da akdene çorbası isimleri ile de söy­lenen çorba, daha çok Araç ilçesi köylerinde bilinen çorbanın arpa yarması, yoğurt veya ayran asıl malzemesidir. Arpa yarması caba (toprak kap) veya tencerede iyice pişirilir, içine yağ, yoğurt (yoksa ayran) katılır. Üzerine nane de katılarak yemeye hazır çorba haline getirilmiş olur.
Arpa yarmasının yapılışı: Arpa kalburda çevrilerek temizlenir yıkanır, güneşte kurutulan arpa değirmene götürülerek bulgur gibi yardırılır.
Aşure Çorbası
Keşkek, beyaz fasulye, nohut, bakla, üzüm, incit, şekerden oluşan mal­zemenin keşkeğinden başlanır. Keşkeğin üzerine ılık su konularak haşlanır. Suyu çekince ocaktan indirilir. Şişmeye bırakılır. Beyaz fasulye nohut, bakla ayrı kaplarda pişirilir. Üzüm incir haşlanır, şişmeye bırakılan, keşkek ocağa konularak diğer malzemeler içine konur. Gülsuyu da konularak hazırlanmış olan tabaklara alınır. Üzerine ceviz içi veya fındık içi katılarak süslenir. Bu yemek türünü tatlı listesine de almak mümkündür.
Baş Çorbası
Pişmiş koyun başı, un, limon ve yoğurt çorbanın malzemesidir. Pişmiş koyun başının etleri ayıklanır, su da yeniden kaynatılır. Yapılan un bulamacı içine salınır. Yumurta terbiyesi, istenirse limon ilave edilerek hazırlanır.
BULAMAÇ ÇORBALARI
Un bulamacı, şaştım çorbası, yumuşak çorba gibi isimlerle de bilinir. Un, tuz, su yağ, soğan ve salçanın malzeme olarak kullanıldığı bu çorba Küre ve Bozkurt çevresinde daha çok yapılmaktadır. Çırpacak (Küre’de pırpır de­nir) adı verilen dört-beş çatallı ağacın da araç olarak kullanıldığı, çorba tence­rede kaynayan suya önce tuzu, daha sonrada bir tasta ezilen buğday unu ova­lanır. Pişdikten sonra yağla soğan kavrularak içine katılır. Bazen yağda ekmek iyice kızartıldıktan sonra çorba üzerine döküldüğü de olur. Buna kıtır çorba da denir. Pirinçli bulamaçta pirinç yukarda ki malzemeye ilave olarak katılır. Önce suyla pirinç hazırlanarak sade bulamaç gibi yapılır. Mercimekli bulamaç ya da boyalı çorbada ise pirinç yerine mercimek kullanılması ile yapılan çorba çeşididir. Ekşili bulamaç çorbasında pirinçli bulamaca ayran da ilave edilmesi en önemli farklılıktır. Bu çorbanın Küre ve Bozkurt yöre­sinde yapıldığını su yerine unun ayranla karıldığını (ezildiğini) hatırlatalım. Mısır bulamacının en önemli özelliği de buğday unu yerine mısır ununun kullanılmasıdır. Tuz, su ve yağ diğer malzemesidir. Cide, Şenpazar, Merkez ve Küre- ilçesi çevresinde bu çorba türü daha çok bilinmektedir. Şenpazar çevresinde yoğurt, merkez ilçede pirinç, Cide de pekmez katılmaktadır.
Nişasta bulamacı veya nişasta çorbası olarak bilinen çorbanın malze­mesi, nişasta, su ve tereyağdır. Su yerine süt kullanıldığı görülmektedir. Azdavay, Daday ve Araç çevresinde sevilen çorba çeşididir.

BULGUR ÇORBALARI
Bulgur siyez veya gernik adı verilen tahıldan yapılır. Buğday ile mısır­dan da bulgur yapıldığını görüyoruz. Bulgur yapımı dört safhada gerçekleşir.
1) Çevirme
2) Kaynatma
3) Güneşte Kurutma Evseme (Rüzgarda kepekten ayırma)
4) Yarma (Değirmende yardırılır)
Yaptığımız bulgurdan yapabileceğimiz çorbalara bakalım.
Sade bulgur çorbasının malzemesi: Bulgur, yoğurt, nane, soğan, yağ ve sudan oluşur. Süzülerek ayrılan bulgur tencereye veya cabaya konularak kay­namaya bırakılır. Pisince tuzu katılıp üstüne yağın içinde kızartılan soğan piyaz olarak katılır. Yoğurt ve nanesi ilave edilir. Taşköprü ve Merkez ilçede, pişen bulgurun içine ayranla ezilen un karıştırılarak üzerine piyaz dökülür. Sütlü bulgur çorbasının bulgur, süt, tuz ve biber genel malzemesidir. Süt yerine ayran (veya) yoğurt kullanılır. Bulgur,ocağa suyunun içine biraz süt İlave edilerek Konur. Mercimekli bulgurda, bulgur yanında mercimekte kullanılır. Bu çorbaya anakız çorbası adı verilir. Daha çok Daday, Şeydiler ve Merkez ilçede bilinen çorba için önce mercimek tencereye konur, birkaç kaynatımdan sonra bulguru ilave edilir. Tuzu pişdikten sonra da yağ, yoğurt ve nanesi ilave edilir. Daday’ in selalmaz tarafında çakır çorba da denmektedir.
Mısır bulguru çorbasına, mısır yarması da denir. İnebolu yöresinde ya­pılan bu çorbada mısır bulguru yanında yoğurt ve yağ kullanılır. İnebolu çev­resinde çorba içine kestane, fasulye ve nohut da katılır. Tosya’da yarmaaşı, Cide ‘de iri çorba adı ile bilinir.

Çarpan (Balık) Çorbası
Bozkurt, Abana çevresinde çarpan balığı, yumurta ve limon malzeme­sinden yapılmaktadır. Balık temizlenip yıkanır. Tuzsuz olarak haşlanıp, ke­mikleri ayrılır, etler parçalanır. Suda kaynatılırken tuzu, limonu, çarpılmış yumurtası ilave edilerek karıştırılır.
Düğün Çorbası
Düğün çorbası ilde değişik yapılır. Merkez ve Taşköprü’nün bazı köyle­rinde yayık ayranı kaynayıncaya kadar karıştırılır. Kaynayınca içine ayıklana­rak yıkanmış pirinç atılır. Pirinç pişince ocaktan indirilen yemeğin üzerine kızdırılmış tereyağ dökülür. Cide çevresinde un, tuz, varsa et, “yumurta, limon soğan ve tereyağdan oluşan malzeme ile düğün çorbası yapılır. Üzerine kız­gın tereyağ ilave edilir,
Ekmek Çorbası
Yağ, soğan, yumurta, tuz, karabiber ve ekmekle Devrekani ve Kastamo­nu köylerinde yapılır. Tencereye doğranan soğan yağla öldürülür. Ayrı yere kınlan yumurta, tuzu, biberi katılarak pişirilir. Soğanın üzerine ilave edilerek su katılır. Kaynayan bu suya doğranmış ekmek basılır, bir taşım kaynatılır. Devrekani çevresinde bunun üzerine torba yoğurdu katılmaktadır.
Ekşi Çorba
Azdavay ve Pınarbaşı çevresinde kara “çorba olarak da bilmen çorbanın malzemesi un, kızılcık (kirenekşisi) ve tereyağdır. Un.kızılcıkla karıştırılır. Kaynayan suya salınır, pişince tuzu yağı katılır.
Fasulye Çorbası
Yarılmış fasulye, tuz, biber ve yağdan oluşan malzeme ile yapılan çorba siyez karıştırılarak da yapılmaktadır. Yarılmış bulgur halindeki fasulye iyice pişirilir. Yağ soğan, tuz ve biberi katılarak yenir.
Güllü Çorbası (Gutu Çorbası)
Bozkurt çevresinde bilinen çorbanın malzemesi karapancar kökü mısır unu ve tuzdur. Rendeden geçirilmiş pancar kökü.mısır unu su ilave edilerek pişirilir. Yağ katılmadan da yenebilir,
Haşul Çorbası
Araç civarında yapılan çorbanın buğday, domates, biber, ayran ve tuz malzemeleridir. Islanmış buğday, ayran, domates, tuz kaynatılarak yuğurulur. Ekşiyîp kabarıncaya kadar mayalanmaya bırakılır. Pişirilerek üzerine yağı ilave edilir.
İrmik Çorbası
İrmik, etsuyu, yumurta, limon ve tuzdan oluşan çorba malzemesidir. Kaynayan et suyuna azar azar irmik ilave edilir. Peşinden yumurta limonla çarpılıp ilave edilir. Et suyunun piştikten sonra ilave edildiği de görülür,
İşkembe Çorbası
İşkembe, yağ, yoğurt, yumurta, sarımsak, limon tuzu (limon) biber mal­zemeleri ile yapılan işkembe çorbasının ilk aşaması işkembenin hazırlanması­dır. Kolay temizlemek için bir gece bekletilir. İçi temizlenerek yıkanır, kay­nar suda haşlanır, tekrar bıçakla kazınır. Ilık suya sokup çıkartılır. Kuvvetli ateşte pişirilir, ufak parçalar haline getirilir. Yağla öldürülen soğanlı suya sa­lınır, pişeceğe yakın tuzu katılır. Yağda kavrulan domates veya salça, yoğurt, bir yumurta bir diş sarımsak, yarım limon suyu bir miktar sirke çarpılarak kaynayan çorbaya ilave edilir. Yağı ve biberi de katıldığımla yenmeye hazırdır.
Karatabana Çorbası
Tencereye pirinç veya bulgur konularak hazırlanır. İrice doğranan kara-lahana yapraklan tencereye ilave edilir, haşlanır ocaktan indirilirken tencereye yağı ilave edilir. Yenirken içine yoğurt, bazen ayran katılarak da yenir.

Kestane Çorbası
Cide, Şenpazar, İnebolu ve Bozkurt ormanlarında çok miktarda yetişen dağ kestanesi, çorbalara da malzeme olmuştur. Özellikle Bozkurt çevresinde çok bilinen çorba pişirilmiş kuru kestane, un, tuz ve su ile yapılır. Bu çorbaya ,tuz yerine bir miktar şeker ilave edilerek de çorba yapılır. Kurutulmuş kestane haşlanır, tuz katılır, su ile ezilen un ilave edilerek pişirilir. Buna kestane bulamacı da denir.
Keşkek
Keşkekten yapılan çorbayı tanımadan önce kısaca keşkeğin nasıl yapıl­dığına bakalım. Temizlenmiş buğday taş dibeklerde salgı veya salma tokrnaklarla doğulur, kabuğu soyulan buğday keşkek olmuştur, içine kuru fasulye katılarak saklamaya alınır. Çömleğe (caba) su, et, yağ, salça tuz ve keşkek konur. Uzun süre pişirilir, Tosya çevresinde malzeme konulan çömleğin ka­pağı Örtülüp hamurla ağzı sıvanıp fırına sürülür. Değişik yapma biçimi olan çorbaya bazı yerlerde de buğday aşı adı verilir.
Keşkeğin bir başka yapılışı da şöyledir;
Keşkek için dövülmüş arpa kuru fasulye buğday, yağ, tuz, kırmızı biber. Soğan, ayrı bir kaba doğranır, kırmızı biber ve tuz ilavesiyle yağ içinde kavrulup hazırlanmış ıtlak üzerine dökülür. Bozkurt çevresinde buna benzer çorba
yapılır. Keşkek Tosya, Bozkurt Merkez, Taşköprü ve Cide ilçelerinde daha çok bilinir.
Mantar Çorbası
Ormanlık Kastamonu ve ilçelerinde çok çeşitli mantar türleri yetişir. Doğu Karadenizin hamsisi gibi mantar da değişik yemeklere malzeme olur. Mantar böreği, mantar közlemesi, haşlaması, mıklaması meşhurdur. Inebolu yöresinde doğranan mantar su İle kaynatılır, süt ve un ilavesiyle yapılan çorba umaç çorbalarına da bir örnektir.
Mercimek Çorbası
Mercimeğin ayıklanıp, yıkandıktan sonra yumuşayıncaya kadar kayna­tılması, üzerine tuz, tereyağ da kavrulmuş soğan ve salça ilavesi ile hazırlanır.Servis esnasında yoğurt ve nane ilave edilerek yenir. Mercimeğin üzerine
bulgur ve pirinç katılarak ala çorba adı verildiği de dikkati çeker. Kastamonu köylerinde limon veya sirkede katıldığı olur. Tosya çevresinde piyaza kaynar suda haşlanmış mercimek salınır. Devrekani çevresinde çorbaya kıyma da
ilave edilir. Daday-Taşköprü de un salınır. Bozkurt’da şeker ilave edildiği söylenmektedir.
Miyane Çorbası
Seydiler de kavurma, Küre’de un kavurması, Tosya da un kızartması olarak da bilinen çorba Taşköprü, Hanönü, Bozkurt ve Daday çevresinde de bilinmektedir. Unun yağda san renk olmasına kadar kızartılması daha sonra bulamaç çorbasında olduğu gibi pişirilmesi ile olur. Tuz ve karabiber ilave edilir. Yağ katmaya ihtiyaç duyulmaz Kavrulmuş unun, soğuk su ile eritilme­si ile elde edilen malzeme kaynar su ile pişirilir. Tuzu pişdikten sonra katılır.
Bozkurt çevresinde ün ayranla ezilmekte, Tosya çevresinde mısır unu “kavrulmaktadır.
Omaç Çorbası
Kastamonu’nun değişik yerlerinde omaç, oğmaç ve Daday çevresinde uğmaç çorbası olarak bilinen çorba sade ve pirinçli olmak üzere iki şekilde yapılır. Un, su, yoğurt (ayran) ve tereyağı malzemesidir. Una az az katılan su ile un, ufak taneler haline getirilir. Bulgur gibi olan malzeme kaynar suya azar azar salınarak kaynatılır. Yoğurt ve kızarmış yağ katılır. Diğer bir yapı­lışı.da şöyledir. Pirinç suya konarak haşlanır, ayrı kapta un, yumurta İlavesiyle bulgur tanesi veya biraz daha iri hale gelinceye kadar ovulur. Kaynar pi­rinçli suya salınır. Pişince sarımsaklı yoğurt yağ ve nanesi ilave edilir. Boz­kurt çevresinde süt katıldığı da görülmektedir. Gökçeağaçta un çorbası, Da­day çevresinde uğmaç, Araçta ovmaç isimleri ile hatırlanır. Bozkurt, İnebo­lu, Daday, Araç, Kastamonu, Devrekani ve Taşköprü çorbanın çok yapıldığı yörelerdir.
Patates Çorbası
Azdavay çevresi yemeklerindendir. Patates (mahalli isimle huzmur) yağ, tuz, soğan ve biber malzemeleridir. Patates haşlanır, kabuğu soyulur, sı­kılarak kaynayan suya atılır. Biraz kaynadıktan sonra yağı katılır.

PİRİNÇ ÇORBALARI
Sade Pirinç Çorbası
Pirinç, yağ, domates veya salça, tuz, yoğurt limon yumurta, pirinç çor­bası malzemeleridir. Haşlanmış pirince sadece süt katılarak sütlü pirinç çor­bası yapılır.
Ecevit Çorbası
Kastamonu, İnebolu güzergahında Küre ilçesi yakınında bulunan Ecevit Geçidimden ve burada bir zamanların 3 katlı muhteşem oteli, Ecevit Han’ında yapılan meşhur çorba. Pirinç, yumurta bazen tavuk suyu da ilave edilir. Pirinç haşlanır, süzme yoğurtla malzeme hazırlanır. 1318 yıllarından beri yapıldığı bilmen çorba 1925′dc Atatürk’e de ikram edilmiştir.
Bir başka yapıldığında ise;
Tavuk suyunda pirinç haşlanır. Ayrı kapta çarpılan yumurta buna ka­rıştırılarak pişirilir. Yağ ve yoğurt katılır.
Terbiyeli Çorba .
Pirinç, yoğurt, un, tuz ve salça ile yapılır. Önce pirinç pişirilir. Ayrı kap­ta yumurta, un yoğurt ve su karıştırılarak kaynamakta olan pirincin içine karıştırılarak ilave edilir. Pişince yağ ve salçası katılır. Bu türü Cide köylerinde yapılmaktadır.
Toyga Çorbası
Pirinç, yoğurt, yumurta, et suyu veya et, nane, yağ ve un malzemelerin­den yapılır. Pişirilmiş tavuk eti ince didilir. Diğer malzemelerle karıştırılarak yeniden pişirilir. Yağı dökülünce yemeğe hazırdır.
Mercimekli Pirinç Çorbası
Ana kız çorbası da denilen çorba pirinç, mercimek, tuz, domates, te­reyağı, yoğurt ve nane ile yapılır. Beraberce pişirilerek üzerine yağı, yoğurdu, nanesi ilave edilir.
Yayla Çorbası
Pirinç, etsuyu, yumurta, limon, un ve maydanoz malzemeleri çorbada kullanılmaktadır. Et suyundan hazırlanan pirinç üzerine un, limon, yumurta terbiyesi İlave edilir. Araç köylerinde yapılan bu çorbaya maydanoz da ilave edilir.
Pirinçli, bulgurla, mercimekli çorbada da; Pirinç bulgur ve mercimek beraberce pişirilir. Üzerine diğer malzemesi de katılarak ikram edilir. Pirinç çorbası has yemek sayılır. “Hasta oldum ki pirinç çorbası yiyeyim” bunun için söylenmiştir,
Tarhana Çorbaları
Tarhana çorbasını bilmeyenimiz yoktur. Ya tozu ya hamurunu mutlaka yemişizdir. Ama burada tarhananın yapılışı ve kullanılan malzemelerin çeşitliliğini görünce halkımızın becerisini daha iyi göreceğiz.

Tarhana nedir?

Genel yapısı nedir?  Özelliği nedir?  Besin değeri üzerinde hiç konuşmaya gerek yok, zira içinde her türlü besin malzemesi var.
Kaymaklı yoğurt bir kapta biriktirilir. Bu yoğurdun içine dereotu (Buna Daday çevresinde darakdalı, Tosya yöresinde dorak denir) batırılır. Bir miktar olgun domates, kuru soğan, (irice doğranır) yeşil biber (acı-tatlı) konulur, isteğe göre fesliken, nane konulabilir. Daday’ın bazı köylerinde rnaydonoz Kastamonu’da hamur mayası, Tosya’da ayva, Bozkurt’da süt de katıldığı gö­rülmektedir. 10-15 gün bekletilen bu karışım kevgirden geçirilerek tortu ve artıklar ayaklanıp elenmiş unla yoğurularak hamur haline getirilir.
Hazırlanan tarhana hamur halinde kullanıldığı gibi kurutulup, kevgirden geçirilerek toz halinde de kullanılabilir. Hamurun kullanma süresi kısadır. . Zira mayalanarak ekşime oluşur.
Bozkurt’ta kızılcık, kiren, katılarak ekşi tarhana kuru olarak, Araç Boyalı çevresinde iri tarhana yoğurt yerine ayranla yapılarak yine kuru olarak kullanılmaktadır. Yine Bozkurt çevresinde mısır unu ve sütle yapılan süt tarhana, yoğunla yapılan aktarhana, İnebolu çevresinde pancar katılarak pan­car tarhana, Bozkurt’da da mısır unu, tuz, su ve tereyağla su tarhanası artık tarih sayfalarına karışmaktadır.
Tarhana çorbası için su tencerede kaynatılıp Hamur ya da toz tarhana bir kap içinde ılık su ile ezilir- Tuz ve biber katılır, su konmadan önce kıyma, sucuk veya yumurta yağla kızartılabileceği gibi varsa et suyu, tavuk suyu da ilave edilebilir. Kaynar suya salınan ezilmiş tarhana kaynatılarak pişirilir. Tarhana ile ilgili olarak “tarhana tartar, boğazımı yırtar” tekerlemesi meşhur­dur.
Tarhana için ayrılan kaymaklı yoğurda Kastamonu çevresinde tarhana yoğurdu veya tarhanalık, Tosya köylerinde aygut denir. İlçelerin değişik yerlerinde kullanılan malzemeler ile yapılış da farklıdır. Bozkurt çevresinde yoğurda hiç un katılmadan ekşimeye bırakılır. Un ilavesi ile karıştırılarak pişirilir. Kurutularak kullanılır. Tosya, Devrekani, Kastamonu çevresinde maya ilave edilir. Daday’da yoğurda maydonoz ilave edilir. Tosya’da ayva, Bozkurt’da süt ilave edilir. Bazı köylerde tarhana ayranla karılır.
Kızılcık Tarhana
Kızılcık, un, domates, soğan, yeşil biberle İnebolu, ve Bozkurt çevre­sinde yapılır.
Ekşi Tarhana
Kızılcık ve unla yapılır. Bozkurt çevresinde bilinir.
İri Tarhana
Buğday, ayran, nane .malzemelerinden buğday kırılarak yapılır. Araç’ın Boyalı ilçesinde yapılır. ,
Süt Tarhana
Süt ve mısır unu ile yapılır. Bozkurt çevresinde yapılan bir çorbadır. Az­davay çevresinde de buna benzer bir sistemle bilinmektedir.
Ak Tarhana
Yoğurt ve ayranın unla karıştırılması ile yapılır. Bu kuru tarhana da Bozkurt çevresinin ürünüdür.
TATAR ÇORBALARI
Hamur işlerinin Kastamonu ve yöresinde yemek çeşitlerinin ağırlığı çor­balarda da kendini gösterir. Çorbalık hamurları, tatar, erişte, tutmaç ve yaygı olarak gösterebiliriz.
Tatar Çorbası: 1×1 cinlik hamurların kaynar suda pişirilmesi esasına dayanan çorbanın kıyma, sarımsak ve yağ diğer malzemeleridir. Şenpazar ve Azdavay çevresinde bilinen çorba sarımsaklı çorba olarak da tanınır Çorba Ağlı’da kesme çorba, Araç’ta hamur çorbası adı ile söylenir Mercimek kata­rak mercimekli hamur (mercimekli tatar) çorbası yapılırken İnebolu çevre­sinde bu çorbanın adı mankır çorbasıdır.
Erişte ise yine l veya 1,5 cm uzunlukta ince hamur dilimleridir. Pirinç katılarak ya da sade olarak pişirilip tereyağı dökülür. Tosyalın bazı bölümle­rinde kıyma. Daday çevresinde süt katılarak değişik özellik verilmektedir. Buna sütlü erişte denir. Nuska biçiminde üçgen kesilen hamurlara erişte, ba­zı yerlerde ise tatar denir.
Tutmaç çorbasının tatar çorbasından pek farkı yoktur. Araç ve Tosya Çevresinde bilinir. Kıyma katılmaz malzeme tutmacın yanında sarımsaklı yoğurt ve yağdır. Mercimek ve pirinç katıldığı çevresinde görülmektedir.. (Tosya ve Devrekani)
Yayım Çorbası
Açılan yufkaların bir süre tepsertilmesinden sonra avuçlanarak uvalanır. Bozkurt’ta bu çorbaya da pirinç katılırken Şeydiler de süt katılarak sütlü yayım denilmektedir.
Tepsi Çorbası
Devrekani çevresinin bu yemek cinsi için fırınlanmış mısır unu et, tuz, biber ve yağa ihtiyacımız var. Et ayrı bir yerde pişirilir. Kaynayan suya ezilen mısır unu karıştırılarak pişirilir. Tepsiye konulan et üzerine konulan bulamaç üzerine biber ve yağı ilave edilir.
 

Bu sayfa Kastamonu yemek kültürünü  tanıtmak amacıyla Numan Ayanoğlu tarafından hazırlanmıştır.

KASTAMONU BELEDİYESİ

Posted by Halaçlı Köyü On Nisan - 9 - 2009

 
Kastamonu İlimiz Hakkında
Karadeniz’in incisi medeniyetin beşiği olarak kabul edilen Kastamonu ilimiz sınırları içerisinde inanılmaz doğa güzelliklerine sahiptir. Dünyaca ünlü valla kanyonu. Zümrüt yeşili uçsuz bucaksız çam ormanları. Dünyanın en uzun en temiz sahilleri. Kaya mezarları. Bir birinden ilginç mağaraları. Selçuklu döneminden kalma Camileri-Medreseleri-Türbeleri-Külliyeleri. Tarihi Hanları-Hamamları-Köprüleri-Çeşmeleri. Anadolu’nun sen yüce bir dağısın diye dillerimizden düşmeyen Ilgaz dağı ve Ilgaz dinlenme ve kayak tesisleri- Tarihi Kastamonu Konakları- Kastamonu’nun her noktasını görebileceğiniz Kalesi. Tarihi Osmanlı Sarayı (Osmanlı Palace Hotel) Her medeniyete beşiklik yapan Kastamonu yöresinde bulunan tarihi eserlerin sergilendiği muhteşem müzesi. Tarihe ayna tutan Kastamonu Hükümet konağı (Valilik binası) Yöresel el sanatları.
Dünyaca ünlü Sarımsağı. At yetiştirme çiftlikleri. Mesire yerleri. Manevi değerleri. En önemlisi sıcakkanlı misafirperver KASTAMONU HALKI.
Kastamonu ilimiz anlatılmaz yaşanır. Yaşamak için görmek gereklidir. İster tarihe şahitlik edin, İster zümrüt yeşili ormanlarda gezinin, İster köylerimizi dolaşıp sıcakkanlı misafirperver köylümüze misafir olun, İster Kastamonu ilimizin zümrüt yeşili ormanlarında doğa ile baş başa kalın.
Dünya’ca ünlü Valla kanyonunda biz gezinti yapın. Karadeniz’in maviliğinde tekne turlarına katılın. Dilerseniz uçsuz bucaksız sahillerimizde denizle kucaklaşın ne yapın edin ama kendinize ve ailenize bu ödülü verin ve Kastamonu ilimizi mutlaka görün. 

Yorumlayan ve Yazan /  Numan Ayanoğlu
Kastamonu Belediyesi 
 
Kastamonu Belediyes Resmi Web Sitesine Giriş İçin Tıkla >>>http://www.kastamonu.bel.tr/

kastamonu_belediyesi

Kastamonu Belediye Binası

Sayfanın konuları: Kastamonu Belediyesi Resmi Sitesi, Kastamonu Resmi Kurumları, Kastamonu İle İlgili Bilgi, Kastamonu Tarihi, Kastamonu Rehberi, Kastamonu Haberleri, Kastamonu Fotoğrafları, Kastamonu Gelenekleri, Kastamonu Türküleri, Kastamonu İstatistikleri, Kastamonu Haritası, Kastamonu Nöbetçi Eczaneleri, Kastamonu Köyleri, Kastamonu Ünlüleri, Kastamonu Okulları, Kastamonu Sağlık Kuruluşları.

 

 

Kastamonu Belediyesi Resmi Sitesi

ahmet_vahitoglu

Zabıta Memuru Ahmet Vahitoğlu

Kastamonu Belediyesi’nin resmi internet sitesinde, belediye ile ilgili online işlemleri, Kastamonu tarihini, ilçenin

tanıtımını bulabilirsiniz. Kastamonu haritasına, gezilecek ve görülecek yerlerine, gelenek ve göreneklerine, kültür yaşamına, resmi devlet kurumlarına, okullarına ve sağlık birimlerine ait bilgilere ulaşabilirsiniz.

Kastamonu Belediye Başkanı, nüfusu, hava durumu, sporu, kültür ve sanat etkinlikleri konusunda bilgi alabilir, Kastamonu Resim Galerisi’ni gezebilirsiniz. Sitede, Kastamonu Rehberi, önemli telefonlar, Kastamonu haberleri ve nöbetçi eczaneler de bulunuyor. Kastamonu Belediyesi internet sitesinin adresi: www.kastamonu.bel.tr

KASTAMONU VALİLİGİ

Posted by Halaçlı Köyü On Nisan - 9 - 2009

Kastamonu Valiliği
Karadeniz’in incisi medeniyetin beşiği olarak kabul edilen Kastamonu ilimiz sınırları içerisinde inanılmaz doğa güzelliklerine sahiptir. Dünyaca ünlü valla kanyonu. Zümrüt yeşili uçsuz bucaksız çam ormanları. Dünyanın en uzun en temiz sahilleri. Kaya mezarları. Bir birinden ilginç mağaraları. Selçuklu döneminden kalma Camileri-Medreseleri-Türbeleri-Külliyeleri. Tarihi Hanları-Hamamları-Köprüleri-Çeşmeleri. Anadolu’nun sen yüce bir dağısın diye dillerimizden düşmeyen Ilgaz dağı ve Ilgaz dinlenme ve kayak tesisleri- Tarihi Kastamonu Konakları- Kastamonu’nun her noktasını görebileceğiniz Kalesi. Tarihi Osmanlı Sarayı (Osmanlı Palace Hotel) Her medeniyete beşiklik yapan Kastamonu yöresinde bulunan tarihi eserlerin sergilendiği muhteşem müzesi. Tarihe ayna tutan Kastamonu Hükümet konağı (Valilik binası) Yöresel el sanatları.
Dünyaca ünlü Sarımsağı. At yetiştirme çiftlikleri. Mesire yerleri. Manevi değerleri. En önemlisi sıcakkanlı misafirperver KASTAMONU HALKI.
Kastamonu ilimiz anlatılmaz yaşanır. Yaşamak için görmek gereklidir. İster tarihe şahitlik edin, İster zümrüt yeşili ormanlarda gezinin, İster köylerimizi dolaşıp sıcakkanlı misafirperver köylümüze misafir olun, İster Kastamonu ilimizin zümrüt yeşili ormanlarında doğa ile baş başa kalın.
Dünya’ca ünlü Valla kanyonunda biz gezinti yapın. Karadeniz’in maviliğinde tekne turlarına katılın. Dilerseniz uçsuz bucaksız sahillerimizde denizle kucaklaşın ne yapın edin ama kendinize ve ailenize bu ödülü verin ve Kastamonu ilimizi mutlaka görün.
                                                                                                                       Yorumlayan ve Yazan /  Numan Ayanoğlu
 
 
KASTAMONU VALİLİĞİ RESMİ SİTESİNE GİRİŞ İÇİN TIKLA >>>www.kastamonu.gov.tr

100_1894

Kastamonu Vilayeti, Kastamonu İl haritası, Kastamonu İlçeleri, Kastamonu Resmi Kurumları, Kastamonu Siteleri, Kastamonu Türküleri, Kastamonu Gazeteleri, Kastamonu Ekonomisi, Kastamonu Gelenekleri, Kastamonu Eğitim, Kastamonu Milletvekilleri, Kastamonu Kültürü, Kastamonu İstatistikleri, Kastamonu Önemli Telefonlar..

Kastamonu Valiliği’nin resmi sitesinde, Kastamonu İli’yle ilgili her tür bilgiyi bulabilirsiniz. Kastamonu hakkında genel bilgiler, Kastamonu’nun gelenek ve göreneklerini, kültür yaşamını, Kastamonu’daki resmi devlet kurumlarını, ilçelerini, istatistiklerini, eğitim, kültür ve turizmi konusunda ayrıntıları, okullarını, sağlık birimlerini bulabilirsiniz. Kastamonu türkülerini dinleyebilirsiniz.

Kastamonu Valisi ve yönetimi, valilik genelgeleri, Kastamonu’nun nüfusu, hava durumu, fotoğraf galerisi, yerel gazeteleri, milletvekilleri, önemli telefonlar, Kastamonu’daki sivil toplum kuruluşları ve dernekler de sitenin içeriğinde yer alıyor. Kastamonu Valiliği internet sitesinin adresi: www.kastamonu.gov.tr
Kastamonu İl Haritası

Kastamonu İli’ni, ilçe ve köyleriyle gösteren ayrıntılı il haritası için tıklayınız.
 
Kastamonu Türküleri

Kastamonu Valiliği’nin resmi sitesinde, Kastamonu türkülerinden bazılarını dinleme olanağı bulunuyor. Bu türküler şöyle: Tiridine Bandım, Şayidem, Yaş Nane, Kuru Nane, Sepetçioğlu, Çanakkale İçinde.

1902 yılında Vali Enis Paşa tarafından hizmete açılmıştır. Projeler, Kastamonu Valiliği görevinde de bulunan Sırrı Paşa’nın oğlu Mimar Vedat TEK tarafından hazırlanmıştır. Arap mimarisi tarzında kesme  taş ve kargir 3 katlı olarak inşa edilmiştir. Günümüzde de Hükümet Konağı olarak kullanımına devam etmektedir.

Kastamonu Bilgi

Posted by Halaçlı Köyü On Nisan - 9 - 2009

yapım aşamasındayız

Hakkında

Kastamonu merkez Halaçlı Köyü Kastamonu ilimiz merkezine 22 km mesafededir. Ulaşım Kastamonu Samsun devlet karayolundan yapılmaktadır.70 haneden oluşan Halaçlı köyü tipik Anadolu evleri ahşap,kerpiç tugla yer yer betonerme binalardan oluşmaktadır.Halaçlı Köyü yukarı halaçlı, aşağı halaçlı, öte geçe ve tekke diye dört parçaya ayrılmıştır.Halaçlı köyüne komşu köyler; Kuşkara Köyü, Hacı Yusuf Köyü, Batak Köyü, Acıkavak Köyü, Kadıoğlu köyleridir.Halaçlı Köyünde hayvancılık ve tarım yapılmaktadır.Sanayi tarımı olarak Şeker pancarı ve Sarımsak üretimi yapılmaktadır.